Kitaba karşı görüşlerim okumadan önce çok farklıydı ama okuduktan sonra tam olarak hangi duyguları vermek istediğini çok iyi anladım. Herkes özetini az çok biliyordur ben sadece ben de uyandırdığı duyguları sizinle paylaşmak istiyorum. Çünkü kitap sadece isminden ya da kapağından ibaret değil. Elinize alıp okumaya başladığınızda pek de anlayamıyorsunuz ama öyle güzel akıcı bir dille yazılmış ki bir anda kendinizi sayfaların arasında kaybolmuş buluyorsunuz. Tüm anlatılar 8 yaşlarında olan Scout tarafından verilmiş. Bir çocuk gözüyle olayların anlatılmış olması bazen beni düşündürdü. Çünkü bazı sahneler gerçekten onun kaldırabileceği düzeyde değildi fakat o kendisinin küçük olması onu bu yaşananlar karşısında daha da büyük kıldı. Scout, yalnız değildi onun arkasında duran, her konuda bir bilgisi olan bir babası vardı belki de onun sayesinde her şeye olgunca bir karşılık verebiliyordu. Aynı zamanda Bülbülü ÖldürmekBülbülü Öldürmek kitap, her zaman güncel bir konu olan ırkçılık mevzusunu da çok güzel bir şekilde ele almış. Romanının karekterlerinden biri olan Atticus’un dediği gibi: Gökkuşağının hangi renginden olursa olsun her şey adilane olmalıdır. Kitabı okumanızı tabii ki tavsiye edeceğim ama sakin bir kafada ve her bir cümleyi çok iyi bir şekilde idrak etmek şartıyla. Kitabın isimini okuduktan sonra daha iyi anlayacaksınız. Keyifli okumalar sevgili okurlar.