Ulus devletimizin ve cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün sürgünde hatta cephedeyken bile okuduğunu biliyorsunuzdur. Bu sıkıntılı savaş günlerinde okumalar işte bize Cumhuriyeti armağan etmiştir. Okumalardan çoğu Fransız devriminin yazarları düşün adamlarının kitapları olmakla beraber iki tanesi Jean-Jacques Rousseau ' a ait olan Toplum SözleşmesiEşitsizliğin Kökeni kitaplarıdır. Eşitsizliğin Kökeni sonrası bu incelmeye konu olan eser okunursa daha güzel olur. Zira birisinde sorun tespit edip diğerinde çözüm yolları aramış yazarımız. Ve bizim ulu önderimize ilham olmuş. Aralarındaki fark birisi ideolog olarak uygulayıcı olmuş diğeri fikir ve düşün adamı olarak rehber olmuş. İkiside sürgünler yemiş.
Gelelim kitaba.
Kişisel fikrim şu ki. Türk toplumu demokrasiyi icsellestirememiş ve sadece oy kullanmak zanneden bir yığın.
Yığın olmaktan ulus olmaya geçmesi için önce demokrasi kavramını, güçler ayrılığı ilkesini, hukukun üstünlüğünü, yasama kavramını, yürütme kavramını özümsemesi lazım. Meclisin yasama yetkisi var tamam fakat milletvekillerinin sana karşı ne kadar sorumluluğu var? Parti lideri sultası altında adama vekilim dedigini fark etmeli.
Bahsettiklerim düşünsel süreç ile gelinecek bir nokta olabilir lakin o noktaya gelene kadar ilk bu eserden başlayarak kavramları içsellestirmeli ve kavramların bugüne geliş yolculuğunu izlemeli. Toplum nasıl olunur fikrini geliştirmeli zihninde.
Toplum SözleşmesiJean-Jacques Rousseau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,9bin okunma