Iskender pala'nın bugüne kadar onlarca kitabını okuyan, her çıkaracağı kitabı merakla bekleyen bir okur olarak beğenmediğim kitabıdır. Nedenlerine gelecek olursak; 1-kitapta sürekli işlenen ve artık bıkkınlık veren bir konu var. Batı medeniyeti doğu medeniyeti sayesinde var olmuştur. Bütün teknolojisini ve donanımını doğuya borçludur. Hatta olimposun tanrılarını bile... Bu yüzden batı medeniyeti doğu yu çekememektedir ve izlerini unutturup ortadan kaldırmak için elinden geleni yapmaktadır. Iskender pala bu konuyu resmen çivi çakar gibi okuyucunun beynine işlemek istemektedir. Bu çok rahatsız ediciydi. Tamam ben de biliyorum ki batı medeniyeti doğunun ilminden çok defa istifade etmiştir. Matematikte, astronomide, tıpta vs.. Ama bu demek değildir ki batı kendi başına hiçbir şey beceremiyor. Kitapta "Biz olmasak var ya ohooo siz hiçbir şeysiniz tamam mi" gibi çocukça bir üslubla batı medeniyeti - ki ben de hazzetmem - eleştirilmektedir. 2- bazı arkadaşlar bu kitabı okuyup iskender pala'yı dan brown ile kıyaslama gafletinde bulunmuşlar. Ben dan brown'un tüm kitaplarını okuduğum için - da vinci şifresi nden başlangıç a kadar- rahatlıkla söyleyebilirim ki iskender pala ancak onu kötü bir şekilde taklit etmeye çalışmış olabilir. Neden diyecek olursanız; dan brown karakterlerini çok iyi bir şekilde işlemektedir. Her bir karakterin amacı bellidir. Karakter kötü de olsa iyi de olsa en azından kendi içinde tutarlıdır. Ancak abumrabum a bakarsak düşman olarak resmettiği CIA, Zelotlar, Grup Kardeşlik gibi oluşumların tamamı para mal mülk peşinde. Hepsi sahtekar, dolandırıcı veya dünyayı yok etmeyi gaye edinen insanlar. Yahu bu nasıl üsluptur. Dan brown'un cehennem kitabını okuyanlar bilir. Oradaki biyolog bilim adamı dünyanın nüfusunun çok arttığını ve seyreltilmesi gerektiğini, bunun için de bir virüs icat ettiğini söylemişti. Yazar konuyu öyle güzel işlemişti ki okuru o virüsün dünyayı yok edeceğine inandırmıştı. Halbuki virüs dünyanın üçte birini kısırlaştırarak kan dökmeden nüfusu azaltıyordu. Demek istediğim dan brown'un bütün kötü karakterlerinin bile kendilerine göre yüce birer amaçları vardı. Oysa bakıyorsunuz zelotlara, sözde herbiri mükemmel sekilde eğitilmiş ve sadakatlerinden şüphe duyulmayan ajanlar iken en ufak bir ters gitmede birbirlerini satmaktan çekinmiyorlar. Adeta hepsi birer çıkarcı ve sahtekar. İskender pala bu dengeyi kuramamış ne yazık ki. 3- sözde polisiye kısımları rezaletti. Nerden başlasam bilemiyorum. Kacma-kovalama olayı hiç düzgün verilmemiş. Karakterlerin ne peşinde oldugu belli değil. En çok bahsedilen kişilerden olan Chris ve Kitron un başına gelenler kitabın sonunda Masaaki tarafından anlatılıyor. Rezillik. Yahu olaylar yaşanırken neden anlatmıyorsun. Sonunda intikamını almış bir polis görüntüsü vermek için o kısımlar heba edilir mi? 4- bu kitap için mükemmel diyen arkadaşlar sonunu okumadı mı acaba? -SPOILER- yahu bu kadar berbat bir son olabilir mi arkadaşlar. Sen kitabın başından beri Nemrut un hazinelerinin peşinde ol. Adım adım izle. Onca belayı, ölüm tehlikelerini atlat. Sonra hazinenin kapısına kadar gelince açıp bakmaktan vazgeç. Nasıl olur yahu nasıl. Kitabı okumamı sağlayan şey sırf bu meraktı ve iskender pala sağolsun bunu da berbat edecek bir yol bulmuş. Anladık hazinenin ne olacağına karar veremediniz. Zekice ve okuyucuyu tatmin edecek bir kurgu oluşturamadınız. Ama bu yaptığınız hiç olmamış. Özellikle hazinenin başında karakterlerin konuşmaları ve hepsinin hazineyi görmekten vazgeçmesi ve sebepleri için ancak acınası bir komedi diyebilirim. Üstelik alperen in binlerce yıllık tablet diskini gaza gelip parçalaması felan.. Birşey demek istemiyorum.
İnanın bir bu kadar daha yazacak şey var aklımda. Bir kaç günlük tanış olan üstelik de yabancı olan karakterlerin birbirlerine cancağızım diye hitap etmesi, mit ve emniyetten karı-koca icat edip bunları sözde tatlı bir şekilde didiştirmesi.. Ama derdimi anlattığımı düşünüyorum. Bunca eleştiriden sonra kitapta beğendiğim bir kaç kısmı söylemezsem haksızlık ederim. Bölüm aralarına serpiştirilen hz ibrahime dair kıssalar güzeldi. Bakın bu bile yazardan kaynaklanmıyor. Başka kitaplardan alıntılar içeriyor. Batılı güçlerin doğu değerlerini çalması güzel işlenmiş. Aslında güzel işlenmiş değil de işlenmesi güzel olmuş öyle diyeyim. Sonuç olarak kitabı hiç beğenmediğimi söylemeliyim.