22 yaşında İstanbul’u fethederek Fatih ünvanını alan,bir çağı kapatıp yeni bir çağı açan Sultan 2. Mehmed’in oğulları Cem sultan ve Bayezid Sultan. Onlar padişah oğlu ve padişah kardeşi.Hikâyeleri taht kavgası yüzünden, birbirini öldürmek isteyen Habil ve Kabil kardeşler ile benzer. Abisi Sultan Bayezid’in gazabından kaçarak Rumeli’ye sığınmaya çalışan Cem Sultan,sözde yardım edecekleri bahanesiyle Rodos’ta Saint-Jean şövalyelerinin tuzağına düşer. Gelecek tehlikenin farkına varıp kendisini uyaran dostu Frenk Süleyman’ı dinlememiş olan Cem sultanı artık epey uzun ve zorlu bir sürgün hayatı beklemektedir fakat teslim etmek istediği,mirasçısı olduğu önemli bir emaneti de vardır. Bir tarafta ise Fatih’in yiğit askerlerinden Yakup ağanın kanı deli akan,yaman oğlu Hızır,Türk varlığını mavi sulardan silmeye kararlı şövalyelerin önderliğinde ki Haçlı ittifakına karşı vatanını müdaafa etmesi için seçilmiştir. Hızır’ın ihtiyacı olan şey ona yol gösterecek ve öğretilerini aktaracak bir Derviş’tir. Hızır ile Derviş’in karşılaşması,ondan öğrendikleri ve öğrenecekleri.Tüm yaşananlar emaneti sahibinden teslim alıp,tarihi değiştirebilecek sırra vakıf olabilmesi için yeterli midir? Zamanın ve mekanın geçerli olmadığı boyutta tüm zaman ve mekânların her bir noktasında olmak Allah dilerse elbette mümkündür. Bahadır hocanın etkileyici ve akıcı üslubu ile soluksuz okuyacağınız masalsı bir hikâyeye hazırlayın kendinizi. Yaşananları öyle güzel betimlemiş ki okurken o tarihe yolculuk yapmanız kaçınılmaz. Cem Sultan’ın sürgün hayatı ile ilgi verilen detaylar çok etkileyiciydi. Bilmediğim birçok şeye kitap sayesinde vâkıf oldum.Bir tarihi kurgulu roman ancak bu kadar güzel kaleme alınabilirdi.
Mutlak özgürlüğün içinde aramalı insan, irade özgürlüğünü. Bu zamana kadar okuduğum tüm tasavvuf öğretilerinde neyi aramam gerektiğini öğrendim. Bu kitapta ise nerede durmam gerektiğini gördüm. İnsan kendini bilmeliydi ve kendini bulurken kapılmamalıydı hırsın büyüsüne. En önemlisi de idrak etmesi için okumalıydı insan çünkü ancak böyle düşünebilirdi ve böyle varolabilirdi. Tüm kâinatın içinde hakikâti görmek için uyanmalı insan bulunduğu uyku rüyasından.
Bahadır Yenişehirlioğlu’nun okuduğum ikinci romanı tek kelimeyle harikaydı. Bahadır hocanın kalemini bilen bilir bilmeyenler için şiddetle tavsiye ediyorum :)
Keyifli okumalar…
Hızır ve Derviş...
Gerçeğin sırrının peşinde sürüklenen gözü pek, öğrenme heveslisi, meraklı ve asi; Hızır...
Sabrın sonsuzluğunda duran, emaneti sahibine teslim etme yolunda, hikmetinden tek bir kırıntıyı bile boş yere savurmayan bir bilge; Derviş...
Yolunun engebesi içinde her türlü zorluğa bedenini gark etmiş, her şeyin bilinciyle vatanından olup, başka yerlere sığınmış, sürgün hayatı yaşayan bir şehzade; Cem Sultan ve yoldaşı Frenk Süleyman....
İki farklı zaman, çekilen çileler neticesinde zafere ulaşılması arzulanan, mücadele gerektiren zorlu bir yol...
Hızla akan bir hayat, tüketmekle anlam aramak arasında bir çizgi ve yaşanan hayatın şekillendirdiği insanlar...
#bahadıryenişehirlioğlu 'nun cümleleri insanın yüreğine sıcaklık, içine huzur veriyor. Hikayelerinin okurunu saran bir büyüsü var ve bu beni çok etkiliyor.
Kaleminden dökülen kelimelerle anlatılan zamanın ruhunu yaşatan, merak unsuruyla kitaba bağlayan ve hikayenin içinde okura kendini kaybettiren bir uslûp. Mistik, gerçekçi ve buram buram bizden bir hikâye. Tarih ve tasavvufun muhteşem bir birleşimi olan #derviş kitabını da yine çok severek okudum
“Kaderi insanın mirasıdır.” ▪️Tasavvuf ile tarihi harmanlayarak kendine has diliyle Bahadır Yenişehirlioğlu’ndan yine sonu süprizli bir kitap okuduk canım dostumla. Başlarda kitapta karekterleri ve olayları anlamaya ve tanımaya çalışırken ortalarından sonra kitap daha da akıcı heycanlı okunuyor. Yani kitap beni ortalarından itibaren içine çekti ve sonunda da sürpriz bir gelişmeyle hayran bıraktı.
