8/10
·216 syf.··
2025 71. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2025 08:26
Sene 93-94 Demir Perde henüz yıkılmış, İnsanlar sudan çıkmış balığa dönmüş, kimse ne olacak bilmiyor, Hele Bosna'da savaşların en iğrenci yaşanmakta, Böyle bir ortamda Fürüzan, gazeteci kimliğiyle büyük imparatorluğun ardılları ve ya yeni cumhuriyetin uzantıları olan Türk ve Müslüman halkların haline şahit olup bize aktarıyor, Tanıklıklar eski Yugoslavya coğrafyası, Bulgaristan ve Yunanistan'dan , her bölgenin ayrı hikayeleri var. En kötüsü elbette Bosna Hersek; Bir ulus başka bir ulusu aşağılayarak yok etmek için kadınlarına tecavüz yöntemini kullanmış, evet stratejik bir yöntem olarak, yani tüm bu tecavüzler sapıklıktan ve ya bireysel hayvanlıktan değil, emir-komuta zincirinde bir ordunun uyguladığı bir tür savaş taktiğiydi. Mülteci kamplarından korkunç tanıklıklar var, hepsini hiç yumuşatmadan yazmış. . Bu durumun ve savaşta yaşanan daha pek çoklarının bir başka Yugoslav cumhuriyeti olan Makedonya'da yaşayan Türklere etkisi gençleri radikalleştirmek olmuş. Bir grup cihatçı olmuş başka bir grup Hitlerci ve Ülkücü.. Yaşlı kuşakla tartışıyorlar neden bu partizanlarla bir olup savaştınız, 'keşke Hitler galip gelseydi' diyorlar. . Yaşlı kuşak ise 'Tito döneminde her şey iyiydi'den başka bir savunma yapamıyorlar.. Aslında bu Rumelinde, Yunanistan'dakiler hariç Türk toplumu komünist yönetimden oldukça memnunmuş, öyle anlaşılıyor Bulgaristandakiler de 'Jivkov delirene kadar her şey güzeldi' den başka bir şey söylemiyorlar. Burda delirmeden kasıt birden tüm Türk halkının isimlerini değiştirme gibi abukluklar. Saçmasapan şeyler yaşanmış. O dönem haricinde bu insanların Türkiye'ye toplu göçler yaşandığı için ülkede etkinliklerini kaybetmesinden başka bir şikayetleri yok. Onların asıl şikayetleri komünizm sonrası geçiş döneminin doğal sorunları diyebileceğimiz, işsizlik ve diğer ekonomik konular, bunlar eski dönemde söz konusu olmayan şeylerdi. Yunanistan'da yaşayan soydaşlarımızın sorunu ise bambaşka, Yunan faşizmi.. Türk demenin yasak olması var, bu baya baya yasak, anayasal olarak yasak. Hapis cezası var. Türk sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olabilir, ülkede yaşayan Türkçe konuşan müslümanlara ise Yunan Müslümanı deniliyor. Ya da Pomak, Çingene gibi başka etnik isimler de olabilir, Türk denmesin de ne denirse densin yani. Türkiye'den göçmüş Rumlara bile aleni ayrımcılık var ülkede. Batı Trakya gezisini Yunan sivil polislerin eşliğinde gerçekleştirebilmişler. Böyle şeyleri anca Çin doğu Türkistan'da falan yapar ve Çin'in demokrasi iddiası yoktur, ama Yunanistan'a sorsak kendilerini demokrasinin beşiği olarak görür.. Tarihte Girit, Teselya, Mora örneklerinde olduğu gibi yapabilseler Batı Trakya halkını da tamamen ortadan kaldırırlardı. Hatta ellerinde güç olsa Makedonya'dan Ankara'ya kadar tek bir Yunan dışı unsur bırakmazlardı, öyle bir 'vibe' alıyorum bunlardan. Türk'ten kalan Tarihi eserlere neler yaptıklarından hiç bahsetmiyorum. Bizim yazarın da tüm bunlara ve çok daha fazlasına şahsen tanık olmasına rağmen halen çiçek böcek nazım hikmet edebiyatı yapması biraz gıcık ediyor okurken ama o kadar olur, sonuçta edebiyatçı, canı da sağolsun yazacaktım ama geçtiğimiz yıllarda öldüğünü hatırladım, hatırası sağolsun o zaman
Balkan YolcusuFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2018148 okunma
·
294 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sonunda biraz şaşırdım böyle oldum 🤭😅 Eline sağlık zor bir kitaptı ama çok açıklayıcı ve faydalı bir inceleme olmuş.🙌🏼👏🏼
palermo
Gönderi Sahibi
Evet ya saçma olmuş, konuşur gibi yazmışım 🙂