Demir Çağı

J. M. Coetzee
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 40 dk.
Sayfa Sayısı:
200
Basım Tarihi:
3 Eylül 2024
Yayınevi:
Sia Kitap
Orijinal Adı:
Age of Iron
ISBN:
9786256685147
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

5/10
·200 syf.·
2024 30. kitabı
2003 nobel edebiyat ödülü sahibi bir yazar tarafından kaleme alınan ve Güney Afrikada yaşanmış acı olaylardan kesitler sunan bu eseri daha büyük bir beklenti ile almıştım. Ancak hikaye ve anlatım tarzı malesef bana pek hitap etmedi. Belki gelecekte tekrar okuduğumda farklı bir tat bırakacaktır.
Edebiyat & Roman
Demir ÇağıJ. M. Coetzee · Sia Kitap · 2024299 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2025 47. kitabı
DEMİR ÇAĞI-J.M.COETZEE,200 sayfa Nobel Edebiyat ve Booker dahil pek çok ödüllü yazar J.M.Coetzee’den “Utanç” romanından sonra okuduğum ikinci kitabı Demir Çağı,Güney Afrika’nın Apartheid rejimini anlatan,”Demir Çağı” ele alan bir kitaptır.Nedir Apartheid rejimi?… ******************** Apartheid, Afrika'nın güneyinde bulunan Güney Afrika Cumhuriyeti ile bu devlete bağlı Güneybatı Afrika'da 1948-1994 yılları arasında resmî devlet politikası olarak iktidarda bulunan Ulusal Parti hükûmeti tarafından uygulanan ve bu doğrultuda yasalar çıkartarak ırksal ayrımcılığı savunan sistemdir. ************************* Kitap, Güney Afrika ırkçılığına ilişkin en çarpıcı edebiyat eserlerinden biri olmaya devam etmektedir. Yazar ‘Demir Çağı’ romanında yıllar süren ırkçı politikaların yarattığı şiddet ortamının ve bunun bireyde yaptığı tahribatın izlerini kitapta çok güzel anlatmış. *************************** Kitap,kanserden ölmek üzere olan yaşlı profesör Mrs.Curren’in Güney Afrika’daki hayata dayanamayıp,bir daha dönmemek üzere Amerika’ya kaçıp orada kendine yeni bir hayat kuran ,evlenip çoluk çocuğa karışan kızına yazdığı veda mektubu ile başlamaktadır. Mrs.Curren doktor randevusundan geldiği gün kapısında evsiz,sokakta köpeği ile yaşayan bir adamla karşılaşır.Zamanla aralarında ilginç bir dostluk başlar. ***************************** Mrs.Curren’in siyahi hizmetçisinin ergenlik çağındaki oğlunun vahşice öldürülmesi,siyahların kasabalarının yakılması,gençlerin işkence ve ırk ayrımcılığı görmesi Mrs Curren’in yaşamının son günlerinde bu haksızlık ve şiddet dolu sahnelere şahit olması hele hizmetçinin oğlu Bheki’nin işkence görmüş cesedi ,ırkçı beyaz yönetimin şiddet içerikli yönetimi Mrs.Curren’in Apartheid’in gerçek yüzünü ancak
Demir ÇağıJ. M. Coetzee · Sia Kitap · 2024299 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 12:09
Kanser hastası, tek yaşayan bir kadının, Amerika’ya yerleşen kızına yaşamının bir kesitini aktarmasından oluşan çarpıcı derinlikte bir eser. Eski profesör bir yandan evine giren yeni kişilerle olan ‘yeni düzenini’ anlatır. Öte yandan edebiyatın güçlü çağrışımlarıyla hayata ve kendi öz yaşamına ışık tutar. Evine sığınan bir evsiz ve köpeği ise onun en yakını olacaktır. İkili ilişkileri ilginç bir seviyede; normal zamanlarda karşılaşamayacak ya da sokakta geçerken bakıp geçeceği bir kişi, gerçek hayatta son anlarını geçirdiği birine evrilir. Kitabın bir yönü de Güney Afrika’daki iç çatışmaları, ırkçılığı, sosyal dengesizliği göz önüne getirmesi. Yazarın okuduğum ilk kitabı, hissettiğim ise tüm kitaplarını alıp okuma isteği.
