Gönderi

Puan vermedi·124 syf.··
2025 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2025 11:45
Doğubayazıt Paşası Mahmut Han'a ait bir atın Ahmet'in kapısına gitmesi ile başlayan, gelenek ve göreneklerimizi içine alan özellikle Doğu Anadolu coğrafyasıyla harmanlanmış, akıcı bir anlatıma sahip olan bu kitabı, efsaneyi, anlatılış tarzını çok ama çok sevdim. Efsane, Ahmet'in kapısına gelen atı geri almak isteyen Mahmut Han ve Ahmet'in uzlaşmazlığı ile başlar. Kitapta anlatılan adetler gereği kapına gelen hayvan veya insan sana Hak'tan gelmiş olarak kabul edilir ve ona sahip çıkılır. Ahmet de bu anlayış üzerine canımı veririm fakat at bana Hak emanetidir düşüncesindedir. Paşa Mahmut Han ise gerek otoriter tavrı gerekse kibri ve konumu itibariyle atını geri alma düşüncesindedir. Atı vermek istemeyen Ahmet'i zindana hapseder. O sırada 3 kızından biri olan Gülbahar ile Ahmet'in birbirini görmesi ve yakınlaşması üzerine efsaneye konu olan imkansız aşk başlar. Kitapta yoğun olarak gelenek ve göreneklerin işlendiğini, metaforların yer aldığını görmekteyiz. Ahmet'in atı 3 kere başka bir yere bırakıp atın 3'ünde de geri gelmesi üzerine atı Hak emaneti olarak görüp ona sahip çıkması. Bizdeki Allah'ın hakkı 3'tür söylemini aklıma getirdi. Diğer yandan Kitapta güçlü ve korkusuz bir kadın karakter olarak karşımıza çıkan Gülbahar'ı ayrıca sevdiğimi belirtmek isterim. Aşkı için ölümü dahi göze alan, her şeyden vazgeçme arzusunda olan bir karakter. Gülbahar, Ahmet'i zindandan kurtarmak için Memo'dan ona ne isterse vereceğini yeter ki Ahmet'i kurtarmasını istemiştir. Memo ise ondan yalnızca bir tutam saçını istemiştir. Ve ölmek pahasına bile olsa o bir tutam saç için Ahmet'i kurtararak kendi ölümünü göze almıştır. Burada aşkın hikmetini ve bir saç tutamının ne denli değerli olabileceğini de hissettiğimi belirtmek isterim. Günümüzde kadına verilen değerle kıyaslandığında insanın geçmişe imrenerek özlem duymaması elde değil... Diğer bir yandan Ahmet'e sahip çıkmak, Paşa'nın zulmüne dur demek için bir araya gelmiş güçlü bir halk var ve birlik olurlarsa kimsenin onları yıkamayacağını düşünmekteler. Nihayetinde de düşündüklerine erişmekteler... Burada da yazarın birleştirici gücü vurguladığını, halkın sesine verdiği önemi görmek mümkündür. İktidar/otorite hırsını ve onun yanında yeşeren kibri, zalimliği diğer bir yandan yiğitliği, yüce gönüllülüğü, merhameti, kadının gücünü ve aşkı anlatan nefis bir kitaptı. Bu kitabı okurken aklıma sık sık Dede Korkut KitabıDede Korkut Kitabı kitabı da geldi. Kitaptaki kültlere bolca çağrışım yaptığından tekrar okumayı isteği uyandırdı. Kitapta bolca yer alan Abidin Dino çizimlerini de yüzümde tebessümle incelediğimi söylemeden de geçmek istemem... Son olarak kitabı okuyanların filmini de izlemesi tavsiyemdir. İyi okumalar dilerim. :)
Edebiyat
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
·
62 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.