·664 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Nisan 2025 01:22 Ah Jane Eyre! Yalnızlığına, kimsesizliğine şahit oldum; içim seninle ağladı. Tutkuna, yılmazlığına şahit oldum; cesaretim şahlandı. Aşkına, kırılganlığına şahit oldum; kadın ruhum sana bağlandı. Zaaflarınla, hatalarınla ve başkaldırınla koca bir hayat serüveni yaşadım seninle; duygu seline boğuldum. Seni her seferinde bizim Çalıkuşu Feride’ye benzettim ya da onu sana…
Hikayen Türk sineması gibi, tesadüflerin kucağında savrulan romantik bir dram fakat bize dokunuşu çok gerçek. Kadınların özeti; belki tüm kadınların sevilmek istediği gibi çocukça sevilen, belki tüm kadınların kendini bir uğurda harcamak istediği kadar fedakar… Yıllar önce filmini izlediğimde dedim ki “Bu güzel öyküyü kesinlikle kitap olarak okumam gerek! Filmi böyle güzelse kitabı nasıldır kim bilir!” Okumak bugüne nasip oldu.
Birkaç yerde bizim Tanzimat eserlerinde gördüğümüz aşırı romantizmcilik, olayların fazla tesadüfi oluşu, yazarın zaman zaman doğrudan okuyucuyla konuşması gibi romanda bazı teknik hataların göze çarpmasına rağmen muazzam bir eser… Bitirince ikinci kez filmini izledim. Yine çok sevdim, yine çok sevdim. Kitaptaki kronolojik sıraya göre vermeyip olayları flashbacklerle bütüncül tarzda gözler önüne sermeleri filmi daha da kaliteli ve güzel hale getirmiş. Sonsuza kadar bir filmi seyredip bir kitabı okuyup bu döngüde kaybolsam şikayet etmem sanırım:))
Okuyun, seyredin, asla pişman olmazsınız.