Puan vermedi·690 syf.····Okunma: 08 Temmuz 2025 19:21 Ölüm Yadigaları'nın adı şuradan geliyor ;
"Mürver Asa", dedi ve parşömene düz dikey bir hat çizdi. "Diriltme Taşı", dedi ve çizginin üzerine bir daire ekledi. "Görünmezlik Pelerini", diye bitirdi, hem çizgiyi hem daireyi bir üçgen içine alarak Hermione'nin merakını uyandırmış olan sembolü meydana getirdi. "Hepsi bir arada", dedi, "Ölüm Yadigarları".
Efsaneye göre, bu üç esere sahip olan kişi Ölüm'ün Efendisi olacaktı. Tabi Dumbledore'un teorisi;
"Peverell kardeşlerin, bu güçlü nesneleri yaratmayı başaran yetenekli, tehlikeli büyücüler olmalarının daha olası olduğunu düşünüyorum." Bence de bu daha mantıklı bir şey. Harry, üçüncü kardeş Ignotus Peverell'in yaşayan soyundan geliyor. Yani Görünmezlik Pelerin'inin sahibiydi, Ayrıca Dumbledore, Harry'nin ilk Quidditch maçında yakaladığı Snitch aracılığıyla Diriltme Taşı'nı da vasiyetnamesi gereği ona verdi , daha sonra Malfoy Malikanesinde Harry, Draco'yu etkisiz bırakınca daha önce Dumbledore'u silahsızlandıran Draco olduğu için Mürver Asa'nın da sahibi oldu. Kısacası başlangıçta Üç Kardeşin Hikâyesi'ni duyan Harry, Yadigarlar'ı birleştirerek Ölüm Efendisi olmak ve nihayetinde Lord Voldemort'u yenmek istedi. Ancak, merhum Albus Dumbledore'un Karanlık Lord'u yenmek için Hortkulukları yok etmesini istediğini bildiği için bu fikri sonunda reddetti .(Zor oldu) Harry, sonunda kısa bir süreliğine de olsa Yadigarlar'ın her birine sahip oldu. Ama kullanmak istemedi hiçbir zaman. Diriltme Taşı'nı ölüme teslim olmaya gittiği Yasak Orman'da bilinçli olarak bıraktı. Mürver Asa ile kendi asasını onarıp Dumbledore'un mezarına geri bıraktı. Ron şok geçirse de. Görünmezlik Pelerini zaten en zararsız ve baba mirası olanıydı. Aslında burası da biraz şaibeli. Çünkü babası öldürüldü, doğal olarak miras bırakamadı. Normalde diğer sahipler bilinçli bir şekilde oğullarına giydirerek miras bırakmıştı. Neyse orası İslam Hukuku'na göre işlemiyor demek istediğim, oğul babanın doğal mirasçısı görülmüyor böyle şeylerde ki Dumbledore'un vasiyet olarak kimlere ne bıraktığı da doğal kanıtı, çünkü yaşayan bir erkek kardeşi varken başkalarına miras bırakabildi. Şu an tamamen beyin fırtınası yapıyorum çünkü kafam aşırı karışık . Kitapla hiç alakası yok. Resmen Harry Potter okuyarak kendimi hayatta tutuyordum, boşluk yaşıyorum. Gerçekler, gerçek hayat çok anlamsız, yorucu. Neyse. Yaşıyoruz.
Neler neler yazarım ben normalde. O kadar önemsiyorum öğretilerini. Ama yok, gerçekten hiç hiç halim umudum yok. Yazınca ne oalcak? Hiç. Hayal gibi bir şey gördüm sanki. Böyle tanıdık bir şeyler okudum bitti. Geçti gitti işte... Bu kitabı anlatmaya kelimeler yetmez. Hakikaten böyle düşünüyorum. Her bir sayfası bir kitap kalitesindeydi. Sıfır çiğlik ya. Çeviri gerçekten de çok önemli bir şey. Nasıl bir çeviri yapmışsa zamanında adamlar hiç çiğ gelmiyor, bazen çok sevdiğim yazarların kitaplarında görürüm bunu. Bir burukluk verir. Bu çeviride bu sıfır işte. Bence mükemmel denen edebiyata yakın. Aksini söyleyebilecek olan varsa hodri meydan. Rowling kurguyu iyi yapmış olabilir ama çeviren de mükemmel çevirmiş. O kadar.
Çok abartmadan şu kadarını söyleyeyim; kitabın kapağını kapattığım an gidip Felsefe Taşı'na başlamak istiyorum. O derece. Bittiği için çok çok üzülüyorum. Son kitapta bu had safhaya ulaşıyor. Ne Rowling'in arada derede söyledikleri ne de hayran sayfalarında yazan şeyler... Beni bir tek kitaplar bağlar. Kitaplardaki her ayrıntıyı bilirim, nasıl özümsediğimi zaten anlatamam o da sayfalar doldurur. Yalnız şunu diyeyim ben gerçekten bir dolu ahlaki değerimi bu seriden aldım. Tabiri caiz ise iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı bu kitaplardan öğrendim. Ve hiç pişman değilim.
O yüzden benim arkadaşlık kavramım başkadır, aileden anladığım ayrıdır. Doğru doğrudur, yanlış yanlış, iyi iyidir, kötü kötüdür. Yalnız tüm kötüler ölüm yiyen, ruh emici seviyesinde değildir. Dünya ölüm yiyenler ve diğer insanlar diye ikiye ayrılmıyor. Biz de varız. Kenardan yürüyen. Önemli olanın dünya iyisi olmak olmadığını, asıl önemli olanın başlkalarına zarar vermeden yaşamak olduğunu bilenler. Varlığımızın fark yaratması dileğiyle...
Kitaptaki favori bölümüm: HOGWARTS SAVAŞI