Zalim Kardan Adam
8/10
·412 syf.··
Beğendi
·
2025 101. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 11:18
Evet bugün sizlere bir peri hikayesi anlatacağım. Ama peri deyince aklınıza Winx Club ya da ne bileyim işte Tinkerbell falan gelmesin bunlar biraz daha zalim zaten kitabın adından da anlaşılıyordur. Bu pericikler nasıl desem biraz fazla bize benziyorlar -her ne kadar insanları küçük görselerde- dalavere çeviriyorlar, ihanet ediyorlar, zevklerine düşkünler, can alıyorlar, taç için mücadele ediyorlar ve darbe yapıyorlar. Bir darbe sahnesi vardı ki görseniz ölen öldürene valla bunu planlayan kişi bile bu kadarını tahmin etmemiştir. Zaten tacı da tahtı da hiç umulmayan -daha doğrusu hem umulan hem de umulmayan- biri aldı son dakka golü gibi bişey oldu yani. Olaylar o noktaya nasıl geldi derseniz tabikide her haltta olduğu gibi bunda da bir ölümününün parmağı var -ismi lazım değil Jude-. Şimdi hikaye insan bir ailenin bir peri tarafından katledilişiyle başlıyor. Zamanında Peri Diyarı'nda insan bir kadın bir peri generale aşık olup onunla evleniyor hatta karnında da adamın çocuğunu taşıyor ama gel gör ki kadın en sonunda zanaatkar bir insanla kaçıp kendi dünyasına geri dönüyor. Ama nasıl dönüş, Madoc gittiklerini anlamasın diye yaşadıkları malikaneyi ateşe verip sahte cesetler falan bırakıyorlar arkalarında. Sonrada iki çocuk daha yapıp aileyi genişletiyorlar. Fakat bir gün General Madoc insan dünyasında da olsa bunları buluyor ve anlayacağınız üzere kadının ihanetini pekte hoş karşılamıyor. Sonuç olarak ana babayı öldürüyor ve kendi öz kızı dahil üç çocuğu da yanına alarak Peri Diyarı'na gidiyor. Neymiş efendim karısı ona ihanet etse dahi ona olan sevgisinden dolayı p*ç çocuklarına bakacakmış falan aman ne yüce gönüllüsün, o zaman karıyı niye öldürdün lan! Bu arada en büyük çocuk Vivienne yarı insan yarı periyken ikizler Jude ve Taryn dümdüz insan. İşte hikayede bizim bu üç kardeşin perilerin arasındaki yaşamını anlatıyor. Hikayenin dünyası çok güzel bayağı fantastik, mistik bir havası var ve cidden yazar periler hakkında ayrıntılı bir araştırma yapmış o yüzden kitabın geçtiği evreni ben cidden beğendim. İnsana o havayı kesinlikle veriyor. Buradaki ana karakterimiz Jude ve biz onun maceralarını okuyoruz. Dümdüz insanken perilerle eşit olmaya çalışıyor, şövalye olmak ve saraya kendince kapak atmak gibi hayallere sahip. Çünkü insanlar genelde Peri Diyarı'na efsunlanarak getirilir ve amele olarak kullanılır. Yani insanken iyi bir muamele görmek için ya önemli bir yeteneğin olacak ve şövalyelik, zanaatkarlık yapacaksın veya şarkıcı,çalgıcı olacaksın ya da zengin bir periyle evlenecekler. Jude annesinin örneğinden sonra bunun pekte iyi bir karar olmadığına kanaat getirerek şansını ilk seçenekten yana kullanıyor. İkizi Taryn ise biraz mal olsa gerek ki kendini bir Peri oğlanın kucağına atmaktan başka birşey düşünemiyor. Ablaları Vivienne ise tam kafa kız, içlerinden Madoc'un anne-babasın katili olmasını umursayan ve buna göre bir tavır takınan tek kişi. Kardeşleri ise bu konuyu sanki hiç umursamıyor şey kafasındalar " O ailemizi öldürmüş olabilir ama bize çok iyi bakıyor, baksanıza diğer