Gönderi

Sır
10/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Sır (1990) "Aramakla bulunmaz. Ama bulanlar ancak arayanlardır. " Sır hikâye kitabı ilk baskısını 1990 yılında yapmıştır. Sekiz hikâyeden oluşan kitap bitişte bir şekilde ilk hikâyeye ulaşır. Kitapta birbirine bağlı şu sekiz hikâyeden oluşmaktadır: “Sır”, “Tarihin Çöp Sepeti”, “Politik-Vizyon”, “Her Ne Var Âlemde”, “Aramakla Bulunmaz”, “Mürit”, “Satılık Huzur”, “Cüz Gülü”. Bu başlıklardan her biri ayrı bir hikâyeyi anlatmış olsa da Sır’dan Cüz Gülü’ne kadar ortak bir kahraman olan “Efendi” anlatılmaktadır. Eserlerinde yabancılaşmayı, değişimi sıkça konu edinen Mustafa Kutlu Sır’da da tekkedeki yabancılaşmayı, değişmeyi anlatmayı tercih etmiştir. Eserde şeyhliğin zamanla geçirdiği değişimler anlatılmıştır. Mustafa Kutlu, bu eserinde, günümüz dünyasında varlığını sürdüren bir tarikatın, köyde başlayıpşehirde devam eden ve sonunda bir dağ başında nihayete erenhikâyesini anlatır. Eserin bütününe ustaca yerleştirilen ironiden dolayı Sır Mustafa Kutlu’nun bu alandaki en başarılı yapıtlarından sayılmaktadır. İlk hikâye olan Sır’da Efendi sıradan bir köylüye emaneti tevdi etmesi sonucu onun değişen hayatı konu edilir. Köylü Efendi’nin verdiği sorumluluğa layık görmese de itirazsız bu işi kabul etmek zorunda kalır. Önce köyde kendisine gelenlere himmet buyurur. Daha sonra eleştirilere maruz kalır veşehre taşınır. Orda da çeşitli mesleklerden insanlara yardımcı olur. Fakat burada yaşadıkları, gördükleri onu hiç tatmin etmez, mutsuzdur. En sonunda bir gün aynada kendine bakarken kalbinin içini de görür. Cübbesini çıkarır, sarığını yere koyar tekkeden çıkar. Ardından da “efendi sır oldu” söylentisi yayılır. Tarihin Çöp Sepeti isimli hikâyede bir yazar ve onun lise arkadaşı Hırt Oktay arasında geçen konuşmada Efendiye gidip gelmeleri anlatılır.. Politik-Vizyon’da Avukat Halim Bey’den politikadan, particilerden bahsedilirken yine Efendi’nin adı geçer. Her ne var âlemde bir âlim zatın bir şeyhe intisab etmek istediğinden, şeyhin de ona kitaplarınızı ve yazdıklarınızı suya atıp buraya öyle gelin dediğinden dem vurulmaktadır. Nitekim bu bölümde Köprülü’den, Tanpınar’dan ve daha nice önemli edebiyatçılardan, eserlerden söz edilmiş ve o âlim zat kitaplarını suya atıp Efendinin yanına gitmiş, onun sır olduğunu öğrenmiştir. Aramakla Bulunmaz’da bir ticaret erbabından, onun hayatından ve Efendi’nin bu kişiyi nasıl yola getirdiğinden bahsedilmiştir. Mürit’te Anadolulu bir gariban medhini duyduğu efendiyi ziyaret etmek, hikmetli konuşmalarından feyiz almak, duasıyla bereketlenmek için minicik bir hediye ile İstanbul yollarına düşüyor. Efendinin dergâhına vardığında himmete muhtaç olanın kendisi değil Efendi olduğunu anlıyor. Satılık Huzur’da ise metinlerarasılık göze çarpmaktadır. Burada yazarımız Ya Tahammül Ya Sefer isimli kitabındaki İlhan, İlhan’ın babası Prof. Âsım Bey, dava delisi Kerim ve Murat’tan ve efendiden bahsetmiştir. İlhan memlekete gelir gelmez Efendiye uğraması gerektiğini düşünmektedir. Cüz Gülü’nde ise Sır’daki efendisinin kendisine görev tevdi ettiği gariban köylü, yani yeni efendi kendisine tayy-i mekân