Gönderi

9/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2018 00:00
Biliyorum yazmam gerekiyor. Ama bir o kadar ya yazmamak dürtüsü baskın benliğimde.Başım ağrıyor ve İç sesim sürekli bir şeyler söylüyor onu dinlemek beni yordu.Biliyorum iyiliğim için yazmam rahatlamam gerekiyor.Yazacaz o halde. İnceleme değil bu yazı, kitabın ben de oluşturduğu çağrışımlar üzerine olacak . Hayatta yaşadığımız şeylerin hepsinin bir sırası vakti olduğunu inanırım. Siz isterseniz tesadüf diyin ya da başka bir şey ama benim lügatımda tevafuklara yer vardır.Enteresan bir şekilde hiç tahmin edemediğimiz zamanlarda ,tahmin edemediğimiz şeylerle,kişilerle karşılaşırız.Hayat fazlasıyla enteresan, biz planlanmış ama bizim bilmediğimiz bir macera içinde yaşıyoruz ve yaşayabiliyoruz cidden enteresan.Bu bahsettiklerimin kitapla ne alakası var derseniz haklısınız lafı uzatmayi döndürüp dolaştırmayı seven bir yapım olduğu için en baştan anlatırım çoğu şeyi. Mustafa Kutlu okumayı düşünmediğim bir zamanda birden anlık kararla, edebiyatımızda hikaye alanında başarısını da göz önüne alarak bir hikayesini okumanın vakti geldiğini düşündüm.Deneme sever biri olarak iki denemesini okumuş ve çok keyif almıştım.Ama hikayelerine mesafeliydim.Neden? çünkü ben hikaye sevmem.Net.Belki de bana hikayeyi sevdirecek biriyle tanışmadım bilemiyorum.(yazmanın mucizevi terapisi baş ağrım gitti:)) Velhasılı kelam bir şekilde bu kitapla Mustafa Kutlu'nun dünyasına girmem gerektiğini düşündüm.Tam da girmemem gereken bir zamanda. Sizce bir insan neden 124 sayfalık bir kitabı 6 günde bitirir?Bir oturuşta okunabilecek bir kitap için 6 gün neden? Ya beğenmemiştir ,dili akıcı değildir,konusu hoş gelmemiştir ya da... Bu üç noktalı yeri istediğiniz şekilde doldurabilirsiniz.Ben Şöyle doldurmayı tercih ediyorum: Okuyamadım çünkü her okuyuşumda içimi saran darlık "bu kadar yeter durmalısın nefes almaya ihtiyacın var." dedi.Bıraktım ve derin derin nefes aldim.Kitapta anlatılanlar hikaye değildi.Hikaye adı altında bizi anlatmıştı.Geçenlerde bir söz okumuştum:"Bir şiir sizden bir şey taşıyorsa daha fazla yıpratır."Tam da enteresan hissettiğim(enteresan kelimesi gecenin metaforu olsun her türlü anlama gelebilir) hayatımda problemin ne olduğunu bile tam idrak edemediğim bugünlerde böyle bir kitap okumak kendimi okumak, gibiydi ve fazla geldi.Yanlış zaman demiyorum ama çoğu kişinin hemen okuyup geçtiği kelimeleri es geçemedim.İzin vermedi içimdeki geçitler.Kitabı tavsiye eden arkadaş kitabın bazı şeyleri sorgulatacağını söylemişti.Haklıydı.Ama bu sorgulatma işlemi fazlasıyla baş ağrısı boyun ağrısı olarak reaksiyon verdi. Okurken ne düşündüm biliyor musun? Değişmek zorundayız.Değişeceğiz.Heraklitos'un meşhur bir sözü vardı:""Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.""Adam haklı fazlasıyla.Ama ya bu değişim yanlış bir yönde olursa.Bir şeyler kazanacağım derken özümüzden bir şeyler vermek zorunda kalırsak?! Sorular sorular.... Çocukken gariptir hep büyümek isterdim(her çocuğun dileğiydi bence). Büyüklerin hep daha çok parası vardı(Materyalist ruhum daha küçüklüğümden belliymiş) eve geç saatlerde gelebilirler,kendi kararlarini kendileri verir kimseye sormazlardi.Büyükler havaliydi,dünyanın en ballı insanlarıydi.İnsanoğlu hep aynı,elindekileri küçümsemeye , ulaşamadıklarini ise önemsemeye meyilli.Halbuki büyümenin öyle ahım şahım bir şeyi olmadığını yaşarken fark ediyor insan.Küçükken bir araba alamamak büyük bir problemken ilerde karşılaşılan problemler yanında devede kulak bile kalamıyor. Evet bu paragrafın anafikri şu ki çocukluk ,küçük sorunlarıyla bozulmamisligiyla ,işlenmemiş ruhuyla güzel bir dönem.Çocuklar büyümek için heves etmeyin, isteseniz de istemesenizde gerçeklesek bu süreç.Ama bana sorarsaniz bir zaman makinasina atlayalım ve hadi küçüklükte kalalım(büyüdüğünü kabul edememe sorunsalı).Hep çocuk kalırsak değişmek zorunda da kalmayız değil mi! Okuduktan sonraki duam şu oldu:Makam ünvan beni değiştirecek ve ben, beni unutacaksam varsın olmasin.Allah'ım tehlikeli mal mülk makam mevkiden sana sığınırım(Amin). Kitapta bu konuyu çok güzel bir sekilde işlemiş.Önceden aklıma gelmeyen bir dua öğretmiş oldu. Hem tepede olup hem kibirli olmamak...Zor mesele haklısın.Yapabilen insanların önünde saygıyla eğilirim. Ama marifet zoru başarmaktır zaten. (İç sesim şuanlık susmuş oh çok bahtiyarım:) bana tilyonlarca kelime sarf etti ama iş yazmaya gelince hemen geri çekildi üçkağıtçı.) Evet,ilk hikayemdi Kutlu'dan düşündüğümden daha çok etkilendim ama iyi ama kötü.Kitabın dili fena değildi.Yazarın sözcük seçimi tasvirleri okumaya teşvik edecek cinstendi diyebilirim.Süper akıcı değildi ama konu okutturdu. Geç tanıstıgim bir yazar oldu ama bu hikaye diğer hikayelere de yol yapacak eminim. Aa çok çok geç olmuş,neyse İyi geceler...
