Gönderi

SEVGİNİN, VİCDANIN, MERHAMETİN DEVRİMİ!
10/10
·1724 syf.··
Beğendi
·
2025 45. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2025 21:04
Herkese selamlar sevgili 1K ailesi… Çok mutluyum, çünkü uzun zamandır okumayı planladığım o muhteşem başyapıtı bitirmiş bulunmaktayım. Henüz çaylak bir okur iken 500 sayfalık kısaltılmış bir versiyonunu okumuştum ve dünyam sarsılmıştı. Şimdi 1700 sayfalık tam metnini okuyunca ise dünyam alt üst oldu, yer değiştirdi adeta! Bu kitabı tarif etmeye kelimeler yetmez fakat ben naçizane kendi yorumlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum. O muhteşem karakterlerle tanışmaya, olağanüstü olay örgüsünün içine girmeye hazırsanız incelememe başlayayım :)) Kitap okuyan ya da birazcık genel kültüre sahip hemen herkes bilir bu kitabın konusunu; bir parça ekmek çalan Jean Valjean’ın 19 yıl kürek mahkumluğu ile cezalandırılışını… Peki bu kadar basit gibi görünen bu konudan nasıl 1700 sayfalık bir eser çıkmış ve nasıl birçoklarına göre dünyanın gelmiş geçmiş en iyi romanına dönüşmüş? Nedir kitabı bu kadar değerli kılan şey? Aslında bunun bir değil birçok sebebi var. Bunlardan en önemlisi bana göre sorgulattığı, irdelediği konuların zamana bağımlı şeyler olmaması, yazıldığı dönemde de günümüzde de bundan 500 yıl sonra da vicdan, sevgi, merhamet, adalet gibi kavramların insanoğlunun ilgisini hep celbedecek olması. Bu konuları işleyen çok kitap var, hem de çok başarılı klasikler var, Sefiller’i diğerlerinden ayıran başka bir şeyler de olmalı derseniz, işte o noktada da derim ki Sefiller’i diğerlerinden ayıran şey yazarının “Victor Hugo” olması! Öyle bir dili var ki Hugo’nun, öyle karakterler çıkarmış ki ortaya, öyle bir işlemişti olayları adeta bir örümceğin ağını örmesi gibi, bir dantel gibi örmüş.. Devleti, sistemi, yasaları, toplumu, burjuvayı, ahlak anlayışını, ruhban kesmini, aristokrasiyi yerden yere vurmuş kalemiyle. Yasaların insaniyet olmadan, vicdan olmadan bir hiç olduğunu ve adaleti getirmediğini, devlet dediğimiz kurumun aslında büyük bir yanılsama olduğunu, ahlaksız diye, hırsız diye, suçlu diye etiketlenen, önyargı ile baktığımız ve aşağıladığımız insanları o batağa yine bizlerin yani toplumun ve devletin el ele ittiğini çok çarpıcı ve mükemmel bir şekilde ilmek ilmek işlemiş. İşte Sefiller’i Sefiller yapan bunlar. Şimdi biraz detaylandırayım karakterleri ve olayları… Jean Valjean… Yeğenlerinin karnını doyurmak için bir ekmek çalıyor ve hapse atılıyor yukarda da dediğim gibi. Hapse girmeden önce çalışkan, iyi kalpli, merhametli olan o genç adam kürek mahkumiyetiyle geçen yıllar boyunca o iğrenç ortamda, o ağır şartlarda bütün iyi niyetini, insani duygularını kaybediyor. Halbuki özünde iyi kalpli bir insandı o.. Çektiği cezanın onu düzeltmesi gerekirken tam tersine merhametsiz kalpsiz bir insana dönüştürüyor. Yasaların adaleti kağıt üzerinde biçimsel olarak işleyişinin ne kadar yetersiz kaldığını, bir “suç” işlenirken altında yatan sebeplerin ancak vicdani ve insani bir bakış açısıyla değerlendirilmesi ile adaletin tam olarak sağlanabileceği gerçeğini tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Hapisten çıktıktan sonra kürek mahkumu etiketiyle çaldığı her kapının yüzüne çarpması, iş bulamaması, aç kalması, kış soğuğunda sokakta kalmasıyla artık kalbi taşlaşıyor Jean Valjean’ın. İşte tam da bu noktada öyle birisiyle karşılaşıyor ki karakterimiz ilahi bir dönüşüm yaşıyor.. Psikopos Bienvenu… Bu iyiliğin, merhametin, sevginin timsali adam Jean Valjean’a