8/10
·945 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2025 11:41
Middlemarch uzun süredir kitaplığımda duran, fakat kalınlığından ötürü elimin okumaya gitmediği bir kitaptı ve nihayetinde anlık bir istekle başlayıp iki ay gibi bir sürede okuyup bitirdim. Çok akıcı ya da rahat okunan bir kitap olduğunu söyleyemem. İlgiyle okuduğum ve hatta gün içinde zaman zaman aklıma gelip acaba nasıl devam edecek diye düşündüğüm bölümler de vardı, okumamı sekteye uğratıp ilgimi kaybedip yavaşladığım bölümler de… Kitapta çok fazla karakter var, bu sebeple çok ara vermeden okumak lazım. Bu önemli biri değil herhalde diyip umursamadığınız karakter bir anda ortaya çıkıp sayfalarca yer kaplayabiliyor. Hemen hemen çoğu karakterin bir hikayesi var, fakat bir yere kadar o karakter hikayede bir yer edinecek mi edinemeyecek mi anlamayabiliyorsunuz. Kitaptaki en baskın karakterlerin Dorothea ve Lydgate olduğunu söyleyebiliriz. Genel bir yorum yapmak gerekirse de kitap bir taşra kasabasındaki belli bir zaman dilimini anlatıyor ve hatta yazar bitirirken bazen sonlar başlangıçtır diyip karakterlerin kitabın bitişini takriben neler yaşadığını da anlatıyor. Çok büyük olaylar yok kitapta, hayatın genel akışında olabilecek şeyleri anlatıyor George Eliot. Evlilik hayatı, eş seçimi ve o kişiyle bir ömrü paylaşmak, o zamanda icra edilen doktorluk, dönemin siyasi olayları, pastoral bir anlatım\hayat ve tabi ki İngiliz romanlarından aşina olduğumuz unvanlar ve kişilerin mevkileri… Yazarın o dönemde bu kadar çok şeye aynı anda nasıl vakıf olduğuna gerçekten şaşırdım. Mesela tıp konusunda oldukça bilgili olması ilgimi çekti. O dönemde doktorluk düşük mevkiili bir meslek ve maddi anlamda da tatmin edici değil. Dönemin hekimlik anlayışı, yapılan tıbbi uygulamalar, hastaların tedavilere yaklaşımı ile ilgili paragraflarca bilgi var. Hayli ilgimi çekti, hatta eşim de doktor olduğu için birçok kısmını kendisiyle de paylaştım. Böyle bir konuda böyle bir romandan bu kadar bilgileneceğimi düşünmezdim. Bu arada hayatın genel akışında olabilecek şeyler dedim, ama beni gerçekten şaşırtan kısımlar da vardı kitapta. Bundan sonrasında SPOILER olacak şekilde karakterleri inceleyip genel olaylardan bahsedeceğim. Geri kalanını kitabı okuyanlar ve kendim için kaleme aldım. Dorothea, kitabın baskın karakterlerinden birisi. Aşırı dindar ve o dönemin kadınlarından beklenmediği şekilde bilgiye aç ve işe yarar bir şeylere yardımcı olmak istiyor. Bu yüzden de çok da başarılı olamadığı malumun ilanı olan bir mitoloji kitabı yazmakla uğraşan babası olabilecek yaştaki Mr. Casaubon ile evleniyor. Çünkü Dorothea’ya göre Mr. Casaubon yüce ruhlu, derin bilgi sahibi bir adam ve insanlar ne derlerse desinler Dorothea bu kararından vazgeçmiyor. Mr. Casaubon’un isteği ise ilgisizliğini sorun etmeyecek sakin bir kızla sırf evlenmiş olmak için evlenmek ve bu kızın çalışmalarında ona destek olması. Kitap Dorothea’nın hata yaptığını yavaş yavaş işlerken aslında işler Mr. Casaubon için de beklenildiği gibi ilerlemiyor. Dorothea sevgi olarak ilgi beklemese de işe yarar bir şeyler yapmak istiyor ve eşinin kendisinden bekledikleri ona yetmiyor; Dorothea derin bir ilgisizlik çukuruna düşüyor. Mr. Casaubon ise hem yazın hayatında hem de evliliğinde hayal kırıklığına uğruyor. Dorothea ile yanlış bir evliliğin nasıl da hayal kırıklığı olduğunu ve aşkın nasıl önemli olduğunu görüyoruz. Çünkü, Dorothea evliyken kocasının kuzeni Will Ladislaw’a ilgi duymaya başlıyor. Yanlış bir şey yapmasa da aslında kendisi için uygun kişinin Will olduğunu anladığımızda okuyucu olarak ben bile hayıflandım. Tertius Lydgate, Dorothea gibi hikayesi en çok işlenen karakterlerden bir diğeri. Lydgate Middlemarch’a bir yandan hasta bakıp bir yandan da tıpta kendini ilerletmek için çalışmalarına devam etmeye gelmiş genç ve idealist bir doktor. Döneminin doktorlarından ayrılan ve hatta onlara zıt gelen görüşleri var ve bundan dolayı meslektaşları tarafından çok da sevilmiyor. Başta hastalar tarafından çalışması beğenilip takdir toplasa da yaptığı yanlış bir evlilik kaynaklı oldukça zor durumlara düşüyor. Aslında Dorothea’nın aksine Lydgate aşk evliliği yapıyor, fakat yine de mutlu olamıyorlar. Çünkü Lydgate