Kitap kısa kısa hikayelerden oluşmuş. Benim en çok etkilendiğim bölümü, kitaba ismini veren Değirmen hikayesi. Bir kolu olmayan sevdiği kızı, aşkına ikna edebilmek için kendi kolunu feda etmesi beni oldukça etkiledi. Diğer hikayelerde de alıntı yapılabilecek bir çok yer vardı. Bu ve bunun gibi kitapların ilköğretimde bitmiş olması gerekiyordu ama okuma alışkanlığının olmamasından dolayı telafisi zor bir süreç diyebilirim.
Kitabın yazıldığı dönemde de ekonomik şartlar şimdiki gibi çok zormuş. O zamanki sorunlarla şimdiki sorunları karşılaştırdığımızda, evet benzer şeyler var fakat genelde bakarsak yaşam şeklimiz ve hayata bakış açımız çok çok değişmiş. Sorunlarımız hikaye konularımız da çok değişmiş.
Kitap okumaya değer mi sorusunun cevabı ise; 1930 lar daki yaşama dair hikayeleri merak ediyorsanız olabilir. Zamanın giderek hızla aktığı günümüzde kitabın kısa oluşundan dolayı "okunabilir" diyebilirim. Ama yukarıda da dediğim gibi; bu kitabı otuz yıl önce okumuş olmak isterdim.
Bu incelemem bile uzun oldu sanki...