Bir gün gelir insan olmaktan utanırsın ve ne yazık ki bu ne ilk ne de son olacaktır... Kitabın konusuna kısaca değinmek gerekirse; doğanın milyonlarca yıldır tıkır tıkır işleyen döngüsünün insan tarafından yıkımını iç içe geçen farklı olay örgüleri üzerinden anlatılıyor. Yazarın da söylediği gibi “insanoğlu menfaati uğruna yerküreyi bir limon gibi sıkabilir” doğadaki kendi türü de dahil bütün canlılara zarar vermekten asla çekinmez. Ana hikaye daha çok, dişi kurt Akbar, Taşçaynar ve ailesi üzerinde duruyor. Diğer önemli karakterler ise şunlar: Abdias, Bazarbay, Boston, Kence. Kitabın dili fazlasıyla yalın ve akıcıydı su gibi aktı gitti diyebilirim. Yazarın çoğu kitabını okudum hepsi güzeldi fakat bu gerçekten çok farklıydı. Etkisinden uzun zaman çıkabileceğimi sanmıyorum, ağlamaktan helak oldum, yüreğim dağlandı. İnsan doğaya zarar verdikçe, doğa da er ya da geç karşılığını verecektir ne demişler etme bulma dünyası... Her canlı özeldir ve yaşam hakkı vardır. Biz insanoğlu, keşke bunu hep hatırlasak hiç unutmasak belki de böylece dünya çok daha güzel bir yer olabilir kim bilir... Yazarın da söylediği gibi “İnsan için en güç olan, her gün insan olarak kalmasıdır...”
Cengiz AytmatovDişi Kurdun Rüyaları