Martin EDEN'e karşı Giovanni DROGO
10/10
·517 syf.··
2025 139. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2025 14:17
Tatar Çölü "Tatar Çölü" ve "Martin Eden'e" Kimi insanlar hayatı boyunca bir şeylere ulaşmaya çalışırken, kimileri de neye ulaşmak istediğini bilmeden bekler. Jack London’ın Martin Eden’i ile Dino Buzzati’nin Tatar Çölündeki Giovanni Drogo, birbirinden farklı yollardan geçseler de aynı varoluşsal boşluğun kıyısında bulurlar kendilerini. Biri dibi görüp yukarı tırmanır, en tepeye ulaşır ama orada anlamı kaybeder; diğeri ise bir yükseklik vaadiyle başlar ama zamanla o yükseklikten sessizce silinir. Martin Eden, alt sınıf bir gençtir. Kendisini bilgiyle, çabayla, yazıyla yeniden yaratmak ister. Ait olmadığı bir sınıfa girmeye, entelektüel dünyaya katılmaya çalışır. Ancak yükseldikçe, ulaşmak istediği insanların yüzeyselliğini, sistemin içi boşluğunu fark eder. Maddi başarı, şöhret, kabul… Hepsi bir illüzyona dönüşür. Nihilizm onu sessizce içine çeker. Çünkü her şeyin bedelini ödemiştir ama karşılığında hiçbir şey almamıştır. En sonunda ise ulaştığı yerin anlamdan yoksun olduğunu fark ettiğinde, yaşamdan çekilir. Bu bir çöküş değil, bir isyandır aslında: Anlamı olmayan bir dünyada var olmayı reddetmek. Giovanni Drogo ise tam tersinden başlar. Kariyerinin başında, disiplinli bir subay olarak büyük bir geleceğe sahiptir. Onun hayali, büyük bir savaş, büyük bir başarı, bir kahramanlık anıdır. Ancak hayat, ona sürekli ertelemeyi, bekleyişi, küçük görevleri ve sessizliği sunar. Yıllar geçtikçe, “büyük an” bir türlü gelmez. Drogo, yaşamını bir anlam bekleyerek tüketir. Martin Eden gibi mücadele etmez, sorgulamaz, sadece bekler. Ve en sonunda, o büyük savaş geldiğinde, artık onun için çok geçtir. Gücü tükenmiş, ömrü harcanmıştır. Bu da bir tür intihardır — zamana teslim olmuş bir ruhun ölümüdür. Martin Eden’in hikâyesi, yükselerek varoluşla hesaplaşmayı, Giovanni Drogo’nun hikâyesi ise bekleyerek tükenmeyi anlatır. İkisinin de ortak noktası, hayatın sonunda kendilerini büyük bir boşluğun içinde bulmalarıdır. Ama bu boşluk, onların farklı yönlerden geldiği bir yokluktur. Martin, kendi elleriyle çıktığı merdiveni tekmeleyerek inerken, Drogo, hiç çıkamadığı merdivenin dibinde yavaşça kaybolur. Bu iki karakter, modern insanın iki uç deneyimidir: Çaba içinde anlamı yitirmek ve anlamı beklerken kendini yitirmek. Martin Eden ve Giovanni Drogo bize şunu hatırlatır: Uğruna yaşadığımız şeyler, gerçekten bize ait değilse, ulaştığımız hiçbir zirve bizi doyurmaz; beklediğimiz hiçbir an bizi kurtarmaz.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,4bin okunma
·
194 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.