·80 syf.····Okunma: 10 Şubat 2018 16:32 Cengiz Aytmatov okumalarıma devam edeceğimi söylemiştim. ''Beyaz Gemi'' ve ''Selvi Boylum Al Yazmalım''dan sonra ''Cemile'' okuduğum üçüncü Aytmatov kitabı oldu. Yazarın ilk eserlerindenmiş ''Cemile'', bunu da okuyucuya hissettirdiğini düşünüyorum. Okuduğum diğer iki kitabından sonra ''Cemile'' beni tatmin etmedi.
---Spoiler sayılacak şeyler söyleyeceğim, çünkü bunu yapmadan bu kitaba bir inceleme yazamayacağımı fark ettim.---
Öncelikle kitabın tanıtımında en iyi aşk hikayelerinden biri sayıldığı söylenmiş. Fakat bu aşk beni tatmin etmedi. Bana doğru gelmeyen bir olay vardı ortada. Eşi cephede savaşırken bir başka adama sevdalanan Cemile doğru izlenimler bırakmadı bende. Bırakmak zorunda da değildi elbet, ama hak verecek bir nokta bulamadım Cemile için. Neresinden tutsam elimde kaldı; duygularını anlayabilseydim, belki kitabı daha büyük bir memnuniyetle okurdum. Yeri geldiğinde Bihter karakteri ile bile empati kurabiliyorsak Cemile için de aynı şeyi yapabilmeliydik. Olmadı... Başta kocasını seviyormuş gibi gözüken Cemile vardı, kocasında da onu sevmediğine dair bir emare yoktu. Tek mesele mektuplarında karısından tek bir cümle ile bahsetmesi olarak lanse edilmişti sanki, ama bu geçerli bir sebep miydi? Ya da bu eşine duyduğu sevgiyi gösteren bir ölçüt müydü? Sonra kitabın sonlarında biranda Sadık kendisine çizilen profilin dışına çıkıp Cemile haklıydı gibi bir izlenim bırakılıyor. Hoş Sadık için de net bir profil çizilmemişti ama, yazarın anlattıkları, okurken hayal ettiğim bir Sadık karakteri oluşturmaya yetmişti.
Elveda Rumeli diye bir dizi vardı, izleyenler bilir. Orada Meryem karakteri vardı. Eşini savaşta kaybettiğini sanıyordu, kaymakam Dilaver ile birbirlerini sevmiş, evlenmişlerdi. Sonra bir gün kocası çıkıp gelmişti; meğerse ölmemiş, esir düşmüş. Bir ikilem doğurmuştu bu durum. Kitap böyle bir hikayeye sahip olsaymış daha büyük bir ilgiyle okur ve Cemile'yi de anlayabilirdim. Ama bu şekilde sevemedim ben hikayeyi.
Onun dışında tasvirler ve köy yaşamının anlatılışı güzeldi. Zaten şimdiye kadar okuduğum her kitabında bu günlük yaşantının anlatımı hoşuma gidiyor.
Dediğim gibi diğer iki kitabından sonra 'Cemile'' beni pek tatmin etmedi. Aytmatov okumalarım da devam edecek. Herkese keyifli okumalar dilerim...