nasib olduğunu, esrarının aslının da bu olduğunu söylemektedir. “Kitapta yer alan hikâye koleksiyonu, tekke çevresinde insanın topluma, mekâna, çevreye, kendine yabancılaşmasını ve gittikçe yalnızlaşmasını dikkatlere sunan bir görünüme sahiptir. Yazar, insanın arzu ve istekleriyle modernizmin yarattığı çözülmeyi ve kopuşu kurmaca dünya içerisinde ustaca ifade etmesini bilir. Sır için söylenecek toplayıcı hüküm, Mustafa Kutlu’nun modern dönemde yoksullaşan insanımızın iç dünyasının yansıma alanlarından biri olan tasavvuf merkezli hayat algısının içinde bulunduğu durumu eleştirel bir dikkatle, abartıya, alaya ve yüceltmeye gitmeden edebi eser seviyesinde ele aldığı ve asıl sırrın sırsızlık olduğu anlamı olacaktır. Bu hikâye bağlamında bir sır aranacaksa o da insanın özüne, tabiata, saflığa, birliğe dönmesi gerektiği şeklinde anlam kazanacaktır. İnsanın yabancılaşmışlığını ve yalnızlığını aşması, kendisi olması bununla mümkündür. ” . M. Fatih Andı’ya göre burada hikâyesi anlatılan köylü şeyhi Red cephesinin neferlerindendir. Buradaki sırroluşun tasavvufi bir boyutu olsa da, diğer taraftan da modern hayat tarafından kuşatılmış ama kökleri mazide olan bir geleneksel hayat salikinin kökten tepkisidir. Kutlu, bu kitabında bir dönemin panoramasını çıkarır. Sır bir hikâye olmanın ötesinde sosyal hayata tutulan bir ayna görevini üstlenir. “Kutlu kentli insanı, kentteki değerler sistemiylebütünleşmiş ya da modern değerlerin bir kısmını benimsemiş olarak kurgulamaktadır. Kentli insanın çok para kazanma, belli bir makama erişme ve yaşamda çeşitli bireyselmenfaatler kazanma arzularını birçok hikâyesinde –bilhassa Sır hikâyesindevurgulamaktadır”. Nitekim yazarın kitabı hakkındaki şu değerlendirmeleri söylediklerimizi desteklemektedir. “Bu hikâyelerde esasen şeyhin kendi iç macerası verilmekle beraber, memleketin içinde bulunduğu sosyal, kültürel ve siyasi şartlar söz konusu edilmektedir. Sır kitabı bir bakıma 1980 sonrası Türkiye’de çok ön plana çıkan tarikat ve cemaatlerin, bir takım dini muhtevalı görüntülerin özüne, bu alanda yaşanan çalkantı ve çelişkilere de dikkat çeken bir kitap oldu. ” Sır yazarın yazdığı eserler arasında tasavvufun önemli olduğu eserler arasındadır. Mustafa Kutlu’nun tasavvufa bakışı dışardan değil, içerden bir bakıştır. Önce yok olmayı bilmeliyiz ki, sonra var olmayı bilelim. “Bir boy aynasında kendimi gördüm. Sarıklı, cübbeli, sakallı, heybetli bir adam. Lakin artık gün görmekten olacak çehresi iyice beyazlamış, yanakları pembeleşmiş. Ellerime baktım, tombul tombul olmuş. Aynada bakarken kendime, nasıl bir fütuhat olmuş ki, kalbimin içini de görüverdim. Orada ne gördüm, onu burada söyleyemem. Hal ehli bilir. ” “Kutlu kentli insanı, kentteki değerler sistemiyle bütünleşmiş ya da modern değerlerin bir kısmını benimsemiş olarak kurgulamaktadır. Kentli insanın çok para kazanma, belli bir makama erişme ve yaşamda çeşitli bireysel menfaatler kazanma arzularını birçok hikâyesinde –bilhassa Sır hikâyesinde vurgulamaktadır. ”
Edebiyat
SırMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 202110,2bin okunma
·
86 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.