R. F. Kuang Altı buçuk yedi arasında gidip geldim lakin bir internet noveli olduğundan aslında vadettiğini yeterince verdiğine karar kıldım. Fakat yazarın nepobaby oluşu hala içimi gıdıklıyor. Aldığı eğitimin 420k$'a maal olduğunu okuduğumdan beri istemsizce kendime "Bu parayı çıkaran metinler yazıyor mu gerçekten?" diye içten, hafif haset bir tonla sormuyor değilim. (Aldığı telif ücretiyle milyoner olmuştur herhalde ama parayı çıkarmaktan kastım edebi değer olarak.) Kuang Yale literatür mezunu, hala eğitimine devam ediyor sanırım. Yani üniversiteyle bağı kopmuş değil. Kuang'ın donanımlı biri olduğu metinde kullandığı teknikten tutun, seçtiği kelimelerden ve satır arası verdiği (bana hafif entel feridun havası veren :d) bilgilerden belli. Neyse ayak üstü bu kadar dedikodudan sonra kitaba geçelim. Juniper kesinlikle güvenilir bir anlatıcı değil, kitabın son sayfasında bunu yazar artık göze parmak sokma derecesinde gösteriyor ve benim canımı sıkan da biraz bu oldu. Çünkü Kuang sanki okuyucu kitlesinin aklına güvenmiyor gibi bazı çıkarımları bize bırakıp okuyucu ne alırsa artık, demek yerine kafamıza vura vura derdini anlatmaya çalışıyor ama bu kitabı çiğ iklime sokmaktan öteye gitmiyor. Şayet o son sayfalar ya da araya kamu spotu gibi giren "bakın hem beyazlar hem diğer etnisiteler sömürülüyor" minvalinde iç çektiren pasajlar olmasa da biz zaten okuyucu olarak hikayeden bunları çıkarabiliyoruz. Bir noktada gözden kaçan ufak bir mantık hatası mı yoksa hikayeyi tamamlayan o son puzzle parçası mı olduğuna karar veremediğim bir şey yaşanıyor. Juniper, çıkardığı üçüncü roman olan "Anne Cadı"nın giriş cümlesini Athena'nın yaratıcı yazarlık atölyesine yazdığı bir metinden alıyor fakat kalan tüm kısımları (en azından juniper'a göre :d dürüstlüğü sorgulanabilir) kendi yazıyor. Öyle böyle derken insanlar bu girişin Athena'ya ait olduğunu öğreniyorlar. Şöyle bir durum da var ki herkes Athena ve Juniper'ı en yakın arkadaş sanıyor. Şimdi ben şunu sorguluyorum, Juniper neden "İyi de Athena'ya zamnında o pasajı ben vermiştim, kendisi ufak bir ilham eksikliği yaşıyordu" demek yerine suçunu kabul etti? Bunu yalanlayabilecek olan tek kişi -Athena- zaten ölüydü. İnkar etse kim "hayır o öyle değil" diyebilirdi ki? Ama bu kitap aslında Juniper'ın insanlara kendini aklamak için yazdığı kitap olabilir, bu yüzden masumluğuna parmak basmak için bu yolu seçmiştir belki. Şahsen ben son kısımla birlikte bu kitabın Juniper'ın paçayı kurtarmak için yazdığı yalan ve gerçeği harmanlayarak sunduğu kitap olduğuna eminim. Hatta kitabın sonunda kitabı yazacağından bahsetmesi de kendi evrenindeki okuyuculara samimiyetini kanıtlama çabası. Juniper'ın ne kadar manipülatif bir karakter olduğunu göz önünde bulundurunca şahsen ne Son Cephe'yi ne de Anne Cadı'yı yazdığına inanmıyorum. Zaten kitabın başında Athena Juniper'a Son Cephe'yi gösterip bunun "BİTMİŞ HALİ" olduğunu söylüyordu ve juniper da kitabın ne kadar kalın olduğunu düşünüyordu. Ama Athena öldüğünde ve Juniper onun eserini çaldığında Son Cephe'den sanki birkaç sayfalık bir taslakmış gibi bahsetmeye başladı. Oysa ki dediğim gibi kitabın başında bu yığının 30 santim kalınlığında olduğu yazıyordu. 30cmlik bir sayfa topluluğu nasıl oluyorsa bir anda Juniper'ın değişen sözleriyle 3-5 sayfalık taslağa döndü. Zaten daha sonra kitap boyunca Juniper, biz okuyucuyu aslında Athena'nın taslağını tamamladığına, Athena'nın bu eserde çok az emeği olduğuna, neredeyse tüm sayfaları onun yazdığına inanadırmaya çalışıyor. Hatta bana kalırsa Athena, Juniper'ın anlattığı gibi başkalarının acılarını çalıp yazmıyordu. Juniper bunu yalnızca hikayedeki tek kötü olmamak için uydurdu. ••••••••••••••••••••••••. Bu kadar kafa açtığım yeter diye düşünüyorum hagskah boş zamanı olan, okuma listesi kabarık olmayanlar okusun derim. Ha, benim okumaya ayıracak kısıtlı vaktim var diyenlerse zaman kaybetmesin, okunacak çok daha iyi eserler var. Hatta bunlardan biri yazarın başka bir kitabı olan Haşhaş Savaşı serisi. Bunu pek beğenmediyseniz bile o seriye bir şans verin derim, onu yazarken daha genç ve deneyimsiz olmasına rağmen bence daha iyi.
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma