️ “Her insan kendi kaderinin mimarıdır.”
Varlık ve Hiçlik, ilk sayfasından itibaren okuyucuyu yalnızca felsefi kavramlarla değil, kendilikle yüzleşme cesaretiyle karşı karşıya bırakıyor.
Jean-Paul Sartre, bu eserde varoluşçu felsefenin temel taşlarını örerken insana dair çok temel bir iddiada bulunur:
“İnsan, kendini her an inşa eden bir projedir.”
Bu kitapla birlikte fark ettim ki; özgürlük, yalnızca bir hak değil, aynı zamanda kaçamayacağımız bir sorumluluk. Sartre’a göre Tanrı yoksa, insan kendi anlamını yaratmakla yükümlüdür.
Yani:
Kendi değerlerini sen seçersin.
Kendi yolunu sen çizersin.
Ve yaptığın her seçim, seni var eder.
Kitap boyunca sık sık karşımıza çıkan iki temel kavram var:
• Kendinde varlık – değişmeyen, nesnel gerçeklik
• Kendisi için varlık – insanın kendi üzerine düşünebilen, anlam yaratabilen hali
Bu fark sayesinde insanın bilinciyle yarattığı “hiçlik” aslında onun özgürlük alanıdır. Sartre bunu hem çok katmanlı hem de oldukça cesur biçimde ele alıyor.
İlk bölümler felsefi açıdan yoğun ve zaman zaman yorucu olabilir. Ancak birkaç sayfa sonra kitabın diliyle kendi iç sesiniz arasında bir bağ kuruluyor.
Benim için bu kitap:
Düşünsel olarak sarsıcı,
Kimi cümlelerde yutkunarak ilerlediğim,
Ama sonunda kendimi daha sahici tanıdığım bir yolculuk oldu.
Okuyacak olanlara önerim:
Sabırlı olun. Not alın.
Ve sadece kelimelere değil, onların zihninizde yarattığı yankıya da kulak verin.
Çünkü bu kitap sizi okurken dönüştürebilir.
Okuma sürecim boyunca “özgürlük” kelimesiyle aramda bambaşka bir bağ kuruldu.
Artık ne zaman seçim yapsam, Sartre’ı hatırlıyorum: “Seçmemek de bir seçimdir.”
Varlık ve HiçlikJean-Paul SartreFillerin Ütopyası1000felsefe1000Kitap