·435 syf.····Okunma: 24 Mayıs 2025 03:11 1. dünya savaşı sonrası almanya ekonomik krizinin yarattığı enflasyon döneminde farklı insan ilişkilerini konu ediniyor.Ekonomi, şiir, felsefe, psikoloji, aşk, cinsellik, siyaset gibi farklı konulara değinilmiştir.
Baş kahramanımız mezar taşı satıcısı ludwig ve akıl hastası isabelle arasındaki diyalogları dikkat çekicidir.Bu diyaloğda fizik kurallarıyla kurduğumuz basit gerçeklikleri sorgulamaya yönlendiriyor.
* Ağaçlıklı yoldan geri dönüyorduk. Karanlıkta ateş böcekleri uçuşuyordu. İsabelle birden olduğu yerde durdu.
«Duydun mu?» diye sordu.
«Neyi?»
«Toprağı. At gibi sıçradı. Çocukken uyuduğum zaman hep yere düşeceğim diye korkardım. Yatağıma beni bağlasınlar isterdim. Yerçekimine güvenilebilir mi?»
«Tabii. Ölüme güvenebildiğin kadar.»
«Bilmiyordum. Sen hiç uçmadın mı?»
«Uçakla mı?»
Hafiften küçümseyen bir edayla, «Uçakla mı?» dedi. Uçakla herkes uçabilir. Rüyada uçtun mu?»
Uçtum. Ama bunu da herkes yapamaz mı?>
«Hayır.»
«Sanırım her insan rüyasında uçtuğunu görmüştür. Hem bu sık görülen rüyalardandır.»
İsabelle, «Bak gördün mü?» dedi. Ve sen tutmus yerçekimine güveniyorsun. Ya günün birinde yerçekimi ortadan kalkarsa? Ne olur o zaman. Sabun köpüğünden balonlar gibi ordan oraya uçuşuruz. O zaman imparator kim olacak? Ayağına en ağır prangayı bağlamış olan mı, yoksa kolları en uzun olan mı? Ve o zaman insan bir ağaçtan aşağıya nasıl inecek?»
Bunu ben de bilmiyorum. Ama prangaların da buna bir yararı dokunmaz. O zaman onlar da hava gibi hafifleşecektir.» sayfa : 288