“Sığamadık yeryüzü sofrasına.
Kibir denizinde boğulmuşuz da haberimiz yok.
Değirmenimiz susmuş, unumuz bitmiş, fırınlarımız da kararmış, kalplerimiz gibi...”
Oyuncu, senarist, yönetmen ve hekim kimliğiyle tanıdığımız Ercan Kesal, Peri Gazozu’nda yaşamının farklı evrelerinden süzülen anıları yalın ama sarsıcı bir dille aktarıyor. Kitap, adını babasının Avanos’ta sattığı Peri Gazozu markasından alıyor ve ona ithaf edilerek, daha ilk sayfadan itibaren okuru güçlü bir baba-oğul hikâyesinin içine davet ediyor.
Kesal’ın çocukluk anılarından tıp eğitimine, Anadolu’da geçen doktorluk yıllarından siyasete ve sinemaya uzanan yolculuğu; kısa, çarpıcı hikayeler aracılığıyla anlatılıyor. Her biri ayrı bir döneme, ayrı bir ruh haline açılan bu 30 metin, hem kişisel hem toplumsal belleğe dokunuyor.
Peri Gazozu yalnızca bir anı kitabı değil; aynı zamanda edebiyatla iç içe geçmiş, gözlem gücü yüksek, incelikle yazılmış bir yaşam kaydı. Kesal’ın dili süssüz ama derinlikli; anlatılar sade ama etkileyici. Bir Zamanlar Anadolu’da filminin senaristlerinden biri, Üç Maymun ve Vavien gibi filmlerde iz bırakan bir oyuncu olarak, sinemadaki anlatı gücünü bu kez kelimelere yükleyerek karşımıza çıkıyor.
Tanıdık coğrafyalar, tanıdık duygular… ama her biri, Ercan Kesal’ın gözünden yeniden anlam kazanıyor. Peri Gazozu, yaşanmışlığın ağırlığını taşıyan ama aynı zamanda umutla bakan bir kitap; sade bir anlatının içinden yükselen güçlü bir ses.
Peri GazozuErcan Kesal
Peri GazozuErcan Kesal · İletişim Yayınevi · 20196bin okunma