Friedrich Nietzsche okumaya biraz sert bir şekilde start verdiğimi hissettiren bir kitap oldu. Üslubuna alışmak adına ağır bir eserle Nietzsche serüvenine giriş yapmış bulundum. Eserin anlaşılmasının zorluğu yanında kötü yayınevi tercihimle bir de kelime ve noktalama hatalarıyla boğuşmak bir ayrı yordu. Son kitabını ilk okuyor olmak da ayrı bir tecrübe kazandırdı.
İlk sayfalardan itibaren Hristiyanlığa yöneltilen eleştiriler, son sayfalara doğru arşa çıkıyor. Hristiyanlığın dogmatizmi üzerinden aslında tüm dinlere yapılan çarpıcı eleştiriler, örnekler ve alıntılamalarla mantıklı temele oturtulur. Aziz Paul'u Hristiyanlığın asıl kurucusu ve yozlaştırıcısı olarak görür. Hz. İsa'nın öğretilerini hırsları uğruna çarpıtarak kişisel iktidar ile Hristiyanlığı sistemleştirdiğini savunur. Yazarımıza göre Hristiyanlık, güçlü olanı aşağı çeker, zayıf olanı yüceltir, böylece insan doğasına aykırı bir sistem kurar.
Yazarımız Hintli yasa koyucu, kast sisteminin esas alındığı Manu ve onun metni olan Manu Kanunları hakkında övgü dolu ifadeler kullanır. Karşılaştırmalarında bu kitaba sıklıkla yer vererek övgüyle bahsetmesi dikkat çekicidir. Yasalarını akılcı ve doğal bulur. Hristiyanlığın güçlüyü suçlu ilan edip zayıfı kutsayan yapısını doğaya aykırı bulurken Manu'nun doğuştan gelen güç farklarını kabul edip yüksek insanı korumasını doğaya daha uygun bulur. İçeriğin detaylarına inildiğinde üstinsan ve güç istencine önem veren felsefesiyle kendince pek de haksız sayılmadığını görürüz. Manu Kanunları'nda toplumun en kirli ve dokunulmaz sınıfı 'Çandala' üzerinden de Hristiyanlığı eleştirir. Bu sınıfın dışlanmışlığını ayrımcılık olarak değil, doğal farklılıkların tanındığı ve korunduğu, yaşamın sağlığı için alınmış bir önlem olarak görür.
Eserinde dil bilgisi kurallarına bağlı kalmayarak anlatacağına odaklanan ve bunu da aforizmalar eşliğinde iğneleyici bir üslupla yapan yazarımız, eserin anlaşılması için bir asır geçmesi gerektiğini söylemiştir ve bu söyleminde de haklı olmuştur. 19.yy'da yayımlanan bu kitap ancak 20.yy'ın ortalarında ses getirmeye başlamıştır.
... Kitaptan Notlar ...
Tanrı konsepti Yahudiler gözünde zamanla değişime uğramış ve doğallığını yitirmiştir. Bunu fırsat bilen Yahudi rahipler dini kendi çıkarlarına alet ederek ödül ve ceza kavramlarıyla, kilisede günah çıkartma ve günahlar için yas ilan etme gibi absürtlüklerle İsrail'in kahramanlarını bile zavallı yobazlar hâline getirmişlerdir.
İnanan insanın görüşleri tutsak edilmiştir, yeterince uzağı göremezler. Mantıklı olanları suçlama eğilimindedirler. İnsan aklına büyük bir tutku ve güç ile hükmeden şüpheye sonuna kadar karşı çıkarak bir yerden sonra kendileri olmaktan da çıkmışlardır. İçgüdülerinin, kendilerini yok ediyor olmasının doğru olduğunu söylediğine inanırlar. Mantık hastalarına körü körüne bağlanmalarının sebebi ise bu hastaların görkemli tavırlarıyla büyük kitleleri etkisi altına almaları olmuştur.