Gönderi

Sadullah Efendi'nin bu şekilde hayatının kolay geçeceğini az çok tahmin edebiliyordum. Ama tüm mesele kolaylıkta mıydı? Kolay geçen bir hayatta kolay sorular mı sorulmuştu? Hayat elbet herkes için aynı değildi, hem de hiç. Ama saplantılı olmayan ve sonu akla veren bir rahatsızlık ve kusurluluk duygusunu tüm çektiğim eziyetlere rağmen daha makbul buluyordum.
Alıntı
·
17 Gösterim
1 Yorum
Esra
Gönderi Sahibi
Başlangıçta oğlum olmadan veya iyice bebekken, onun beni dürten ve ömür boyu rahatsız eden şeylerden uzak ve temassız kalmasını istemiş, daha sıradan bir hayatı öngörmüştüm. Ama vakit geçip de onunla iki insan olarak karşı karşıya geldiğimizde onun, benim ve dünyanın rahatsızlıklarına bigâne kalmasının beni ahmak, beceriksiz bir marazi olarak görmesi olduğunu anladım. Ben de onu dünyanın mevcudunu şöyle bir omlet gibi çevirip de yanmış tarafına bakamayan, yanık kokusu alamayan, çiğ ile pişmişi ayırt edemeyen olarak görüp tercihini de kolaydan yana yapacaklardan olduğunu anlayınca, bir de becerilerini de zayıf ve omuzsuz tanıyınca oğlum benim devamım mı, dünyanın devamı mı şaşırdım.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.