Çıktığı günden beri beklediğim bir kitaptı ve sonunda okuyabildim. Okuyanlardan Kan ve Külden 'le Dikenler ve Güller Sarayı 'na
benzediğini duyunca açıkçası merakım daha çok arttı. Yani benim iki seriye de olan aşkım öyle böyle değil (๑˙❥˙๑). Sevdiğim çok şey vardı. Fantastik unsurlar olarak Fae'ler, eş bağı, Vampirler, Tanrılar,başka dünyalara açılan geçitleri kullanmış yazar ve hepsini birleştirip kendi hikayesi yapmayı başarmış bence. Yaratılan dünyayı sevdim. Karakterleri zaten bitirdi beni. Kızımız Saeris güçlü olmak zorunda kalmış biri kendini ifade etme tarzını sevdim. Beyimiz Kingfisher'sa yaşadıkları yüzünden kendini herkesten soyutlamaya çalışan biri (kıyamam neler yaşamış ya (╥﹏╥).) ve gözündeki cıva nedeniyle delirmenin eşiğinde ayrıca kendisi Gamzeli bir Shadow Daddy daha ne olsun ლ(´ ❥ `ლ)
Carrion bambaşka bir mesele okuduğum her saniye beni benden aldı. Keyfine düşkün, komik ve gördüğü ilginin farkında olan karakterlerin her zaman yerleri ayrıdır benim için ve Carrion kesinlikle en üst sıralara yerleşti. Kitabı hiç sıkılmadan heyecanlı bir şekilde okudum. Özellikle son sayfalar harikaydı. İkinci kitabı hemen istiyorum!!!!!!