Yalom'un Omzuma Dokunuşu…
8/10
·208 syf.··
2025 18. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2025 10:57
Irvin D. Yalom’dan okuduğum tek kitap Nietzsche Ağladığında’ydı, hani o roman tadındaki, insanı alıp götüren haliyle... Günübirlik Hayatlar’a başlarken ne yalan söyleyeyim, biraz farklı bir şey bekliyordum belki de. Ama kitap beni öyle bir yerden yakaladı ki...Direkt konuya daldı: Ölüm korkusu. Hani hepimizin içinde bir yerde duran ama pek de yüzleşmek istemediğimiz o şey. Irvin D. Yalom’un bunu anlatış şekli, özellikle terapi odasından verdiği gerçek örnekler çok çarpıcıydı. O hikayeleri okurken "Aaa, aynı ben!" ya da "Bu çok tanıdık geldi" dediğim çok yer oldu. Başta biraz rahatsız ediciydi kabul ediyorum, kim kendi sonunu düşünmekten hoşlanır ki? Ama Yalom'un o sakin, sanki omzuna dokunur gibi anlatan hali var ya, o korkuyu biraz daha baş edilebilir kıldı sanki. Kitabın bende bıraktığı en net his şu oldu: Ölümden ölesiye korkmak yerine, onun varlığını kabul edip 'an'a daha sıkı sarılmak. Yani bu korku, aslında hayatı daha anlamlı yaşamak için bir itici güç olabilirmiş, bunu fark ettirdi bana. Hayatı ertelememek, sevdiklerine daha çok sarılmak, küçük şeylerden keyif almak... Irvin D. Yalom, bu yüzleşmenin bizi daha bilinçli, daha "şimdide" yaşayan insanlar yapabileceğini çok güzel anlatıyor… Nietzsche Ağladığında gibi kurgusal bir derinlik yok belki ama bu kitap bana çok daha doğrudan dokundu, daha kişiseldi. Daha az kurgu, daha çok hayatın kendisi, hepimizin içindeki o temel kaygı vardı sanki sayfalarda. Günübirlik Hayatlar öyle okuyup rafa kaldırılacak bir kitap değil. Biraz sarsıyor, düşündürüyor ama sonunda insana "yaşadığının farkına var" diyor gibi. Yalom'un o insancıl dokunuşunu yine hissettim ve iyi ki okumuşum dedim…
Duygu ve Düşünce
Günübirlik HayatlarIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 201616,2bin okunma
·
1 +1'leme
·
544 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.