BARBARLARI BEKLERKEN-J.M.COETZEE,211 sayfa
Utanç ve Demir Çağı dan sonra yazardan okuduğum üçüncü kitap . Barbarları Beklerken Güney Afrikalı olan yazar kitaplarında mutlaka Güney Afrika’ya göndermeler yapar.
*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*
Kitapta olaylar hayali bir imparatorlukta geçer.Geniş topraklara yayılmış imparatorluğun en uzak bölgesinde yaşayan Barbarlar güya ayaklanmak üzeredir ve imparatorluğa baş kaldırmıştır. Barbarları bastırmak üzere gönderilen Albay ve askerleri bölgede büyük bir kıyım ve vahşet başlatırlar.İnsanlara korkunç işkenceler yaparlar.Kale surlarının dışında yaşayan ilkel yerli halk kasaba halkı ile ticaret ilişkisi sürdürüp barış içinde yaşarken Albayın tanımı ile barbarlar,Albay’ın kışkırtması ve algı ile büyük bir kıyıma uğrarlar. Bir süredir başkentte barbarların silahlandığı ve isyan çıkartmak istedikleri söylentileri yayılır.
*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*
Olayları o bölgede yaşayan görevli Hakimin ağzından dinliyoruz.Kitap masum bir halkın nasıl kıyıma uğradığını anlatırken aynı zamanda orta yaş dönemine gelmiş hakimin aşk hayatını ve erkeklere özgü yaşlılık dönemlerinde yaşadıkları cinsel sorunları da anlatmaktadır.
*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*
2003 Nobel Edebiyat Ödülü alan yazar bu kitabı ile 1980’de Güney Afrika’daki büyük bir saygınlığı olan Central News Agency Edebiyat Ödülü’ne değer görülmüş.
*_*_*_*_
”Bir imparatorluk ordusunun yaylar, oklar ve paslı tüfekler kullanan, çadırlarda yaşayan, hiç yıkanmayan, okuma yazması olmayan adamlar tarafından yok edilebileceğini kimse kabullenemiyor…”
*Bence kitabın özeti bu olsa gerek…