▪️ Hızır ile Derviş’in yolları nasıl kesişecek?
Hızır, sırrın sahibi olmaya mahir olduğunu gösterebilecek mi?
Derviş gerçekte kim?
Cem Sultan’ın mirası Hızır’ın ve Derviş’in kaderinde nasıl bir rol oynayacak? Tüm bu soruların cevabına kitabı okuduğunuz da ulaşacaksınız. Tarihi roman okumayı severlere gönülden tavsiyemdir.
Derviş ~ Bahadır Yenişehirlioğlu
.
Alıntılar;
.
Kaderi yok sayan, artıklarla yetinmeye çabalayan leş yiyen hayvan gibidir. Cehalet ve pislik kokularının içinde yaşamak tercih işi tabii.
.
Âdemoğlu harikulade bir varlıktır. Atalarının kıvrak zekâsı, anlama yeteneği, heyecanı ve cesareti sende var. Dünya üzerindeki bütün korkular hayal ürünü korkulardır. Oysa gerçekten korkmamız gereken şey sonsuzluğun varlığında ne durumda olacağımızdır.
.
İnsan suya hasret kaldığı gibi gerçeğe de hasrettir. Önemli olan kaynağı bulabilmek. Yoksa içtiğimiz su bize hayat aşılayacağı gibi zehir de olabilir.
.
Doğmanın da ölmenin de vakti var, sabırlı ol.
.
İnsan, kendine has davranış biçimleriyle var olur; kendisi gibi davranmazsa yokluğa düşer. Kendisi de onun gölgesi olarak bir iz düşümünden ibaret yokluktadır./Lakin gölgeye nasıl insan denemezse insana da asli varlığı olan Hakk'tır denemez. Bu sebepten insanın konuşan şahıs olarak varlığına adem yani yokluk denir. İnsan konuşan şahıs olarak kendini dilde ve halde ben olma noktasında bulunarak tavırlarda kanıtlar.
.
Şimdi sen Allah'a ulaşmak istiyorsan emanete sahip çıkmalısın. Emanet, imanı ihsan gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Yani daima ilahi bir gözetim altında bulunduğumuzun farkında olarak, bu şuur ve idrakle yaşamaktır.
.
Hz. Peygamber'in altmış üç senelik zamanla sınırlı cismani hayatından ayrı bir varlığı daha mevcuttur. Allah'tan başka hiçbir şey yokken ilk defa Hakikat-i Muhammediyye var olmuş. Bütün yaratıklar bu hakikatten ve onun için yaratılmıştır. Alemin var olma sebebi, maddesi ve gayesi bu hakikattir.
.
İnsanın büyük hataları hayat, ilim, irade ve kudret konularını idrak edememesinden kaynaklanır.
.
İnsan kendine gereğinden fazla güvenmemeli aslında. Gereksiz bir gurur ve asla bir şey
● Hızır ve Derviş. Cem Sultan ve Frenk Süleyman. İki farklı zaman iki farklı hikaye. Ancak onları birleştiren bir emanet ve emaneti yeni sahibine ulaştıracak olan kişi ortak noktaları. Sonuyla sizi hayrete düşürecek emin olun.
●Yazarın okuduğum ilk kitabı. Açıkcası kitabın başları beni pek heyecanlandırmamıştı ama kitabı bitirdiğimde ne müthiş bir eserdi dedim.
●Tarih ve tasavvufun muhteşem bir birleşimi olmuş.
●Okuduğunuza pişman olmazsınız. Asla.
|𝐃𝐞𝐫𝐯𝐢𝐬̧~𝐁𝐚𝐡𝐚𝐝𝐢𝐫 𝐘𝐄𝐍𝐈̇𝐒̧𝐄𝐇𝐈̇𝐑𝐋𝐈̇𝐎𝐆̆𝐋𝐔
꧁꧂꧁꧂꧁꧂꧁꧂꧁꧂꧁꧂꧁꧂꧁꧂꧁꧂
“𝐊𝐚𝐝𝐞𝐫𝐢 𝐈̇𝐧𝐬𝐚𝐧𝐢𝐧 𝐌𝐢𝐫𝐚𝐬𝐢𝐝𝐢𝐫…”
Sevgili kitapseverler kaydetleri çalıştıracağınız bir kitapla ilgili naçizane fikirlerimi söylemeye geldim. Tarihi roman sever misiniz bilmem ama ben bayılırım. Yazarımız bizi bu defa Fatih Sultan Mehmet’in evlatlarının hikayesine götürüyor. Cem Sultan ile ilgili çokça malumatımız vardır belki de ama benim için çok bilgilendirici hemde akıcı bir roman oldu. Başlarında biraz duraksadım ama sonrasında bunun için bile utandım doğrusu. Kitabı bitireli çok olmadı ufak bir şok yaşamadım desem yalan olur. Doğru bildiğimiz yanlışlar beni her zaman etkiler. Tarihe olan ilgim çocukluğumdan geldiğinden bu kitabı ilgiyle okudum. Cem Sultan’ın esaret altındaki yaşadıklarını, Fatih’in yakın askerlerinden olan Yakup Ağanın oğlu Hızır’la bağlantısını okuyun da siz çözün derim. Cem Sultan’ı birde bu pencereden tanıyın isterim. Vesselam…
İnsan ileriyi daha iyi görmek, durumu anlamak, karar vermek, varlığını korumak ve tekrar saldırmak için kimi zaman geri çekilir.