Alıntı
Demir ÇağıJ. M. Coetzee · Sia Kitap · 2024299 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 21. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 20:58
Demir Çağı, ilk bakışta sakin ve kişisel görünen ama altında çok sert bir toplumsal kırılmayı taşıyan bir roman. J. M. Coetzee burada klasik anlamda “olay anlatmak” yerine; vicdan, suç ortaklığı, yaşlılık, ölüm ve insanın kendi içindeki çürüme hissini anlatıyor. Üstelik bunu çok sessiz, neredeyse soğuk bir dille yapıyor. Ama o soğukluk insanı daha fazla vuruyor. Romanın merkezinde hasta bir kadın var. Hayatının son dönemine yaklaşırken hem kendi bedeniyle hem de yaşadığı toplumun çöküşüyle yüzleşiyor. Hikâye boyunca kişisel bir ölüm hissi ile bir ülkenin ahlaki çürümesi paralel ilerliyor. Coetzee’nin en güçlü yanı da burada ortaya çıkıyor: büyük politik meseleleri slogan atmadan, tek bir insanın yalnızlığı üzerinden hissettirebilmesi. Kitabı okurken sürekli şu duygu oluşuyor: “İnsan kötülüğe ne kadar yaklaşınca onun bir parçası olur?” Roman bunu doğrudan cevaplamıyor ama karakterlerin sessizlikleri, korkuları ve çaresizlikleri üzerinden düşündürüyor. Dil açısından bakınca eser oldukça ağır bir atmosfer taşıyor. Süslü değil; hatta yer yer kupkuru denebilecek kadar sade. Ama bu sadelik bilinçli. Coetzee okuru duygusal manipülasyonla etkilemeye çalışmıyor. Olanı önüne bırakıyor ve seni rahatsız edici bir dürüstlükle baş başa bırakıyor. Bu yüzden kitap bittiğinde akılda olaylardan çok hisler kalıyor. Romanın en etkileyici taraflarından biri de “yakınlık” meselesi. İnsanlar birbirlerine gerçekten yardım edebilir mi, yoksa herkes en sonunda kendi yalnızlığına mı çekilir? Özellikle ana karakter ile çevresindeki bazı insanlar arasındaki ilişki çok katmanlı ve yoruma açık ilerliyor. Kimse tamamen iyi ya da tamamen kötü değil.
İnceleme
Demir ÇağıJ. M. Coetzee · Sia Kitap · 2024299 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 19:58
Demir Çağı J. M. Coetzee ile tanışma kitabım oldu. Kendisini uzun süredir görüyor ve merak ediyorum. Bu kitabı da hediye gelince bekletmeden okumak istedim. Eski klasik diller öğretmeni olan yaşlı Bayan Curren, ölümcül bir kansere yakalandığını öğrenir. O gün hastaneden çıkıp evine geldiği sırada, evinin yakınlarında perişan kılıklı bir evsiz adam ve köpeği ile karşılaşır. Önce onları kovmaya çalışır ancak kaderci ruh haliyle, onların etrafında olmalarını bir koruyucu melek misali kabul eder. Afrika'da yaşayan Bayan Curren, Amerika'ya göç etmiş kızına mektup yazmaya karar verir. Ama her şeyi kaleme alır. Hastalığını paylaşmaz, o öldükten sonra öğrensin ister. Tek başınadır. Dışarı da karşılaştığı evsiz, Bay Vercueil'i evine davet eder. Ne kadar kötü kokusu, patavatsızlığı, alkolizmi ile Bay Vercueil onu sına da, yalnız kalmak istemez. Birde yazdığı tüm mektupları o öldükten sonra kızına postalayacak olan bu evsiz adamdır. Aynı zamanda Güney Afrika'daki Apartheid'e karşı bir mücadele konu ediniliyor. Kısaca Apartheid nedir bahsedecek olursak; 20. yy'ın ikinci yarısında Güney Afrika Cumhuriyetinde devletin yasaları ile çoğunluk olan siyahilere ayrımcılık yapılmasıdır. Beyazlara üstün ırk kabul edilmiştir. Öyküye dönecek olursak, Bayan Curren'da siyahi hizmetçisinin oğlu ile bu mücadeleye dahil oluyor. Ancak bu mücadele yer yer bana biraz zorlama geldi. Tabi bu durum mücadelenin kendisi ile değil de konuda sırf anlatılmak için anlatılmış gibi geldi. Coetzee'nin ilk okuduğum kitabı olduğu için dilini sevdim mi emin değilim. Ancak yazarın insanlık ile ilgili ele aldığı konular hala o kadar gerçekçi ve doğru ki...
