Haribo yemeyi sever misin? Kahvenin yanında pasta?
8/10
·320 syf.··
2025 26. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2025 00:00
Beslenme sistemimizde günlük hayatımızda sayısız hata yaparak yemeye devam ederiz ve bu da mide, bağırsak yolunda hatta kan değerlerimizde sıkıntılara ve sağlık problemlerine yol açar. Şekerli gıdaları yemenin veya ufak kaçamaklar yapmanın kime ne zararı olabilir ki diye düşünerek kendimizi bağımlı hale getiririz. Şerbetli tatlılar, kekler, kurabiyeler veya çikolatalar. Bunların her birinden günde kaç kere yemek istediğinizi düşündünüz mü? Birçok kerede yemişsinizdir. Kahvenizin yanına kocaman bir tiramisuya kim hayır der ki? Kısacası Gİ denen yani Glikoz İndeksi şekerli gıdaları her tükettiğinizde yükselmeye devam eder. Üstelik hangi şeker türünü kullandığınızın hiçbir önemi yok. Her şeker aynıdır. Masum şeker veya şurup yoktur. Çünkü bağırsaklarımız sindirirken böyle bir ayırdı yapmaz ve hepsini aynı şekilde sindirir. İnce bağırsağa sindirilirken ne kadar çok tatlı ve yapay gıda inerse sistemimiz o kadar bozulmaya müsait hale geliyor. Mide rahatsızlıkları, diyabet, şişkinlik, bağırsak problemleri gibi belirgin hastalıklara doğrudan davetiye çıkarırız. Üstelik mide ve bağırsak hastalıklarının da çok fazla çeşidi vardır. Çamura bulandığınız zaman kurtulması zor oluyor. İşte kitapta bunları detaylıca anlatırken şekerli şeyleri doğrudan yemeyin gibi bir zalimlikle yaklaşmıyor. Eğer bunu yapacaksanız öncesinde kuruyemiş ya da tuzlu küçük şeyler tüketerek glikoz seviyenizdeki ani yükselişleri engelleyin diyor. Bu ani artışlar yeme krizleri, sürekli acıkma, kolay sinirlenme gibi günlük hayatı zora sokan tepkilere yol açıyor. Üstelik bunları anlatırken organik, glutensiz gibi beslenme türlerinin de hiç sağlıklı olmadığını vurguluyor. Onlarda şekerli ve paketli gıdalar sonuçta. Paketli gıdaları hayatımıza ne kadar sokarsak onlarında bize zararı mutlaka olacaktır ve bunlar hayatımızı etkileyecektir. Kahvaltı yaparken peynirle başlamanın (tuzlu başka bir şeyde olabilir), her öğünde yeşillik tüketmenin ve lifli beslenmenin bağırsak dostu olduğunu unutmamak lazım. Hazır gıdalar bizim düşmanımızdır. Tercih yapmak size kalmış. Kitabı okursanız bu yola girip hayatında değişiklikler olan birçok insanı da okuyacaksınız. Üstelik yazarın Instagram sayfası ve aktif olarak tavsiyeler veriyor. Kahve için ama şeker katmayın. Yoğurt yiyin ama yağsız değil yağlı yoğurt yiyin. Bir kaşık sirkenin değerlerimize olan faydası çok olumlu yönde. Meyvelerde şekerdir ve onları da aşırı tüketmek iyi değildir. Sebzeden kaçmayın. Ne yerseniz o olursunuz.
Edebiyat
Glikoz DevrimiJessie Inchauspé · Pegasus Yayınları · 2023298 okunma
·1 alıntı·
538 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Selam! Bryan Johnson’ın Blueprint projesine dikkat çekmek istiyorum. Bu Blueprint projesinin amacı, biyolojik yaşını olabildiğince gençleştirmek. Yani mesela kronolojik yaşı 45 ama organlarının yaşını 18-20 yaş seviyelerine indirmeye çalışıyor. Bunun için, Günde 111’den fazla farklı takviye alıyor. Beslenmesi gramına kadar hesaplanmış, aşırı düzenli. Her gün aynı saatte uyanıyor, yemek yiyor, egzersiz yapıyor. Her ay düzenli olarak 50’den fazla tıbbi testten geçiyor. 30’dan fazla doktor ve sağlık uzmanı ile çalışıyor. Fakat geçen aylarda haber olmuştu: Ne kadar uğraşırsa uğraşsın bazı kan değerleri “optimum” seviyede gitmiyordu. Özellikle karaciğer enzimlerinde sorunlar çıkmıştı, bazı hormon seviyeleri de normalin dışına kaymıştı. Yani aşırı “mükemmel sağlık” peşinde koşarken vücudu bazen ters tepkiler verebiliyor. Mental sağlığın da en az fiziksel sağlık kadar değerli olduğunu ve vücutta etkilerini gözlemleyebildiğimizi söylemek isterim. Canınız çektiğinde yiyeceğiniz bir paket çikolata öcü değil. Bedenlerimiz insanın ilk varolduğu dönemlerdeki beslenme düzenini şu an sürdürülebilir şekilde yürütemez zira bedensel ve zihinsel adaptasyon geçirdik. Bu noktayı hep atlıyor, insanı evrimin direkt ilk basamağından ele alıyoruz. En kıymetlisi hayatın her alanında olduğu gibi beslenmede de dengeyi korumak, aksi senaryolar kişileri beslenme bozukluklarına sürüklüyor.
Emre
Gönderi Sahibi
Çisem tarımda ilacı basıp, Avrupa ülkelerinin almadığı gıdaları bize tükettirirlerse her şey politik olur. Makarna toplumunu ciddiye almıyoruz ama onlar yüzünden bizlerde niteliksiz ürünler oluyoruz -gibi-.