Utanırım,
Utanırım fıkaralıktan,
Ele, güne karşı çıplak...
Üşür fidelerim,
Harmanım kesat.
[...]
Kalmışım bir başıma,
Bir başıma ve uzak.
Biliyor musun?
Ahmed Arif (s.189)
Murat MenteşAlper CanıgüzEmrah Serbes ve Hakan Günday ‘ın roman karakteri olarak yer aldığı, Menteş’in alışılageldik mizah ve kurgusuyla keyifle ve tebessümle okuduğum bir kitap oldu Ucuz Romancılar .
“Teoman şarkısında 'Her şey yalnızlıktan' diyor ya, aslında herşey, tüm bu yaşadığımız hoyratlık, delilik, rezalet, aymazlık, şiddet... hepsi yoksulluktan." (s.190)
Güncel sorunlara, yoksulluğa değinilmiş ve olası durumlar hikayeye çok güzel enjekte edilmiş.
“Biz galiba, kitaplar sayesinde, düzgün bir hayatın bilgisine ulaşmışız.” (s.193)
E o kadar yazar karakter olunca, kitaplar da ön planda olmalıydı.
“düşünceler toplumu değiştirmese de, bir durumu kelimelere dökmek, istikbali hayal etmek vazgeçilmez değerde." (s.196)
Rüya içinde rüya, bir inception durumu, düşünceler bütünü. Düşünmek güzeldir, elzemdir.
“Açıkçası, insanları birbirine sanatın yaklaştırdığını fakat en çok aptallığın kenetlediğini düşünüyorum.” (s.197)
Aptallık nedir ki acaba? Ya da tersi nasıldır? Hangi kavram nedir, ne değildir? Keskin ayrımlar var mıdır? Ve bizler neye ne kadar uyuyor, hangilerinin kesişiminde var olabiliyoruz?
Ve kapanış;
“İlkelliğin modası ne çabuk geçti?”
(Kapak, yazısı yani :))
Ben keyif alarak okudum, akıcı bir dil, ama yer yer zorlayıcı kavramsal ve anlamsal ifadeler içeren klasik bir Menteş eseri olmuş diyor, tavsiye olduğunu da ekliyorum.