·208 syf.····Okunma: 28 Haziran 2025 14:33 Bion, radikal bir psikanalist. Bu radikalliği nesne ilişkileri kuramını, psikozu ve kavramları daha farklı yorumlamasından kaynaklanıyor. Ona göre, bebek bir şeyleri henüz söz ile temsil edemeden önce (söz öncesi) yaşadığı deneyimler ham halde ilerliyor. Bion bu deneyimlere beta öğeleri diyor. Bebek beta öğelerini isimlendiremediği için düşüncesine, bastırmalarına, temsiliyetine katamıyor. Bu durumda yaşadıklarının temsilinin bulması için bütün deneyimlerini annesine yansıtıyor, yansıtmalı özdeşim yapıyor. Anne, bebeğin ağlamasında onun "neyi?" olduğunu saptarken aslında bebeğin deneyimlerini düşünceye dönüştürerek bu deneyimleri söze katıyor, alfa öğelerine çeviriyor. Dolayısıyla, ona göre yansıtmalı özdeşim aslında bir tür iletişim biçimi. Psikozlarda da sorun beta öğelerini alfa öğelerine dönüştüremeden söz-öncesinde nesnelerinin tıkanıp kalması. Bion'un 1962 sonrası dönemi esasında daha önemli bana kalırsa. Fikirleri daha mistikleşiyor. İnsanın hakikate yönelip ona hiçbir zaman ulaşamamasından bahsediyor. Bu hakikati "O" diye isimlendiriyor. Bu da sözün-ötesinde kalan bir alan. Ancak, psikoloji camiası ne yazık ki eleştirel düşünüşten daha çok mesleki teknik ile ilgilendiği için Bion'un erken dönem düşüncelerini ön plana koyuyor. Eleştirel bir psikolojinin gelişimi için Bion önemli bir köşe taşı...