Gönderi

Çocuk ya Caniyle Empati Kurarsa?
Puan vermedi·80 syf.··
2025 245. kitabı
12 yaşındayken Ömer Seyfettin’le tanışanlardanım. Sınıftan bir çocuk kalkıp bu hikâyeyi anlatmıştı. Öğretmen, onu hayranlıkla dinliyor, tacizin detay detay işlenmesine hiç ses çıkarmıyordu. Sınıfın kızlarına düşen utanmaktı; erkeklerde ise utandırmanın zevki vardı. Bu yaşanılanların gerçek olduğunu ve elbette anlatılması gerektiğini düşünüyorum. Ama okuyucunun çocuk olmaması gerekirdi. Ömer Seyfettin okumak demek, sınıftaki çocukların tacizi gülerek anlatması olarak kaldı aklımda. Şimdi, saygı duymak adına hikâyeye yeniden döndüm. Fakat rahatsız eden şeyin değişmediğini fark ettim. Kurbanın gözünden değil, caninin gözünden anlatıyor yazar. Kadının bedenine, acısına, direnişine değil; o bedeni gözleyen, işkence eden, yok etmeye çalışan bir bakışın içinde kalıyoruz anlatı boyunca. Ömer Seyfettin bu anlatımı saldıranın gözünden kurarak, vahşeti olduğu gibi ortaya koymak istemiş olabilir. Ama bu tercihle birlikte başka bir şey olur: Vahşet yalnızca gösterilmez, detaylandırılır, izlenir, hatta neredeyse estetize edilir. İşte burada anlatı, bir tür şiddet fetişizmine; kurbanın acısı karşısında duyarsız bir seyirliğe dönüşür. Bu anlatım biçimi, okuru fark etmeden şiddetin hissiz bir izleyicisi hâline getirir. Oysa bu tür hikâyelerde, anlatının görevi yalnızca göstermek değil, hissettirmek olmalıdır. “Beyaz Lale”de direnen kadın bedenden ibarettir. Bize yalnızca bedeninin güzelliği anlatılır. Direnişi bile bir et görüntüsüyle iç içe geçmiştir. Kadın kahraman, bir sembole indirgenmiş, bir temsile sıkışmıştır. Onun insanlığı, duyguları, korkusu, hayalleri yoktur. Ve bütün bunlar yaşanmış olduğu için insan sesini kolay kolay çıkaramaz bu hikâyeye karşı. Gerçek bir acının, olmuş bir vahşetin izleri anlatılır. Ama bir başka tarafın da bağırmak ister: çünkü bu yaşanan böyle anlatılmamalıydı. Tuhaf bir sorumluluk ve isyan duygusuna sıkıştırıyor bizi metin. Atalarımızın acılarını unutmak değil niyetimiz ama bir kadının bedeninin şekli de aklımızda kalsın istemeyiz. Anlatı buna imkân tanımaz. Anlamak isteyen okur, anlatıcının bakış açısından kurtulmak için çabalamak zorundadır. Beyaz Lale' nin en rahatsız edici tarafı, şiddetin büyüklüğü değil; şiddetin anlatım biçimidir.
1000Kitap
Beyaz LaleÖmer Seyfettin · Söğüt Yayınları · 20001,564 okunma
·
638 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ellerinize sağlık harika bir inceleme olmuş. Size katılıyorum. Edebiyat topluma yön verir. Bu nedenle her yazarın dikkatli olması gerekir.
Gamze Furat
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim 🙏 Yalnız olmadığımı bilmek, güç veriyor.