Puan vermedi·254 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2025 12:32
Gargantua François Rabelais Çok güzel, değişik, ilginç bir kitaptı hakketen de bu kitap. Sıradışı, keyif verici... Okuyucuya Bu kitabı okuyan okur dostlar Atın içinizden her türlü kuşkuyu Okurken de irkilmeyin sakın Ne kötülük var içinde ne muzırlık Doğrusu güldürmekten başka da Bir hüner bulamayacaksınız pek Başka yola gidemiyor gönlüm Sizleri dertler içinde görürken Gülen kitap yeğdir ağlayan kitaptan Gülmektir çünkü insanı insan eden. Yazarın bu önsözü ile başlar kitap. Ciddi konulara, kederli, hüzünlü dünyada okuyucuyu daha fazla üzmemek adına, alay kelimeleri ve keyifli yeme içme sofraları, şakaları, küfür sözcükleri eşliğinde hicvederek, hayatı bir eğlence, keyif alma yeriymiş gibi sunsa da, kitabın sonlarına doğru, kendisini ve doğru insanları düşündüren, bilgelik ve hikmetli sözlere yer verir. Ve kitabın sonunda yazarın, şaşırtıcı gizemli bir programı ve öğretisi ile karşılaşır okuyucu. " Papazı papaz yapan cübbe değildir, kimi keşiş kılığına girer içinde hiç keşiş olmaz." papazlarla ilgili alaycı eleştiriler ve olay örgüsü okuyucuyu, kendi arzu ettiği papaz ve tarikatının özelliklerinin kurulacağı bir öğretiye götürür okuyucuyu. Yazarın okuyucudan bu kitabın özünü yakalamalarını, içindekini özenle tartıp değerlendirmelerini istemesi bu yüzdendir zaten. Hristiyan kilisesinin en büyük cahilliği, saçma sapan akla ziyan mantık dışı söylemlere "Tanrı'nın yapamayacağı şey yoktur" O isterse her şeyi yapar" diyerek prim vermeleridir. Yazarın bu konuya, Gargantua kahramanın doğumda yaşanan saçmalıklar üzerinden ironi bir şekilde cevap vermesi oldukça hoş ve ilginçtir. (Gargantua'nın doğum esnasında ters dönerek yolu şaşırıp annenin iç organlardan geçerek kulaktan doğacağına neden inanmazsınız . Hem Tanrı böyle isteseydi yapmaz diyemezsiniz. Kadınlar kulaktan doğururlar safsatasına Tanrı'nın böyle istemesine de inanmalısınız. O'nun her şeye gücü yeterse buna da inanın, der.) Böyle komik bir mantık yürütür. Gargantua'nın dev bebeğin doğumu ile başlayan olaylardan oldukça abartılı cümleler vardır. Gargantua'nın ve atının çişi ile binlerce insanlar boğulup ölmesi, Notre Dame kilisesinin çanlarını bir hırsız gibi çalması komik, ilginç, bu gibi bir çok konular, okuyucuya kitabı tebessümle okumasını sağlar. Kitabın yazılış amacı son bölümlerinde ifade bulur. Yazarın hayalinde kurguladığı bir Teheleme tekkesi vardır. Okuyucu bu Teheleme tekkesinin öğretisine katılıp katılmama özgürlüğünü, doğru olup olmama şüpheliliğini okuyucunun içine bırakarak kitabını sonlandırır. (Yüksek duvarları olmayan, bütün işler fırsat düştükçe, uygun gördükçe yapıldığı için saatin kaldırıldığı bir tekke. Bu tekkede insan hayatını kendi sağduyusuna ve aklına göre ayarlaması gerektiği inancı ile çan sesini kaldırılır. O yüzden kitapta, Gargantua, Notre Dame in kilisesinin çanlarını çalma olayı anlatılır. Bu tekkede, bütün hayatlar, yasalara tüzüklere göre değil, keyiflere göre düzenlenmiştir. Düzenlemede şu kural vardır, "istediğini yap". Teheleme tekkesi diğer tarikatlara karşı kızgınlığın sonucu kurulan hayali bir tekkedir. ) Kitaptan kendi çıkarımlarıma gelince, yazarın öğretisini şöyle anlamaktayım. İnsanın kendisi başlı başına bir cevherdir. Aslında, İnsanın içindeki iyi cevherin çıkması için ne Tanrı'ya, ne incildeki dini kurallara yasalara ne de yasaklara, cezalara ihtiyaç vardır. Ön plana çıkması gereken, sadece insanın kendisidir. Her insanda, içten gelen bir doğru dürtünün kendiliğinden oluştuğunu kitapta 52. sayfada, beyaz rengin tüm insanlık için huzurun, neşenin sembolü olarak kabul edildiğini anlatırken söyler. Ve buna evrensel doğal kanun der. Eğer insan öz mayasını kirletmezse kendi doğal kanunu keşfeder ve yaşar. İnsanın bu kendi doğal keşfi ile dürüst, inançlı, ahlaklı olur. Bu öğreti üzerine tekke kurup özgürce mutlu sosyal yaşam program eşliğinde yaşamayı hayal eder. Bu çıkarımlar doğrultusunda bu öğreti, İster istemez okuyucuya bir çok soru sorma durumunu doğurur. Ya bu teheleme tekkesinde, kendiliğinden oluşan evrensel doğa kanununu çiğneyen, mayasında çamur olan üç beş kişi çıkarsa, o tekkenin hali ne olur? Böyle insanlara, "her istediğini yap" düsturu hangi sonuçları doğurur? gibi düşünülmemesi insanı tanıyan diğer insanlar için ürkünç olmaz mı? Zira, insanın iyisi de var kötüsü de var. Zaten, yazar tarafından sunulan öğretinin, doğruluğunun okuyucuya bırakması bu öğretinin kesin doğruluğunda şüphelerin olduğunu da gösterir. Kitapta okurken gülümseten berbat küfür cümleleri, Bokkazan Zırtapozlar Farfaralar Kafadan çatlaklar Hödük Tezek sığırtmaçları.... Gargantua'nın annesi doğumdan önce on altı ton işkembe yemesi, iki fıçı şarap içmesi ve doğum anlatımları..... "Okşa kötüyü vursun kafana, vur kafasına okşasın seni" " Kim ki bok yemek ister, bu işkembeyi tıka basa yesin. " cümleleri gibi, kitapta daha fazlasını okuyup, gören göz, duyan kulak olmak isterseniz, buyurun okuyun derim. Keyifli okumalar...
Hayat ve İnsan
GargantuaFrançois Rabelais · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,438 okunma
·
140 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.