öyle bir yaklaşıyor ki onun o kömürleşmiş yüreğini eritiyor adeta. Köpeğin bile kulübesinden kovduğu Jean’i sofrasına buyur edip en güzel çarşaflarda yatıran bu mübarek adamın yaptığı iyilikler onun yüreğini oynatıyor adeta.. Ve psikoposun en son yaptığı şey, işte o tasvir edilemez an Jean Valjean’ın dönüşümünü başlatıyor. Jean Valjean kalan hayatını mutlak bir iyiliğe, dürüstlüğe adayan bir insana dönüşüyor böylece… Sevgi ile merhamet ile iyilik ile bir insana yaklaşmanın kutsallığını, ilacını, şifasını iliklerimize kadar hissediyoruz o anlarda. Hugo insanların değişimine, dönüşümüne inancını vurguluyor bu karakter ile. Kötü diye tanımladığımız insanları aslında toplum yaratıyor diyor; önyargı ile dışlayarak, sefalete sürükleyerek. Halbuki merhametin, şefkatin, sevginin iyileştiremeyeceği, dönüştüremeyeceği insan yoktur diyor. Bütün semavi dinlerin, bütün kadim öğretilerin insanlığa seslenişi aynı aslında tıpkı Hugo’nun seslenişi gibi: “İnsanı sevin, merhamet edin, iyilik edin. Çünkü kötülüğü ancak iyilik ile yenebilirsiniz!” İşte psikoposumuz da Jean Valjean’ın içindeki kötüyü iyilikle yeniyor. Yasaları, devleti, otoriteyi temsil eden bir karakterimiz var: Javert! Bu karakter de benim için unutulmazlar arasına girdi. Tam bir idealist olan, devletin, kanunların mutlak haklılığına inanan, asla yanılmayacağını düşünen bir adamdan bahsediyorum. Onun gözünde suç işlemiş birisi artık insan değil sadece bir mahkumdur. Yüreğinde zerre merhamet yoktur sefil insanlar için. Ona göre bir kere suç işlemiş birisi kötüdür ve düzelme ihtimali yoktur, ömür boyu suçlu kalacaktır. Roman boyunca da Jean Valjean’ı kovalayıp durur. Fakat en sonunda öyle bir şey yaşar ki, Jean Valjean öyle bir hareket yapar ki Javert’in inandığı bütün değerler; yasalar, devlet, hukuk sistemi, adalet anlayışı… hepsi ama hepsi bütün dünyası başına yıkılır. Jean Valjean’ın merhameti, iyiliği karşısında ezilir ve altından kalkamaz. Ve bizler bir kez daha kötülüğe karşı ancak iyiliğin galip gelebileceğini anlarız. Ahh Javert! Kitap boyunca kendine sövdürtüp son anda üzdün bizi… Ve Fantine… Ahhh Fantine ahhh… Suç ve Ceza ’da Raskolnikov bir hayat kadını olan o muhteşem insan Sonya’nın önünde eğilip diyordu ya hani; “Ben senin değil, insanlığın çektiği acılar önünde eğildim!” diye; işte biz de bu kitabı okurken yine bir hayat kadını olmaya sürüklenen Fantine’nin acıları önünde diz çöküyoruz gözyaşlarımızla. Çocuğuna bakabilmek için namusuyla gece gündüz çalışan, saçlarını, dişlerini satan bir kadının; toplumdaki ahlak bekçileri tarafından “ahlaksızlığa” sürüklenmesini çok trajik biçimde okuyoruz. Peki nedir bu ahlak? Nedir bu namus? Belki de hepimizden daha namuslu ve ahlaklı olan Fantine gibi karakteri, bedenini satmak gibi aşağılayıcı bir şeye iten toplum ve sistem en büyük namussuz, en büyük ahlaksız değil mi? Bu karakter üzerinden bambaşka bakış açıları kazandım. Fantine’i siz de unutamayacaksınız… Cosette, Marius, Gavroche, Eponine, Thenardier, daha sayamayacağım bir sürü karakter var. Bunların her biri ile bambaşka dünyaların içine giriyoruz. Her bir karakter bir şekilde birbirine bağlanıyor. Cosette ile masumiyeti, Marius ile aşkı, Thenardier ile kötülüğü iliklerimize kadar hissediyoruz. Kitap sadece olay örgüsü ile ilerleyen bir roman değil. Hugo’nun tarihi, felsefik ve siyasi görüşlerini işlediği bir eser görevini de üstleniyor. Olay akışı ara ara bölünüp sayfalarca Paris’in kanalizasyon sisteminden, bir manastırın mimarisinden, Waterloo