dengine düşmüyor. Lydgate’in eşi Rosamond Vincy, yokluk ne bilmeyen, eşinin yanında durmayan ve zor durumunda onu desteklemeyen, bencil, inatçı, mevkiiye çok önem veren bir kız. Eşine ayak bağı olan bir karakter, eşinin destekçisi değil. Okurken en çok sinir bozan karakterin bu olduğunu net bir şekilde söylerim. Buna rağmen Lydgate’in, eşi incinmesin, kalbi kırılmasın, aralarındaki ilişki kalıcı bir hasar görmesin diye verdiği çaba kitabın başında beni çok rahatsız etti. Bir insanın hayattaki en önemli seçimlerinden birinin eş seçimi olduğunu yazar bu çiftle tekrar gözler önüne seriyordu. Açıkçası benim kitapta en çok ilgimi çeken de bu ikilinin ilişkisiydi, çok akıcı bir şekilde ilerledi (tabi Rosamond’a öfke duya duya okudum). Fred Vincy, Rosamond’un abisi; kitapta bir yere kadar çok işlense de son kısımlarda yoğunluğu biraz azaldı. Kız kardeşinin aksine Fred’in Mary Garth’a duyduğu sevgi ve aşk bağı gerçekten çok güzeldi. İkilinin ilişkisini acaba kötü bir şey olacak mı diye diken üstünde okusam da yazar doğru ilişkiyi bu ikili üzerinden anlatmış. Çünkü Fred maddi anlamda zorluklar yaşayan ve savurgan bir hayatı olan bir gençken sevdiği kadın için alışık olduğu yaşam tarzından ve kötü alışkanlıklarından vazgeçip ona layık biri olmaya çalıştı. Bunu yaparken de Mary’nin ve ailesinin isteklerine saygı duyup durumunu düzeltip kendini güvence altına alıncaya kadar sevdiği kadını beklemek için söz verdi. Hatta kendi babasının isteği onun rahip olmasıyken Mary bunu istemiyor diye gidip babasıyla konuşup rahiplikten vazgeçen Fred, annesi Mary ile evlenmesini istememesine rağmen de aşkından vazgeçmedi. Mary Garth ve Garth ailesi: Mary çok empati kurabildiğim bir karakter olmadı. Bence diğer karakterlere nazaran biraz yüzeysel işlenmişti. Mary diğer karakterler gibi güzel ya da soylu aileden gelen bir kız değil. Mr. Featherstone’a bakarak kendi ayakları üzerinde duran bir kız; bu açıdan takdire şayan. En büyük şansı da kitaptaki en iyi karakter olan Caleb Garth’ın babası ve ailesinin ise kitaptaki en sıcak aile olması. Caleb Garth kitaptaki en sevdiğim karakter oldu sanırım. Kitabın sonunda, Mary’nin Mr. Featherstone’un yanında çalıştığı evin el değiştirip Mary’nin daha önce çalıştığı evin hanımı olması hoş bir detay oldu. Will Ladislaw: Will, kitapta bizleri Mr. Casaubon’un kuzeni olarak karşılasa da sonrasında kendi hikayesi açılıyor. Mr. Casaubon’un maddi olarak desteklediği Will, Dorothea ile tanışıp ona ilgi duymaya başlayınca zaten baştan beri hazzetmediği Casaubon’un maddi yardımını reddedip Dorothea’nın amcası Mr. Brooke’un gazetesinde yazılar yazmaya başlıyor. Sonrasında öğreniyoruz ki aslında ciddi bir servetin varisiyken diğer bir karakter olan Mr. Bulstrode’un yaptığı haksızca bir eylemden dolayı bundan haberdar olamamış. Fakat bu servetin kötü yollarla elde edildiğini öğrenince kendi hakkını almayı reddederek kendine farklı bir yol çiziyor. Verdiği birçok tepki ve olaylar karşısındaki tutumu güzeldi. Diğer karakterlere gelecek olursak Mr. Bulstrode dindar görünümlü ama aslında etrafına itiraf etmediği kötü sırları olan bir karakter. İlginç ki yaptığı kötü eylemler için kendini avuturken ve kendine nispeten yalan söylerken dini inancına rağmen Tanrı’yı da kandırdığını düşünür gibi davranıyor. Rosamond eşi Lydgate’i zor anında yüzüstü bırakırken eş zamanlı olarak Mrs. Bulstrode eşinin yanında oldu ve bu zıtlık kitapta hoş bir sekans oluşturmuştu. Mr. Farebrother, Mary’i seven, fakat buna rağmen Fred’in doğru yoldan ayrılmasına izin vermeyen doğrulukta bir karakter. Mr. Farebrother bir rahip, fakat bir rahipten beklenilmeyecek şekilde kumar oynuyor. Bulstrode’un ögrünen dindarlığına rağmen Farebrother kusuruyla dahi çok daha önde bir karakter aslında. Eğer İngiliz edebiyatına ilgi duyuyorsanız ya da ben iyi bir okurum diyorsanız kitabı okumanızı öneririm. İyi bir okurdan kastım da kitap okumaya yeni başlamamış, bir okuma alışkanlığı olan ve daha ağır kitaplar okuyabilen okuyuculardır; yanlış anlaşılmasını da istemem. İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
MiddlemarchGeorge Eliot · Yapı Kredi Yayınları · 2025530 okunma
·
160 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.