6/10
·400 syf.··
2025 30. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2025 00:06
Roma İmparatorluğu ile Batı Avrupa ve Kuzey Afrika üzerine tarih; I. ve II. Kartaca Savaşları üzerine araştırma; Hannibal üzerine ise bir biyografi sayılabilecek çok yönlü bir eser. Kitap, Kartacalı komutan Hamilcar Barca'nın sonunda Roma'ya mağlup olacağı I. Kartaca Savaşı'nın son dönemleri olan M.Ö. 247 yıllarından -ki Hannibal'ın da dünyaya geldiği tarihi işaret eder- başlıyor, II. Kartaca Savaşı'nın sonunda yine Roma'nın galip geldiği M.Ö. 202 yılında gerçekleşen Zama Muharebesine kadar detaylı savaş anlatılarıyla Hannibal'ın merkezde olduğu dolaylı alıntılar eşliğinde devam ediyor ve son olarak da Hannibal'ın sürgün dönemi ile Gebze'de ihanete uğradıktan sonra zehir içerek intihar ettiği M.Ö.183 yılındaki ölümü ile son buluyor. Kitap, antik ve bazı modern tarih araştırmacılarının - Batı'nın- kasıtlı olarak öcü, yamyam, korkutucu, insafsız bir komutan olarak gösterdiği Hannibal'ı, çok fazla kaynak eserden yapılan alıntılar ile destekler şekilde daha ayakları yere basan ve orantılı bir objektiflikle mercek altına alıyor. Sadece bu anlamda bile Hannibal hakkında süregelen değerlendirmelerin tekrar değerlendirmesi adına önemli ve derleyici bir kaynak. Yaşamı boyunca savaş stratejilerindeki üstün zekası, kurnazca taktikleri ve hatta tarihte kaydedilen ilk biyolojik savaş vermiş komutan olma özellikleri ile Roma'nın en büyük düşmanı haline gelen Hannibal'ın koca bir ordu ve filleri eşliğinde İspanya'dan başlayarak önce Pireneleri sonra Alp'leri geçtiği, ardından, bir gözünü kaybettiği Arno Bataklıkları ile birlikte Apenin'leri katettiği efsanevi yürüyüşün detayları, kitapta merakla okunan ve nasıl başarıldığını hayal ederken hayrete düşülen bölümler olacaktır. Daha küçük bir çocukken babasına verdiği kutsal söz ile tüm yaşamını Roma'nın çöküşünü görme fikrine adayan birinin, ettiği yeminle kendini vermek zorunda hissettiği savaşlarda Roma'nın inatçılığı ve kararlılığından dolayı nihayetinde başarılı olamadığı gerçeğinin yanında tüm bunların, içtiği ant bir yana, Kartaca'nın kurtuluşu ve özgürlüğü için yaptığını düşündüğümüzde -her ne kadar kendisi görmemiş olsa da- M.Ö. 146'da şiddetli bir sonla Roma'nın uzak bir sınır karakolu haline gelen Kartaca'ya da pek yaramadığı açık. Kendi döneminde Romalı komutanların savaşmaktan bilhassa kaçındığı, karada yenilmez bir ordu komutanı olması kimliğiyle, kurnazlığı ve taktik becerilerinin Scipio, Sezar, Napolyon gibi komutanlarca nesiller boyu taklit edilmesi, örnek teşkil etmesi ile Hannibal'ın, Roma'nın özellikle askeri ve dolaylı olarak idari alanda gelişmesinde, bu yönde ilerleyen Roma'nın kabına sığamayarak hızla oluşan İspanya, Galya, Doğu Akdeniz ve Orta Asya'daki yayılmacı politikaları ile Batı Medeniyetinin şekillenmesinde, kimsenin yerini dolduramayacağı kadar tarihte eşsiz bir öneme sahip olduğunu okuyoruz. Kitap, asırlarca hor görülen, üstü örtülen ya da görmezden gelinen kısımları da vurgulayarak bütünleyici bir araştırma çıktısı sunuyor.
Tarih
HannibalPatrick N. Hunt · Kronik Kitap Yayınları · 2019427 okunma
·
67 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.