Suç işleyen biri, cezasını çektikten sonra tekrar suç işleyebiliyorsa, suça olan meyili ortadan kalkmıyorsa, kısacası ıslah olmuyorsa, eksik olan bir şeyler var demektir.
İşlenen suçların cezası için insanı dört duvar arasına hapsetmek çoğu zaman ıslah olması için çözüm değildir. Tabi bu her suçlu için geçerli değil. Bazı suçlulara işlediği suçun aynısını ceza olarak verip empati yaptıracaksın ki ıslah edip, topluma geri kazandırılabilsin. İşte yazarımız da tam da bu noktada güzel bir hikayeyi kaleme almış. Okurken kitabın başlarında sinirlendiğim, sonlarına doğru ise sevindiğim ama kısa sürdüğü için de üzüldüğüm bir kitap oldu benim için. Aynı zaman da yazarın, kısa ama bu kadar etkileyici ve anlamlı bir toplumsal sorunu konu edinmesi müthiş.
Fatoş ile Oktay'ın aile içi gecimsizliğinden kaynaklı Fatoş evi terkedip gider karnında ki bebeğiyle. Ama Oktay eşinin hamile olduğunu bilmez. Aradan yıllar geçer, Oktay kahvesini işletmeye, serseri ve geçimsiz biri olarak, Fatoş ise doğuştan işitme engelli kızıyla birlikte hayatına devam eder. Fatoş kızını koruyayım derken kendi canından olur. Ve o günden sonra Oktay ve kızı Çiçek'in hikayesi başlar. Kızının işitme engeli yüzünden kızına kötü davranan Oktay, kahvedeyken bir polisin onu videoya alıp şikayet etmesiyle tüm hayatı birden değişir. Emniyet de yeni yapılan bir değişiklik vardır ve bu yeni bölüm insanlık suçu üzerinedir. Oktay bu suçtan nasibini almıştır. Oktay'ın kızına kötü davranışı yüzünden Sessiz Ada denilen bir yere yerleştirilir. Sessiz Ada da sadece işitme engelli insanlar yaşar. Oktay da o ada da gözünü açtığında işitme engelli olarak uyanır. Onların işaret dilini bilmediği için kimse tarafından anlaşılmaz, iş bulamaz, aç kalır ve bir çok zorluklar çeker. Bunun böyle olmayacağını anlayan Oktay, Sessiz Ada da başının çaresine bakmaya çalışır ve onun için zorlu bir süreç başlar. İşte adalet detirten bir kitap...
Bu kadar detay verdiğim yeterli sanırım;) daha fazlası için kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Okuduğunuz için asla pişman olmayacaksınız;))
Keyifli okumalar dilerim ;)
IslahatSelahattin Tomar