Edebiyat
Demir ÇağıJ. M. Coetzee · Sia Kitap · 2024299 okunma
Demir Çağı
10/10
·200 syf.··
2025 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2025 22:59
Bu kitapta kanser hastası olan emekli öğretmen bir annenin kızına yazdığı mektuptur. Çocuğuna olan özlemini, sevgisini, acısını; huzuru bozulmasın diye yazdıklarıyla dile getiren bir anne. Annesinin yaşadıklarından habersiz olan bir evlat. Ne kadar da acı bir durum değil mi? En yakınımız olduğu halde en uzakta olan en sevdiğimiz insanlar olabiliyor. Bu kitap bunu sorgulatıyor. Hastalığımız da, sağlığımızda, üzüntü ve sevincimiz de en sevdiğimiz insanlar yanımızda olsun isteriz. Vermek istediği asıl mesaj ise budur diye düşünüyorum. Kitaptaki asıl olay ise; emekli öğretmenin yanında çalışan hizmetlisinin çocuğunun bir gün Siyahi oldukları için öldürülmesi ve arkadaşı da onun arkasından öldürülmesidir. Irkçı ayrımcılık ve devam etmekte olan şiddet bu iki olumsuzluk ne zamana kadar devam edecektir? Günümüz çağını düşünürsek halen devam etmekte olan bir konu diye düşünüyorum. Demir çağında yaşayan çocuklar.. O Demir çağını biz ebeveynler yaptık demir gibi anne ve babalardan gelen sonuç hiç şaşırtıcı gelmemeli. Öyle bir çağdayız ki eğitimin ve sevginin insanı alıp farklı bir pencereye yöneltebilecekken silah ve demirin çeşitli aletlerini çocuklarımız kullanabiliyor. Demir çağında ne farkı kalabiliyor ki? Ve bunları sağlayan da ebeveynlerimiz. Böyle bir karanlık ve katı olan bir durumdan bronz çağına ne zaman çocuklarımız geçecekler?
Edebiyat
Demir ÇağıJ. M. Coetzee · Sia Kitap · 2024299 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2024 64. kitabı
Mrs. Curren doktor kontrolünden sonra hayatının değişeceğini düşünmemişti. Böylece ülkesini terk edip Amerika'ya yerleşen kızına mektup yazmaya karar verir. Biz okur olarak bu satırları okumakla mükellef oluyoruz. Afrika'daki apartheid rejiminden dolayı yaşanan sürece birebir şahit olurken hem fiziki hem de ruhsal durumunun nasıl etkilediğini apaçık görüyoruz. Elizabeth Curren'ın hayatındaki son günlerindeyken evsiz olan Vercueil ile karşılaşır. Bu durum kitapta başka bir boyut açılmasına neden olacaktır. Hem kızından dolayı yalnız hissederken ölümle yüzleşmesini hem de ülkesinin nasıl ayağa kalkmasını okuyacağız. Sevgili Coetzee, asıl sorunu bu rejimin toplum üzerindeki ayrımı diye vurguluyor. Ülkesinin git gide bölünmesi tıpkı hastalığının onda yarattığı izlerle eş zamanlı gözlemliyoruz. Coetzee başka ne demek istiyor sizce? Beyaz bir insanın Afrika'daki yeri mi? Ya da toplumda bıraktığı derin yarayı en açık şekilde vurgulaması mı? Bunu okuyarak siz karar verebilirsiniz. Eşsiz bir kalem, kusursuz bir anlatım dendiği zaman akıllara gelen nadir yazarlardan biri Coetzee. Şahsen psikolojinizi sağlam tutmak kolay olmuyor. Kitaba verilen isim ise sona doğru açıklandığı çok açık. Toplumsal kitapları sevenler için özellikle tavsiyemdir. #demirçağı #ageofiron #jmcoetzee #siakitap
Roman
Demir ÇağıJ. M. Coetzee · Sia Kitap · 2024299 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2025 20:02
Kanserden ölmek üzere olan yaşlı profesör olan Mrs. Curren'in Güney Afrika'da hayatını kızından uzaklarda geçirirken, siyahilere uygulanan ırkçılığı da yakından görmek zorunda olarak son günlerini geçirmeye çalışmaktadır. Evinin önüne yerleşen evsiz siyahi bir adam ile yakın arkadaşlık kurar ve evine alır. Hizmetçisi siyahi olduğu için evi kundaklanır, erkek çoçukları da kendini korumak için yaşa dışı işlere bulaşır. Mrs. Curren, bu durumları yakından yaşar ve ne kadar yardımcı olmaya çalışsa da elinden hiçbir şey gelmez. Kitap, Mrs. Curren'in yaşadıklarını kızına mektupla anlatması şeklinde yazılmıştır.
