Öğretmenin tanıklığı (öğretmen olan öğretmenlik yapan)
Öğretmen sınıfa girdiği andan itibaren, sınıftaki en güçlü tanık haline gelir. Ancak öğretmen, o sınıftaki en güçlü tanık olduğunun farkında mı acaba? İşte, öğretmen olanla öğretmenlik yapan arasındaki en önemli ve ayırt edici ipuçlarından biri daha. Öğretmen, ders yılının başında sınıfa ilk kez girdiğinde, öğrencilerin kafasında çok güçlü bir tanık olarak yer alır. Öğrenciler bunun farkında değildir ama süreç devam eder. Bu güçlü tanıklık ya gittikçe güçlenip karşılıklı güvenle gelişir ya da yavaş yavaş gücünü kaybederek öğretmeni sıradan, güvenilmez bir kişi haline getirir. Bir öğretmenin mesleki yaşamının en önemli işlevi, öğrencilerinin yaşamında güçlü bir tanık olarak yer alması ve öyle kalabilmesidir. Tıpkı neyi araştırdığının ve gözlemlediğinin bilincinde olan bir bilim insanı gibi, öğretmen de neye tanıklık yaptığının bilincindedir ve sınıfa girdiği zaman sözlerini ve davranışlarını bu farkında oluşla seçer. Sınıfta yaşatmak istediği değerleri, giyinişine, konuşmasına, yüzüne, ses tonuna yansıtmaya özen gösterir. Öğrenci kendi evinde, komşularında, mahallesinde bulamadığı, ancak deyim yerinde ise vitamin, mineral, protein kadar ihtiyaç duyduğu tanıklığı, öğretmenin yaşattığı değerler ortamında bulur. Öğretmen sözüyle, bakışıyla, yürüyüşüyle, duruşuyla, hal ve hareketleriyle sürekli tanıklık yapar. Öğretmen sadece sınıfta değil, koridorda yürürken öğrencisinin farkına varıp varmayışıyla, ona gülümseyip gülümsemeyişiyle, günaydın deyip demeyişiyle, yüzünün ve gözlerinin ışıltılı olup olmayışıyla sürekli tanıklık yapar. Ve öğretmenin tanıklığı, onun öğretmen oluşunun yansıması olur. Öğretmen Olmak Doğan Cüceloğlu İrfan Erdoğan
Kitap Alıntısı
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.