Edebiyat
Ya Tahammül Ya SeferMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201315,7bin okunma
··
416 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Amin amin
Yazınızın bir kısmını okuyup cevap vermek istedim, diğer kısmını okursam yazmak istediklerimi unutacaktım :) Öncelikle Mustafa Kutlu hayranı bir okurum. Daha önce ben de sizin gibi hikâye sevmezdim, fakat bana hikayeleri Mustafa Kutlu sevdirdi. Çünkü Kutlu genelde hikaye gibi yazmaz. Düşsel kurguya gitmez, daha çok gözlemsel kurgu üzerinden yazat kitaplarını. Şöyle ki, onun kitaplarını okurken kendinizi yazarla sohbet ediyor bulursunuz :) Daha sonra okur musunuz bilmiyorum fakat tüm kitaplarını tavsiye edebilirim. Gelelim 124 sayfanın 6 günde bitmesine :) Bence gayet güzel bir zaman dilimi. Çoğu kitapsever kitaba zaman ayırmaz, okur ve geçerler. Kitapla ilgili bir soru sorduğunda çoğu kimse hatırlamadığını ifade eder, bu da kitabı özüne inerek okumadığını gösterir. Yani amaç o kitabı okuyup bitirmektir. Fakat burada bence siz doğru olanı yapmışsınız. Ama sıkılarak ama severek... Ben 50 sayfalık bir kitabı dahi 3 günde okuyorum. Neden? Çünkü o kitabi özümsemeliyim. Çünkü o kitap 2 3 günde oluşmadı, çünkü o kitap binbir emekle yazıldı. Ve yine bence bir kitaba kısa bir süre ayıranlar, kitaba emek vermiyorlar, bu benim düşüncem. Şimdi kaldığım yerden okumaya devam ediyorum :) Cevap verilecek bir yer olursa yine yazarım:)
Sena Ç
Gönderi Sahibi
Evet,haklsiiniz ben de kitaptan sonra hikaye türünü kesinlikle sevdim.Tabiki diğer ktiaplarini da okumayı kafama koydum:) Kitap ince olunca kitabı bir iki günden fazla elimde tutmak nedendir bilmem beni rahatsız ediyor.Özümseme konusunda haklısınız daha hissederek okumamı sağlıyor.Daha tane tane olaylar zihnimde oturuyor.Ama vakit fazla da olunca(tatilde) az okumak beni rahatsız ediyor:/ Sanirim en iyisi birkaç kitap takip edip hepsini damla damla yudumlamak.
Incelemeniz ya da şöyle diyeyim bu kitaptan dolayı sizde oluşan çağrışımlar gerçekten ilgimi çekti. Mustafa Kutlu kitapları ben de henüz tanışmadım. Ama çok görüyorum ve sizin yazınız merakımı daha çok artırırdı. Teşekkürler yazınız için.
Sena Ç
Gönderi Sahibi
Rica ederim:)
İncelemenizde 'Bir şiir sizden bir şeyler taşıyorsa daha çok yıpratır.' kısmını çok beğendim. Birçok kitabı bende yorularak okudum hatta bir kısmını bırakmak zorunda kaldım. Şimdi bu hissi derli toplu bir cümle olarak görmek iyi hissettirdi. İyi okumalar.🙂
Hayatınızda başucu kitabınız ne diye sorarlar ya arada böyle anketlerde falan işte o sorunun cevabı benim için bu kitap... İnsan hayatında ilerleme halinde hep iyi veya kötü ve bu ilerleme de yaşamak istediğim hayatı unutmamam gerektiğini bildiren bu kitap ...yüreğinize sağlık selametle ..
Reklam
Merhaba. Benim içinde bulunduğum bir kitap okuma projesi var ve belirli kitapları okuyup onlar hakkında kısa bir kritik yapıp kitap hakkında kompozisyon yazıyoruz. Şuan okuduğumuz kitap da Ya Tahammül Ya Sefer ve yaptığınız incelemeyi gerçekten çok beğendim. Kompozisyonumda yazınızdan faydalanabilir miyim?