Bazen bir kitap, insanın içini olduğu gibi anlatır. Tarık Tufan'ın Düşerken'i de öyle bir kitap... Benim için çok şey ifade etti. İşte birkaç satır da benden...
Tarık Tufan bu kitabında, düşmenin yalnız yere çakılmak değil; içe, derine, kendine doğru bir yolculuk olduğunu anlatıyor.
Her sayfa, insanın kendi karanlıklarına tuttuğu küçük bir fener gibi.
Hikayeler suskun, dili sade ama etkileyici.
Ve her satırı, insanı bir yerinden eksilten türden...
İçinden geçip giden hayatlar, konuşulamayan cümleler, yarım kalmış sevgiler, geç kalınmış vedalar…
Tarık Tufan, bütün bunları büyük sözlerle değil; sessiz ama derin bir şekilde anlatıyor.
Düşerken, bana göre düşen herkesin kitabı.
İçinde bir şeyleri kırılmış, sustukça çoğalan herkesin…
Bana çok tanıdık geldi..
Belki de bu yüzden bir çok kişiye tanıdık gelecektir..
Çünkü biz de düşerken tanıdık kendimizi...
Kitabı kapattığınızda büyük bir final sahnesi beklemeyin.
Bizler biraz daha düşeriz, biraz daha eksiliriz, sonra bir yerden yeniden başlarız. Belki de bu yüzden en çok düşerken tanırız kendimizi..
Ben çok beğendim. Birçok yerinde kendimden bir parça, kendimden bir his buldum.
Henüz okumayanlara edettendir, okumanızı gönülden tavsiye ediyorum.
Çilem Teşekkür ederim hocam.🙏 Düşmeler her zaman ve her yaşta olacaktır mutlaka ve eğer düştükten sonra yeniden ve yeniden kalkıyorsak problem yok o zaman ☺️🙏
Şimdiden keyifli okumalar dilerim. 😇