perilerle aynı okula gidiyoruz." falan. Yahu siz ilk etapta zaten bu dünyaya ait değilsiniz peri okulunda okusanız ne yazar, kimse size hak ettiğiniz değeri veriyor mu? Hayır. Sizi ipleyen var mı? Hayır. G*tünüzü yırtsanızda günün birinde adam gibi bir yere gelebilecek misiniz? Yine ve yine kocaman bir hayır. En fazla biriyle evlenir birkaç yıl içinde sizden sıkıldığı zamanda kapı dışarı edilirsiniz ya da ananız gibi insan dünyasına dönmye kalkarsınız, her şekilde de geleceğiniz pek parlak değil ne yazık ki. Gelelim kitaba adını veren erkek ana karakterimiz Cardan'a. Zalim prensimiz yani. Gerçi ben bu lakabı çok doğru bulmadım açıkçası Lise Zorbası ya da Kardan Adam ona daha çok uyardı gibime geliyor. Çünkü herif güya Peri prensi ama okulda caka satan, millete sebepsiz dalaşan kabadayılar gibi takılıyor ortada birde kendine bir tayfa kurmuş ki hepsininde kafa yapısı ayrı, alayı gıcık. Tabi kolay ya bir insanla uğraşmak, prens diye diğer periler bile bizimkine birşey diyemezken kim güçsüz bir insandan karşılık vermesini bekler ki. Yok alay etmeler, gözdağı vermeler, tehdit etmeler, yemeğine çamur atmalar falan bir an kendimi şu avarelerin gittiği liselerin tekinde zannettim. Neyse konumuza dönelim neden Kardan Adam dediğime gelecek olursak öncelikle adıyla uyumlu olduğu için tabiki de sjsjsjsjsj ama tek sebep elbetteki bu değil. Bilirsiniz kardan adamlar kış mevsiminde oldukça heybetlidir, etrafın hakimi onlarmış gibi takılırlar ama yaz geldi mi, havalar ısınmaya başladı mı erir kalır ve tüm o havaları da kendileriyle birlikte buharlaşıp gider. Şimdi Cardan'a dönelim okul dolaylarında o da aynen öyle davranıyordu değil mi sınıfın kralıydı adeta herkesten güçlüydü ama ne zamanki abi faktörü eklendi denkleme işte o zaman Cardan'ında havası söndü. Ama yalan yok tüm bu kötü yanlarına rağmen birilerinden iyiydi, o birilerini de kitabı okuyanlar biliyor zaten. En azından bizim Cardan'ın ne halt olduğu belli bazıları gibi rol yapmıyor iyisiyle kötüsüyle tamamen şeffaf zaten hikayenin ilerleyen kısımlarında da kendisini gerçek anlamda daha iyi tanıyoruz ve işte o zaman ondan nefret etmek yerine sevmeye başladığımız an oluyor. Şimdi başka karakterlerde var elbette alayıda Peri zaten ama hepsi için ayrı ayrı bir açıklama yapmak pek bir zahmetli ki sizin için de okuması zahmetli olur o yüzden karakter değerlendirme faslını burada bitirelim sadece bizim kızları büyüten Madoc ve iyilik timsali Locke hakkında birkaç şey söylemek istiyorum o kadar. Öncelikle Madoc, bu adamın sevme şekli bir acayip kimi sevse kime değer verse günün birinde ona zarar veriyor, o yüzden onun gibi kimselere bulaşmak pek bir sakıncalı, zaten kana düşkün manyağın teki herif. Sonra Locke. Bakın siz siz olun bu hem gerçek dünya hem de kitap alemi için geçerli kim ki mükemmel davranıyorsa, iyiliğin, güzelliğin vücut bulmuş hali gibi ortada dolanıyorsa napın edin size yanaşmasına izin vermeyin. Mükemmel insan yoktur arkadaşlar -ya da burdaki örnekteki gibi peri- bu bir oyun, aşağılık bir rolden ibaret sadece keza tamamen iyi biri olmakta öyle çok çok küçük istisnaların dışında mümkün değil, kimse bütünüyle iyi niyetler gütmez öylesi