Savaşından, ayaklanmalardan bahsediliyor. İtiraf ediyorum bu bölümler bazen bitmek bilmiyor. :))) Buralar biraz canınızı sıkabilir fakat kitabın artıları o kadar çok ki, böylesine muazzam bir eser için Hugu’cuğumun içini dökmesine katlanıyorsunuz. :)) Kitabın sonlarına doğru çıkan ayaklanmada devrimciler ile muhafızların barikat savaşları muhteşemdi. ABC dostlarındaki her bir karakterin ve her birinin yaptığı fedakarlıklar, toplum için, ezilen sefil halk için, inandıkları dava için ölüme gitmeleri çok etkileyiciydi. Fakat ne yazık ki kraliyet de olsa cumhuriyet de olsa, rejimlerin adı değişse de yoksul halk hep eziliyor. İktidara geçen, gücü eline alan kesim geldiği yeri hep unutuyor işin sonunda. Hayvan Çiftliği ‘nde olduğu gibi “Bütün domuzlar eşittir, fakat bazıları daha eşit.” muhabbetine dönüyor olay maalesef. Kitap bitince Hugo size şunu sorgulatıyor: Asıl sefil kim? Yoksul olan mı yoksa merhametsiz olan mı? Suçlu olan mı yoksa onu oraya iten toplum mu? Her okurun mutlaka ama mutlaka okuması gereken bir eser. Mümkünse tam metin okuyun, zira kısaltılmış versiyonları anlatılmak isteneni tam vermiyor. Sevgi ile, merhamet ile, vicdan ile doğruluk ile kalın kitap dostlarım.. Keyifli okumalar diliyorum…
Edebiyat
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,2bin okunma
··
2.369 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu eserle ilgili incelemeleri özellikle takip ediyorum. Şimdiye kadar okuduklarım arasında en iyilerden biri ✨👌🏻 Özellikle katmanlı yapısını ve duygusunu aktarışınız muazzam, heyecanlandım okurken, bir kez daha..🫠 Döneme dair detayları ile de enfes bir inceleme olmuş ✨🤌🏻 Ben de okumak için hazırlık yapıyorum. Bu açıdan esere ısındıran, kendinize has aktarımınızla daha da bağlayan bir tesiri oldu.. 🌸 Emeğinize, kaleminize ve dahi yüreğinize sağlık..☺️🌼✨
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Hatice ℘ ֶָ֢⋆ ben de sizin okuduğunuzdaki yorumlarınızı bekliyor olacağım.. 😇 Teşekkür ediyorum, bilmukabele.. 🦋🌸
Bismillah diyip başlamama (özellikle bu incelemeden sonra) çok az kaldı 🤭🌸
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Pınar Kaya Ahahaha ben de sizin kadar heyecanlıyım başlamanız konusunda 🤭🫠 Umarım en kısa zamanda nasip olur 🌸💜
Yine muhteşem bir inceleme daha. Sefiller hem kitabını okuyup hem de mini dizisini izlediğim ve bende ayrı bir yeri olan bir klasiktir. Ve de Jean Valjean benim kahramanımdır. Son nefesine kadar İnsan kalmayı başarabilmiş, insani vasıfları en iyi taşıyan ve yaşatan roman karakteridir. Zaten diğer karakterleri de çok güzel yorumlamışsın. Dediğin gibi okumasını bilen herkesin mutlaka bu klasiği deneyimlemesi gerek. Tebrik ederim 🙏👍
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Sҽɾƙαɳɳ Çok teşekkür ederim Serkan Bey vakit ayırıp okuduğunuz için 🙏 Benim de unutamadığım, en sevdiğim karakterlerdendir Jean Valjean. Her şeye rağmen insan kalabilmek, kötülük yapabilecek imkanın varken iyiliği seçmek, bunlar insanı insan yapan erdemler ve karakterimiz de bunun muhteşem bir örneği kesinlikle.. Jean gibi insanların çoğalması umuduyla.. 🍀😇
İnceleme mükemmel olmuş Emine abla 🌸 Sefiller benim de okuma listem de ne zaman sıra gelir bilmiyorum ama okumaya başlamadan önce bidaha senin incelemeni okurum☺️
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim canım 🌸 Kesinlikle okunması gereken bir eser, fakat bence vaktinin gelmesi lazım faydalı bir okuma olabilmesi için. O açıdan kendini hazır hissettiğinde okumanı öneririm. Şimdiden keyifli okumalar 🤗🫶🏻🧡