1000Kitap
Demir ÇağıJ. M. Coetzee · Sia Kitap · 2024299 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2025 50. kitabı
Demir Çağı, yalın,derin, sarsıcı bir kitap.Ve her anlamda müthiş bir metafor. Bu kadar sade bir üslupla bu kadar güçlü bir metafor kullanmak yazarın becerisi. Mrs. Curren yalnız, yaşlı bir profesör. Kitap kanser olduğunu öğrendikten sonra onun kızına yazdığı uzun bir mektuptan oluşuyor.Güney Afrika'da Apartheid döneminin baskı, zulüm ve ırkçılığına yaşlı ve hasta kadının hassas yüreğiyle isyan ediyoruz. Mrs. Curren'in hasta olduğunu öğrendiği gün evinin yakınındaki evsiz Vercueil ile kurduğu dostluk kitaba ayrı bir boyut katıyor. Öldürülen gençler, şiddetin mahvettiği gencecik yaşamlar, ırkçılığın zalim yüzü, yaşlılığın yalnızlığın mahzun hali sade ama insanın yüreğine demir gibi oturan cümleler ile anlatılmış.Üslubunu diğer kitaplarından farklı bulmakla beraber beğendim.Mrs. Curren bu hasta ve yaşlı haliyle bir beyaz olarak Güney Afrika'da Apartheid rejiminin şiddet dolu uygulamalarına, ırkçı uygulamalarına direnmeyi öğrenir, konfor alanının dışına çıkar. Baskı rejiminin insan ruhunda yarattığı erozyonu çok güzel işlemiş eser. Reklam değil gönülden,güzel bir tavsiye.
Demir ÇağıJ. M. Coetzee · Sia Kitap · 2024299 okunma
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 22:33
birkutukitap sayesinde tanıştığım bir kitap oldu. Şubat ayı kutusunda gelmişti. Apartheid yıllarının sonlarında geçen, Güney Afrika da yaşanan olayları metaforlar ile çok etkileyici bir şekilde aktaran bir kitaptı. Irkçılık bu dünya kurulduğundan beri ne çok acı çektirmiş insanlara ve hala devam ediyor. En çok acıyı da masum halk çekiyor.
Duygu ve Düşünce
Demir ÇağıJ. M. Coetzee · Sia Kitap · 2024299 okunma

Yazar Hakkında

J. M. CoetzeeYazar · 21 kitap
John Maxwell Coetzee (9 Şubat 1940) şimdilerde Avustralya'da yaşayan Güney Afrikalı yazar ve akademisyen. Daha ziyade J.M. Coetzee olarak bilinir. 2003 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. Coetzee Cape Town'da doğdu. Babası avukat, annesi ise öğretmendi. Ailesi 17. yüzyılda ülkeye gelen ilk Hollandalı göçmenlerdendir.  İlk yıllarını Cape Town ve Worcester'da geçirdi. Bu dönemi 1997 yılında yayımlanan kitabı Boyhood'da anlatır. Cape Town Üniversitesi'nde matematik ve İngilize okudu. 1960'da İngilizce bölümünden, 1961'de de matematik bölümünden mezun oldu. 1960'ların başında Coetzee Londra'ya taşındı. Bir süre IBM firmasında bilgisayar programcısı olarak çalıştı. Bu dönemdeki tecrübelerini sonradan Youth (2002) adlı kitabında anlatmıştır. Doktorasını Teksas Üniversitesi'nde yaptı. 1971 yılına kadar New York Eyalet Üniversitesi'nde İngilizce ve edebiyat dersleri verdi. 1971 yılında ABD'de kalıcı oturma izni için başvurdu ancak Vietnam Savaşı karşıtı protestolardaki faaliyetleri dolayısıyla reddedildi. Sonrasında Cape Town Üniversitesi'nde İngiliz edebiyatı profesörlüğü yapmak üzere Güney Afrika'ya döndü. 2002 yılında emekli olduktan sonra Avustralya'da Adelaide'e yerleşti ve Adelaide Üniversitesi'nde araştırma görevlisi oldu. 2003 yılına kadar Chicago Üniversiesi'nde ders verdi. 6 Mart 2006 tarihinde Avustralya vatandaşı oldu. Romanlarının yanında Flamanca ve Afrikaan dillerinden tercümeler yapmıştır.