olsa olsa safın teki olur. O sebeplede kitabı okurken bu uyarımı aklınızda bulundurun derim size kime güvenip kime güvenmemeniz konusunda yardımcı olacaktır. Aslında ben kitapla ilgili yorumlarda birçok kişinin ilk şahısla yazılmış olmasına laf ettiğini gördüm de bununla ne sıkıntıları olduğunu anlayamadım bir türlü, yani gayet akıp gidiyor işte. Bunun tek kötü tarafı olayları sadece Jude'un bakış açısından görmek ama hikayedeki en önemli kişi zaten o olduğundan bunun çokta büyük bir sorun olduğunu düşünmüyorum yani en azından benlik bir problem olmadı. Sonra çevirisiyle ilgili sıkıntı yaşadıklarını söyleyenler vardı mesela periler yöre şivesi falan kullanıyormuş. Yani ya ben düzgününü bulacak kadar Allah'ın sevgili kuluydum ya da insanlarda bir sıkıntı var bilemiyorum. Aslında ne yalan söyleyeyim kitapta konya şivesi görememek beni bir tık üzdü yani öyle birşey bekliyordum açıkçası. Birde şey güya Zalim Prens 'te düşmandan aşka konusu işleniyordu yani milletin dediği bu ama gelin görün ki öyle değil. Tamam Jude ve Cardan birbirinden hiç hazzetmiyor ve her fırsatta birbirine karşı gelmeye çalışıyor falan ama ortada cidden elle tutulur gerçek bir düşmanlık yok, olsa olsa geçinemeyen sınıf arkadaşı tablosu çizer bunlar o kadar biraz da zorbalık katkısıyla elbette. Ha bakın Cardan'ın tayfadan Valerian diye biri vardı işte asıl onunla yapılsa güzel bir Enemies to Lovers olurdu niye mi çünkü bu peri bizim kızı tam üç kere öldürmeye çalıştı ikisinde de neredeyse başarılı oluyordu Jude'da ona az saplamadı pıçağı gerçi. Hikaye bir noktadan sonra bizim ana karakterin hayatından ziyade taht mücadelesine evriliyor, Jude'da bu akıntıya kapıldı diyebiliriz çünkü en başında şövalye olmak isterken bu yönetici değişimi mevzusu ağır basınca güç kazanmak için taktik değiştirerek prensin casusu olmaya başladı. Sonra iyice olaylar arap saçına dönüyor. Darbeler gerçekleştiriliyor, kraliyet ailesindeki herkes ayrı telden çalıyor, Diyar'ın geleceği tehlikede, taht boş kaldı falan derken hop süpriz sonlu final. Gerçi kime göre neye göre süpriz o da tartışılır şöyle söyleyeyim zaten baştan beklenen olay evrilip çevrilip daha çetrefilli bir şekilde yaşanıyor tabi bu benim görüşüm siz ne dersiniz bilemem. Sonuç olarak güzel bir fantastik roman ve kesinlikle devamını en kısa sürede okumak istiyorum. Evreni güzel, karakterleri fena değil, olaylar ilginç, aksiyonu bol kısacası insana keyifli bir okuma deneyimi vermek için yeterince donanımlı o yüzden kesinlikle tavsiye ediyorum tabi eğer hala okumadıysanız.
1000Kitap
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,327 okunma
··
1.119 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Firefly
Gönderi Sahibi
🧚🏻‍♂️ Ana Seri, Peri Halkı Serisi: * 1. Kitap: Zalim Prens#277624459 * 2. Kitap: Lanetli Kral#288939119 * 3. Kitap: Hiçliğin Kraliçesi#289295621 🧚🏻‍♀️ Novella: Elfhame Kralı Öykülerden Nefret Etmeye Nasıl Başladı#291029299 🤴 * Yan Seri 1. Kitap: Yalancı Vâris#291670985 * Yan Seri 2. Kitap: Tutsağın Tahtı → ?
Şu seri kaç senedir kitaplığımda duruyor ama nedense bir soğuma geldi okumak için erteliyorum sürekli 🥹
Firefly
Gönderi Sahibi
zuzu•zuzy teşekkür ederim 😘💕