"Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım."
10/10
·524 syf.··
2025 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2025 16:03
"Herkes bilsin, çok mutlu bir hayat yaşadım." Dedi Kemal. Peki gerçekten mutlu bir hayat mı yaşadı yoksa Füsun'la yaşadığı anlara ve Masumiyet Müzesin'de biriktirdiği eşyalara tutunarak mutlu bir yaşam sürdürdüğünü mü düşündü? Gerçi ne farkeder ki kendini kandırmış olsa bile mutlu olduğunu sandı. Şu ana kadar okuduğum hiçbir kitapta bir karakterin hissettiklerini bu kadar hissetmedim yaşadıklarını bu kadar yaşamış gibi olmamıştım ve tam okumam gereken yerde ve tam okumam gereken zamanda okudum. Bu yüzden benim için anlamı daha artmış ve daha çok etkilendim. Kemal'le Füsun'un aşkıyla ilgili söylemek istediğim çok şey var aslında ama Orhan Pamuk karakterlerin aşkı etrafında okuyucuya asıl vermek istediğini veriyor bu yüzden daha çok kitabın yazıldığı dönemin toplumsal olayları ve yazarı konuşmak mecburiyetinde hissediyorum. Çünkü kitabı bitirdiğimde üzerine yazılan incelemeleri okudum bir çok konuda çok eleştiri almış. Kitabın şişirilmiş bir balon olduğu, Kemal'in aslında Füsun'a aşık değil takıntılı olduğu, aşırı cinsellik barındırdığı vs. yönünde eleştirilmiş. Elbette ki haklı bulduğum yönler var mesela çok cinsellik barındırdığı gibi ama bence bu birazda odak meselesi cinselliğin yoğun olduğu kısımlar örneğin m. Apartmanında Füsun'la Kemal sevişirken Kemal'in Füsun'un bedenini tasvir ederken bile ne kadar özenli, dikkatli, şefkatli, incelikle ve hayranlıkla söz ettiğini düşündüm ve aralarındaki sevgiyle bağlılıklarıydı asıl dikkatimi çeken. Ya da camdan oyun oynayan çocukların konuşmalarını eğlencelerini veya komşuların birbirleriyle ettikleri sohbeti duyarken eskiden insan ilişkilerinin ne kadar samimi olduğunu düşündüm ve içimde çocukluğumda hissettiğim huzuru hissettim. Kemal Füsunlara 8 yıl boyunca giderken o evde Füsun'a sapıkça takıntılı olduğunu değil sevdiği kadını en masum şekilde görebilmek ve Füsun'un ailesinde gerçekten aile saadeti ve huzurunu hissettiği için 8 yıl (bazı günler dışında) sürekli olarak gittiğini düşündüm. Ya da Kemal her gece Füsunlardan eve dönerken onun takıntılı bir manyak olduğundan çok yolda evleri, sokakları, İstanbul'un lüks yerlerini, o dönemde kızların-erkeklerin giyim tarzlarını, mahalle kültürünü, günden güne değişen askeri müdahaleler, hükümet tavrı gibi daha sayabileceğim birçok unsurdan bahsederek o dönemi özetlediğini açık bir şekilde gördüm. Yani demek istediğim nerden baktığınız asıl mesele. Uzun lafın kısası Masumiyet Müzesi yalnızca bir aşk romanı değil 1970’li ve 80’li yılların İstanbul'un kozmopolitik yapısını, toplumun gündelik yaşamını, sınıf çatışmalarını, batılılaşma çabalarını ve kültürel dönüşümünü, toplumsal değişimi, gelenek modernlik çatışmasını, o dönemde yaşanan darbe, idamlar, siyasi olaylar, baskılar, sokağa çıkma yasakları gibi unsurlarıda eserinde bana göre harika bir şekilde okuyucuya aktarmıştır. Eseri bende asıl değerli kılan nokta Türkiye'nin her açıdan en çalkantılı olduğu dönemde yazılması... Okumak isteyene gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
1000Kitap
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
·
926 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.