Kitaba büyük bir heves ile başladığım halde konusu itibariyle o kadar bunalttı ki artık bitmeli dedim. Son sayfalara da sırf kitap bitsin diye devam ettim. Açıkçası yazarın Bozkurtlar kitabından sonra bu kitabı okumak beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Bunun sebebi ise kitap çok güzel bir şekilde başladı ve kitabın ilk 50 sayfası mükemmel ilerledi fakat bir dönüm noktası da var ki Gökçen kız ile tanışma ve sonrası. O bölüme kadar her şey güzel ilerliyor, Osmanlı'nın Fetret Devri'ni anlatan ilgi çekici bir konu. Yıldırım Bayezit'in ölümünden sonra çocukları Mehmet bey, İsa bey, Süleyman bey ve Musa bey arasında oluşan iktidar savaşı. Bu şehzadeler arasından İsa Bey iktidarı ele almaya uğraşırken durumun aleyhine ilerlediğini görerek evdeşi Bala Hatun'u ve karnındaki çocuğunu çok güvendiği bir isim olan Çakır ile bir obaya kaçırtıyor. İktidar savaşını kaybeden İsa Bey'in vefatından sonra oğlu Murat doğuyor. Babası iktidarı kazansa belki bir sonraki padişah olacak olan bu çocuk bir Türk obasında derme çatma bir evde, üstü başı yırtık büyüyor. Derken bu çocuk yetişkinliğinde Çakır gibi Osmanlı ordusunda Sipahi oluyor ve kendi öz ana ve babasını onu yetiştiren nenesi ölene kadar da öğrenemiyor. Bu anlattığımız Murat'ın lakabı Deli kurt. Obada yaptığı delilikler ona bu lakabı taktırıyor.
Sonrasında ise Deli Kurt`un hayatı Gökçen oluyor...
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız