Albert Camus
İşte Şubat ayının en favori kitabı, bence herkesin okuması gereken türde bir kitap.
Camus'dan okuduğum ilk kitap ama son kesinlikle değil.
Kitabın başlangıcında " Bugün anne / annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum. " sözüyle başlaması bütün kitap yorumcuları tarafından dile getirildi. Sanki daha kitabın başında olaylara yabancıymış hissiyatı veriyormuş , benim ilk cümle dikkatimi o denli çekmedi ama hak verdim. Kitap 1. ve 2. bölüm olarak ayrılıyor, asıl olay 2.bölümde derinleşiyor. İlk bölümlerde sıradan bir hayat okuyormuş izlenimi aldım, ve ilk bölümleri okurken derine inemedim, ne zaman 2.bölüme geçtim , 'vay be işte bu' dedim.Felsefi kitaplar okumayı çok sevmiyordum, lisede felsefe hocamız Sartre'in Bulantı'sını okumamızı tavsiye etmişti , ben okumamıştım. Camus 'un kendi düşüncelerine ve yazılarına Camus felsefesi olarak bakılıp ve bu felsefi düşünceyi Sartre'in Bulantı kitabında görenler olmuş - okuduğum onca yorumlardan istinaden- Olabilir , gerekirse okuruz ama Camus 'un anlatısıyla aynı olduğunu pek düşünmüyorum.
Yabancı kitabında sadece bir olay ve örgüsü yok , kitaptan birçok anlam çıkarabiliyorsunuz, mesela kitaptaki savcının savunduğu şeylere hak verirken kimi zaman başrol karakterine de hak veriyorsunuz. En sevdiğim şey de kitaplarla ilgili -bazı kitaplar - , oldu ve bitti gibi kesin yargıların bulunmaması.Çünkü bana göre kitap bunu temsil ediyor diyebilme özgürlüğü veriyor.Başkasına göre de başka.
Özetle beğendim, okumanızı tavsiye ederim.