"İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar," diyor Yahya Kemal Beyatlı, Deniz Türküsü'nde. Ve Mehmet Âkif Ersoy, "Hayır, hayâl ile yoktur benim alışverişim… İnan ki, her ne demişsem, görüp de söylemişim." Kimi aklının sesini dinler kimi hayallerine tutunarak yaşar. Ama hiç Olmayan Ülke'deki kadar birbirlerine uzak olmamışlardı.
"Aklınla yaptığın yanlışı, gücünle tamir edemezsin."
Akıl ile hayalin savaşı bu.
Akıl Ülkesinin padişahıyla, Hayal Ülkesinin kralının.
Sevgiyle sevgi yoksunluğunun,
Aşk ile nefretin...
Dünya büyük büyük olmasına ama kazanma hırsı daha büyük. Paylaşamıyorlar. Her Tellioğullarının olduğu yerde bir Seferoğulları, her Ateşoğullarının olduğu yerde bir Barutoğulları oluyor. Ancak her siyahta bir beyaz, her nefrette bir sevgi kıvılcımı... Su Hanım ile Rüzgar, Ceylan ile Doğan gibi. Sevgi yenilebilir mi? Nasıl yeneceksin ki? youtube.com/shorts/90KEU-QX...
"Seni görmeden önce, kendi kozasında yaşayan bir kelebektim, seni gördüm uçmaya başladım."
Sevdası için nelerden vazgeçebilir insan?
Ailesinden, yaşadığı yerden hatta yaşadığı ülkeden mi?
Ya gittiğin yerde de aradığını bulamazsan?
Mümkün mü yepyeni bir dünya kurmak?
Nefretin, düşmanlığın her yeri sardığı dünyada sevgiyle, güzellikle dolu bir dünya?
Kulağa ütopya gibi geliyor değil mi!
Şu günlerde ne çok ihtiyacımız var bir ütopyaya. Olmayan Ülke Su Hanım ile Rüzgarın, sevgi ve güzelliğin ülkesi... Her şeyi geride bırakıp, vosvosunu alıp gidesi geliyor insanın.
"Çünkü sen bütün yaşamımı değiştirdin. Çünkü sen bütün duygularımı değiştirdin. Çünkü sen yanımdasın."
Çocukken bir masal anlatanınız oldu mu hiç?
Öğrencilik yıllarımda okul kitaplarımda okuduğum bir şiir düştü dilime:
“Bana bir masal anlat baba, içinde bütün oyunlarım, kurtla kuzu olsun, şekerle bal…” youtube.com/shorts/SSEh1SFG...
"Lütfen sabah kahvaltı veremeyeceğiniz, akşam masal anlatıp öpemeyeceğiniz çocuğu dünyaya getirmeyin," diyor İlber Ortaylı, masalla büyümek büyük şans, başın okşanmış, çocukluğun yaşanmış hissettiriyor insana. Masalla büyüyor Ahmet Ümit Eserlerindeki büyük hayal gücü, mitolojik ögeler, efsaneler o yıllardan geliyor olsa gerek...
Serin bir ilkbahar günü, sandalyemi deniz kıyısına çekip dalgalar eşliğinde okuduğum, aynı günde bitirdiğim bir kitap oldu Olmayan Ülke. Farklı dünyalara gittim, ütopik alemlerde düşler kurdum. Ülkü Tamer ne der,
"Yoksul çocukların hayal güçleri
daha zengindir zengin çocuklarından,
çünkü daha basittir oyuncakları."