Gönderi

Duygular ve Mantığın Savaşı
5/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
Kitaptaki iki ana karakter – Elinor ve Marianne Dashwood kardeşler – aslında birbirinin zıttı ama bir o kadar da birbirini tamamlayan insanlar. Elinor mantıklı, ağırbaşlı ve duygularını saklayan biri. Tam böyle “Her şeyi içime atıyorum ama sorun yok” diyen insanlar var ya, işte öyle biri. Marianne ise duygularını uçlarda yaşayan, hissettiği her şeyi dışa vuran bir karakter. Yani bazen düşünmeden hareket ediyor ve “Aman canım, ne olacaksa olsun” diyerek kendini akışa bırakıyor. Austen burada aslında çok tatlı bir şekilde şu soruyu soruyor: Aşkta mantık mı ağır basmalı, yoksa duygular mı? Ve işin güzel tarafı, kitabın sonunda tek bir doğru olmadığını gösteriyor. Hayat ne tamamen mantıkla ne de tamamen duygularla yaşanabiliyor. Zaten biz de bazen mantıklı kararlar alırken bazen de hislerimizin peşinden gidiyoruz. Ama şu konuda netim: Kitap boyunca bazı karakterlere resmen sinir oldum. Mesela Willoughby! Baştan ne kadar romantik, ne kadar ideal bir kahraman gibi görünüyor değil mi? Ama sonra… Neyse, spoiler vermeyeyim. Bir de Edward Ferrars var, iyi hoş biri ama bazen “Hadi artık karar ver, şu durumu çöz” diye içimden bağırdığım oldu. Ama en çok Elinor’un sabrına hayran kaldım. Ben olsam çoktan pes edip kendi yoluma giderdim. Jane Austen Akıl ve Tutku
Roman
Akıl ve TutkuJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
·
93 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.