Antika bazen eşyalara özgü değildir
9/10
·247 syf.··
2025 13. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2025 14:05
Kitabı elime aldığımda ilk ön yargılı davranmıştım.Sadece antikalarla ilgili bir roman okuyacağımı zannetmiştim.Ama yanılmışım.İyi ki de yanılmışım çünkü eğer sadece antika eşyalarının, antikacı dükkanının çevresinde geçen bir roman olsaydı pek fazla bilgi öğrenemeyebilirdim.Bilgiden kastım çoğu alandan parçalar görebiliyor olmam.Psikokoji,tarih,din ve tabii ki edebiyat. Psikoloji alanını tahmin edersiniz ki karakterler üzerinden işlenmişti.Baba, oğul ve aile ilişkilerini karakterlerin iç yansımalarından çok net anlayabiliyorsunuz.Çoğumuzun yaşadığı, belki de geri kalan çoğumuzun da yaşamadığı duyguların yansımaları karakterler aracılığıyla çok güzel anlatılmıştı.Ama bu kitabın ( belki de yazarın çoğu kitabının ) anlatımda dikkatimi çeken başka bir nokta vardı. Bahadır Yenişehirlioğlu gözlemime göre kitaplarındaki ( Derviş , Antikacı ) şu yöntemi kullanıyor ; Karakterin başına hep olumsuz, kötü giden bir olay geliyor.Ve o durumdan kurtulmak için hep bir yardımcı gönderiyor.Bu yardımcı derviş veya meçhul bir kişi olabilir. Karakterin başına gelen kötü durumlardaki duyguların, kimi zaman bizim hayatımızda da olduğunu fark ediyoruz.Ve aslında karaktere yardıma gelen kişilerde, bizim de yaşadığımız o benzer duygulara yardımcı oluyor.Yazar bu yardımcılar sayesinde bizlerin ortak duygularına dokunuyor.Yani onlar üzerinden bizlere aracı olur.Farklı ve aynı zamanda samimi bir yaklaşım. Tarih kısmından ne anlatılıyor derseniz de tablolardan bahsettiğini (hatta yorumu tartışılan tablolardan bahsettiğini) söyleyebilirim.Bir de aralara yedirilen senaryolarla tarihi bir film izliyorsunuz âdeta. Din konusunda da bu bahsettiğim yöntemi meçhul adam üzerinden kullanarak , Kur'an-ı Kerim'den bazı yorumlarla ve karakterin yaşadığı olaylarla bir bağlantı kurarak, verilmek istenen mesaj sarsıcı şekilde sağlanmış. Ve son olarak da edebiyat kısmı.Bu kısımda da sözcükleri, betimlemeleri, anlatımları ,kısaca metnin dili ve üslubunun başarıyla yazıldığını söylemek isterim. Kitapta beğenmediğim özellikler de oldu.Mesela olaylar biraz karışık gelişiyor.Bir geçmişten bir günümüzden bahsediyor.(Belki de bu şekilde dikkat çekilmiş istenmiştir.)Bir de karakterlerin belirsizliğini de sonlara doğru ayırt ettim.Kim kimin babası kim kimin oğlu biraz karışıktı doğrusu.Bunların haricinde beğendiğim bir kitap oldu. Çoğu insanların ortak dertlerine dokunmak,o dertleri kıymetli görüp kaleme almak bile çok önemli bir iştir.Bir de bu dertlerden okur olarak bizler ders almaya çalışmışsak bu çalışmanın önemi yerini buluyor tabii ki.Ve işte kitaptan bazı yazılar... " ...hakikati bulma noktasında kesin bilgi, son durum illa bir yere gitmek değil. Asıl sır, kendi içimize yapacağımız yolculukta gizli. İnsan olarak, başka hiçbir varlıkla kıyaslanamayacak kadar gizemli bir varlık olduğumuzu kabul edersek, kendimizi tanımak, bu gizemi çözmek demek. İçimizde taşıdığımız potansiyel güçler aynı. Ama herkesin karşılaştığı problemler değişik olduğu gibi, aynı olan problemleri ele alıp işlemesi de farklı. Aslında hepimiz arıyoruz da neyi aradığımızı bilmiyoruz. Senin için de, benim için de durum böyle. Ve işler daha da karmaşık bir hal alıyor. Aslında bütün insanların ulaşmak istediği hakikat, yollar ayrı ayrı olsa da esasta aynı. Her insan bir yoldadır aslında. Çünkü yolda olmak, insanın öz varlığı ile bilgece yaşam yolunda bulunmasıdır. Hakikat! Hepimiz aslında bunun peşindeyiz. Bunun da esası var olmaktır, bilgece yaşamaktır. Değişmeyen kurallarla belirlenmiş bir yol yok aslında. Herkese kendi yolunu belirleme hakkını veren ilahi öz aslında bizim içimizde. Her birimiz farklı yollardan bunun arayışı içindeyiz. İnan bana, cevherine ulaşan insan, mutluluğu da varoluşun özüyle birleştirdiği an gerçekten hür olacak. Çoğu zaman birine ihtiyaç duymamızın sebebi de bu. Bu yüzden şu an birbirimizleyiz. Hepimiz yolda arayıcıyız, gerçek huzurun arayıcıları. Bu da ancak Allah'a ulaşmak ile mümkün dostum. Lakin bunu kendimizi bulmadan asla başaramayız. Günümüz insanı gerçek olmayan varsayımları içinde barındırdığı için yaradılış özümüze aykırı şartlanmışlıklarla dopdolu ve kirletilmiş olduğu için karmakarışık bir yolun yolcusu. Bu yüzden asla yetinemiyor ve asla gerçek huzura ulaşamıyor.Bunun için insan insanın kurdu haline geldi. Oysa insan insanın şifası olmak zorunda dostum. Mürşidinin ayak izlerine basarak yürüyen müride mürşidi şöyle demiş: 'Benim bastığım yere bassan dahi basmış olmazsın. Cübbemi giysen, cübbemi giymiş olmazsın. Sarığımı sarsan dahi, sarmış olmazsın. Benim derimi yüzüp sana giydirseler bile, yine giymiş olmazsın. ... Herkes kendi menkıbesini yaşıyor. " [ 245,246 ]
Edebiyat
AntikacıBahadır Yenişehirlioğlu · Timaş Yayınları · 20191,671 okunma
·
136 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.