Heinrich Von Kleist ‘in Kırık Testi adlı tiyatro oyunu, yalnızca kırılan bir testiyle değil; yozlaşmış yargı düzeni ve bireysel ahlakın çöküşüyle de yüzleştiriyor okuru.
Olay; bir belde mahkemesinde geçiyor.
Davacı: Bir anne.
Dava konusu: Kızının odasında gece yarısı gizlice biri tarafından kırılmış olan testi.
Davalı: Kızıyla evlenmek isteyen genç bir adam. Yargıç: Belde hâkimi Adam.
Ama ne ilginçtir ki, mahkemeyi yöneten kişi aynı zamanda suçun ta kendisidir.
Heinrich Von Kleist’in kalemiyle ilk kez bu eseriyle tanıştım. dramatik bir gerilim yaratmak yerine, hiciv yoluyla toplumsal bir eleştiri yapıyor.
Yargıç Adam, makamını kullanarak yalan söyleyen, gerçeği saptıran, ama sonunda gerçek karşısında çaresiz kalan bir karakterdir. Oyunda adaletin tarafsız olmadığı, makam sahiplerinin de hata yapabileceği ve sistemin çürümeye ne kadar açık olduğu zekice yansıtılmış.
İlk başta basit bir komedi gibi başlıyor ama sayfalar ilerledikçe asıl derdi daha derinden hissediyorsunuz.
Yargıç Adam’ın her cümlesinde daha da sıkıştığını, okur olarak gerçeği bildiğiniz hâlde karakterlerin hâlâ kandırılmasını izlemek gergin ama keyifli.
Oyunun sonunda, “adil olduğunu sanan sistem aslında ne kadar kolay kırılabilir?” sorusu zihninizde yankılanıyor. Günümüz dünyasında bile geçerliliğini koruyan taş gibi bir metin.
Hem güldürdü, hem düşündürdü.
Keyifli okumalar dilerim.