İnsan haklı olduğunu haykırmalıydı ki çığlıkların nefesini düğümleyebilsin.
Fatih Sultan Mehmet'in ölümden sonra Cem Sultan ve Bayezid'i taht kavgası telaşı alıyor. İki kardeş taht yüzünden birbirine savaş açıyor. Cem Sultan'ın planları istediği gibi gitmiyor ve Rodos'ta sürgün hayatı başlıyor. Şövalyeler ha şöyle ha böyle diye kendisini kandırarak ordan oraya sürükleyip duruyor. Aynı zamanda da tüm Avrupa Cem Sultan'ın peşinde.
Diğer yandan da Derviş elindeki emaneti güvenilir birine vermek için arayista. Hızır ile yolları kesişiyor ve aradığı kişiyi bulduğu düşüncesine varıyor. Derviş ve Hızır ile ilgili olan bölümleri okurken mest oldum. Yer yer tasavvufi dokunuşlar da yaparak öyle güzel anlatmış ki yazar. Cem Sultan'ın yaşadıkları ise ayrı acı veren bir durum. Kandırılmak ve oradan oraya sürüklenmek çok acı verici.
İlk kez #bahadıryenişehirlioğlu kalemi ile tanışan biri olaraktan şunu rahatlıkla diyebilirim ki kesinlikle okuyun bu kitabı. Kalemi oldukça kuvvetli bir yazar. Diğer kitaplarını da yavaş yavaş alıp okumayı düşünüyorum..
#parlakmeltemkitapligi
Cem sultanın yanılğı, yenilgi ve hüzünlü, esarette geçen tarihi hikayesi ile Hızırın tasavvufi hikayesi ve kesişen kaderleri akıcı bir üslupla anlatılmış.
Bu kitabı okuyana kadar, Cem sultanı tarih kitaplarından biliyordum. Bu kitabı okuyunca Cem Sultana karşı çok farklı bir bakış açım oluştu.
Yazarın okuduğum ilk romanı, ben anlatımını beğendim ve romanı hissederek okudum. Özellikle bir hukukçu olarak Adaleti devletin temeline koyduğu “Âlem bostandır, onun çiti devlettir. Devlet otoritedir, onu muhafaza eden sünnettir. Sünnet siyasettir, onu hâkim kılan hükümdardır.Hükümdar çobandır, onun yardımcısı ordudur. Ordu muhafızdır,onun güvencesi maldır. Mal rızıktır, onu toplayan kuldur. Ona kulluk ettiren adalettir.”Sözüne bayıldım.
1962 yılında Akhisar'da doğdu. 1979 yılında Akhisar Lisesi'ni bitirdikten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazandı ve 1985 yılında mezun oldu. Daha sonra Manisa Akhisar'da serbest avukat olarak çalışmaya başladı.
Fransa, İspanya, İsviçre, İtalya, Almanya, İngiltere, Bosna Hersek, Karadağ, Hırvatistan, Fas, Tunus, Mısır, İran, Pakistan, İsrail, Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye, Dubai, Bahreyn gibi ülkelerde halklar ve toplumlar üzerinde araştırmalarda bulunmuş ve 'Beyaz Usta Siyah Çırak' isimli romanını kaleme almıştır.
Ulucamii Eğitim ve Kültür Vakfı, AK-SEK Vakfı, İnsan Hakları Komisyonu, İlçe Cezaevleri İzleme ve Denetleme Komisyonu ve Akhisar Tenis Severler Derneği'nde çalışmalarda bulunmuştur.
2017 - 2021 yılları arasında TRT 1'de yayınlanan Payitaht "Abdülhamid" dizisinde 5 sezon boyunca canlandırdığı "Tahsin Paşa" karakteriyle ün kazanmıştır. Ayrıca yine TRT 1'de yayınlanan Barbaroslar: Akdeniz'in Kılıcı dizisinde Derviş karakterini oynamıştır.
Evli ve iki çocuk babasıdır.
Eserleri
Aşk Çölü (2014)
Beyaz Usta Siyah Çırak (2017)
Aşk Cephesi (2017)
Kanaviçe (2017)
Kara Güneş (2017)
Kerime (2017)
Tahta At (2017)
Son Hasat (2018)
Hünkârım
Antikacı
Sonra Giydirir Aşk Esvabını
Hanne (2020)