Erken Kaybedenler kitabını incelerken de değindiğim gibi Bizim Büyük Çaresizliğimiz de isim tercihi çok güzel yapılmış, merak uyandıran bir kitap oldu benim için. Bitirdiğimde yazarın ne kadar güzel ve isabetli bir isim tercihi yapmış olduğunu düşündüm.
Hikayeyi Ender'in ağzından dinliyoruz. Çetin ile olan arkadaşlığının samimiyetini gerçekten çok sevdim. İnsan bir durup düşündüğünde paylaşımının yoğun olduğu, birbirini gerçekten iyi tanıyıp dostane bir sevgi duyabildiği, onun için elinden gelenin fazlasını yapmak için içten bir istek duyabildiği çok az arkadaşının olduğunu anlıyor. Bu bakımdan Ender ve Çetin'in yakın arkadaşlığını, birbirleri ile konuşmadan sadece tepkileri üzerinden bile anlaşabilmelerini, sevinçleri ile üzüntülerini kişisel hırslarını karıştırmadan, saf bir biçimde paylaşabilmelerini, ortak olabilmelerini çok severek okudum. Tabi yer yer anlatımda abartılı düşüncelere de rastlamadım değil. Yine de bir erkeğin bir erkekle olan sağlam temelli dostluğunun paha biçilemez olduğunu bir kez daha hatırlattı bana bu kitap.
Kitabı severek okuduğumu söyleyebilirim ancak hikayenin Ender ve Çetin'in dostluğunun işlendiği kısmı dışında Nihal ile olan ilişkilerinden çok etkilendiğimi söyleyemem. Bununla birlikte Ender ve Çetin'in yaşadıkları ilişkileri ve bu ilişkilerin kendilerinde bıraktıkları izleri ise bir o kadar gerçekçi ve doğal buldum. Sanırım kitapta beni en çok etkileyen de hayata dair yaşadıkları her şeyin doğallığı ve samimiliğinin kuvvetli hissi oldu. Yine de kitabın giriş ve akış kısmı gayet keyifli okunurken finali oldukça sıradan ve yarım kalmışçasına bitmesi beni şaşırttı. Sonunun daha farklı kurgulanmasını dilerdim ancak yine de haz veren bir okuma oldu benim için.
Barış Bıçakçı'nın okuduğum ilk kitabı olması sebebi ile yazarla tanışma kitabım oldu #k:7446. Süslü cümleler ile Türkçemizi güzel kullanabilen yazarları okumayı çok seviyorum ve bu tür yazarları donanımlı, okumaya değer buluyorum. Naçizane düşüncem, edebiyatımızda modern dönemden ziyade ilk dönemlerden cumhuriyet dönemine dek geçen sürecin sanatçılarının dile hakimiyetleri ve kalemlerinin gücü daha yüksek. Yakın dönem edebiyatımızın yazarlarında bu yeteneklere ve yetkinliğe haiz yazar ne yazık ki fazla yok. Burdan hareketle Barış Bıçakçı'nın da anlatım dilini çok beğendim ve mutlaka diğer kitaplarını okumak isterim. Yazar kuvvetli bir hayal gücüne sahip olduğu gibi bu düşüncelerini yazıya dökme konusunda da başarılı olduğunu bana hissettirdi. Bunu kitap ismindeki güzel tercihinden de anlayabiliriz. Okuyan herkesin aynı hazzı almasını dilerim.