Gönderi

ACIMAK-kitap yorumu
8/10
·144 syf.··
2025 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2025 14:48
Reşat Nuri Güntekin’nin daha önce birçok eserini okumuştum ve Çalıkuşu kitabı en sevdiğim türk edebiyatı eserleri arasına girmişti. Bu esere karşı da umutluydum. Ortaokulda okumamız için verilen ama benim özetini okuduğum bir eserdi. İyi ki de böyle yapmışım çünkü her ederin bir zamanı var bence ve bu eserin zamanı da bu zamanmış. Konusundan kısaca bahsedersem; Zehra öğretmen, işinde çok başarılı doğrucu, dürüst ve katı kuralları olan bir öğretmendir. Karakterinden dolayı çoğu zaman sert ve acımasız olarak bilinir. Ona göre tek bir doğru vardır ve bu uğurda acımak yoktur. Acıma duygusundan yoksundur, fakir, aç, susuz, öksüz ayırt etmez. Herkese babasının öldüğünü söyleyen Zehra öğretmenin babasının aslında var olduğu ama çok hastalandığı ve ölmek üzere olduğu haberi gelir. Bu durum karşısında babasını küçükken ona ve ailesine yaşattıkları yüzünden reddeden Zehra öğretmen hiç etkilenmez ama babasını son kez görmeye ikna olur. Maalesef ki babası Mürşit efendi sefalet içinde kızı onun son nefesine yetişemeden vefat eder. Geriye sadece anı defteri kalır. Zehra öğretmen babasının ölümünden zerre etkilenmezken bu defteri bulması ve okumasıyla ortaya çıkan gerçeklerle babasıyla ve ailesiyle ilgili tüm düşünceleri değişir. Kısacık ama etkili bir kitap olduğunu söyleyerek başlamalıyım. Yazarımız bu kadar minik bir eserde bu kadar ağır bir dramı nasıl barındırmış şaşırdım ve hayran oldum. Gerçekten etkileyici bir eserdi. Dili akıcı, sıkmayan klasik Reşat Nuri diliydi. Tek beni yoran nokta çok fazla eski türkçe içermesiydi. Bilmediğim çok fazla kelime vardı ve hepsini tek tek aşağıdan anlamlarına bakmak bir süre sonra yordu. Türk edebiyatı klasiklerine ara vermemden kaynaklı bu durum ekstra bana batmış olabilir çünkü hep var olan bu soruna bir süre sonra alışıyor insan. Yazarın anlatmak istediği şeyler çok güzeldi. Öncelikle önyargıdan bahsetmişti. Yıllarca sadece annesi ve anneannesinin anlatmalarıyla/oyunlarıyla/yalanlarıyla ayyaş, öfke problemli, yalancı, hırsız, sahtekar olarak tanıdığı babasını reddeden Zehra, gerçekte babasının bambaşka biri olması şokunu yaşar ama artık çok geçtir. Gerçek babasını, gerçekleri çok geç, babasına bir daha sarılamayacağı bir zaman öğrenir. Babası aslında anne ve anneannesinin yalanlarının, sahtekarlıklarının ve sinsi oyunlarının söndürdüğü sessiz sedasız her şeyi kabul etmiş ve kızları için susmuş bir hayattır. Daha sonrasında ise acımak duygusundan bahsetmişti kitabın adı gibi zaten. Her ne olursa olsun acımak duygusunun olmadığı bir insanın insanlıktan nasıl uzaklaşabileceğini gösteriyordu eser. Zehra’nın aynı babası gibi doğrucu ve doğrular uğrunda acımasız olmasının ne kadar yanlış olduğunu ve sonunun babası gibi olabileceğini görüyoruz. Mürşit efendi’nin de kurallar doğrultusunda acıma nedir bilmezken acınacak hale gelmesi ve bir insanın bile ona acımasına hasret olması beni çok etkiledi. En sonunda anı defterini okuyan Zehra’da babasına acıdı ve acımayı bu şekilde öğrendi. Beni çok etkileyen şeylerden biri de babasını reddeden zehra’nın henüz gerçekleri öğrenmeden önce anı defterinde babasına ne kadar benzediğini farketmesiydi. Gerçekten babasına çekmiş. Zehra karakteri çok güzel geçti bana. O acımasızlığı, doğruculuğu ve sertliği hissettim çok fazla diyalog ve sahnesi olmamasına rağmen. Mürşit efendi de çok güzel aktarılmıştı. Saf, temiz, herkesi kendi gibi sanan, doğrucu bir adamdı. Bana nedense yaprak dökümü eserinden Ali Rıza Bey’i anımsattı. Yazar çok yakın iki karekter ele almış bence iki farklı eserinde de. Anne ve anneanne karakterleri daha iyi yansıtılabilirdi. Bence eser daha uzun olsa daha güzel aktarılacaklarından eminim. O sinsilik ve kötü karakterlilik bana tam geçemedi. Tek eleştirebileceğim şey başlarda tam anlamıyla esere girememem olabilir. Biraz durağan başlayıp sonlara doğru hızlanan ve akıcılaşan bir eserdi bence. Başları hep aynı ritimde aynı şeyleri tekrar ediyor gibi geldi. Mürşit efendi’nin doğruculuğundan dolayı yaşadığı zorluklar, hayatın ona ters tepmesi vb. Ama sonu beklemediğim bir şekilde gelişti her ne kadar konusunu biliyor olsam da anne ve anneanne karakterlerinin bu şekilde evrileceğini beklemiyordum. Genel anlamda sevdiğim bir eser oldu. Bence herkes okumalı. Reşat nuri’nin diline o kadar aşina oldum ki yazarı bilmeden okusam o olduğunu anlarım gibime geliyor artık. Özgün bir dile sahip ve dediğim gibi benzer konular, karakterler yaratıyor eserlerinde (doğrucu ve bu nedenle saçma şeyler yapabilen, saf ve saglığının başına iş açtığı, ama kuralcı ve acımasız karakterler). Özellikle türk edebiyatı sevenler kesinlikle okumalı kısacık ama duygu yüklü bir eser.
İnceleme
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Yayınları · 202451,5bin okunma
·
112 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.