Gönderi

Düşlüyorum, o hâlde varım!..
Puan vermedi·238 syf.··
2025 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2025 19:00
İhsan Oktay Anar ,1990 sonrası Türk edebiyatının postmodern çizgideki önemli yazarlarından biridir. Kendine özgü bir dili olan yazarın romanlarında anlatıcı, geleneksel anlatılar ile günümüz postmodern edebiyatı arasında bağ kurması açısından değerlidir. Romanlarında tarih, felsefe, din, mitoloji gibi önemli yapılardan yararlanır. Tarihi bir hazine olarak gören yazar, tarihle kurgusal türler arasında bağ kurmaktadır. Yazar, insanın bilme ve ölümsüz olma tutkularının yanısıra düş ile gerçeğin çatıştığı çatışmalar içerisinde öykü içinde öykü tekniği ile Puslu Kıtalar Atlası’nı kaleme almıştır. Bunu yaparken de arka planda felsefi yapıyı kullanıp kurgu ile tarihi harmanlamıştır. Postmodernizmin bir tekniği olan metinlerarasılığı son derece başarılı bir şekilde kullanıp bu tekniği bilip de belirli bir seviye ulaşmış okuyucuya hitap eder. Kitap üç epigraf ile başlar: Birincisi Carmina Burana metininde alınan bir alıntıdır. İkinci ve üçüncü epigraf ise Tevrat’tan alınmış boşluk ve şeytan kibrini ortaya koyar. Yazar, eserinde Şeyh Galip’in Terci-i Bendi’nde yer alan “Ah minel aşk ve min’el garaib” cümlesini kullanmasıyla da yazarın alıntı tekniğinin ne kadar da başarılı kullandığını gösterir. Romanın felsefe kurgusunu Descartes’in “Düşünüyorum o hâlde varım.” cümlesinin alıntılanması üzerine kurar. Yazar, Puslu Kıtalar Atlası’nda Uzun İhsan Efendi’nin harita çizme isteğini, Piri Reis’in çizdiği haritasına gönderme yapar ve kurgu ile gerçeği harmanlar. Kitapta yer alan bu tür alıntı, parodi tekniklerini zenginleştirmek mümkündür. Kitabı okumadan önce bu tür metinlerarasılık tekniklerini bilmek kitabı anlamamızı sağlamakla beraber Anar’ı anlamak için de bir kilit noktası olacaktır.
Edebiyat & Roman
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,6bin okunma
·
56 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.