1995’te 8372 kişinin katledildiği Stebrenitsa soykırımından BM tercümanı olduğu için sağ kurtulan Bosnalı Hasan Nuhanoviç’in yaşadıklarını bir romandan ziyade acı bir anı havasında okuyoruz. Nuhanoviç ailesi Çetniklerin saldırısından kurtulmak için üç yıl süren bir mücadeleye girişir. Güvenli bölge olan Srebrenitsa’ya ulaşabilmek için çok zorlu bir yolculuk yaparlar. Ancak bu yolculuğun onları ölüme götüreceğini bilemezler.Nuhanoviçler bir taraftan Çetniklerle bir taraftan Balkanlar’ın acımasız soğuğuyla bir taraftan da korkunç bir açlıkla mücadele edeceklerdir. BM ve kurbanların anlatıldığı bu kitapta “unutulmuş insanların”adım adım ölüme nasıl gönderildiğini gözleriniz yaşarmadan okumanız mümkün değil. “Srebrenitsa’da tarih öncesi zamanlarda varlıklarını sürdüren insanlar gibi yaşıyorduk” sözleriyle orda yaşananları özetleyen Hasan Nuhanoviç Son Sığınak olarak gördüğü, kurtulacaklarını umduğu Srebrenitsa’da ailesinin Sırplara teslim edildiğine tanık olacaktır. BM gücü Hollandalı barış askerlerine tercümanlık yaptığı için sağ kurtulan Hasan Nuhanoviç’in kitabın sonunda söylediği şu sözler çok üzücüydü: “Bir Sırp propandacısıyla konuştuğumu hissettim. Aman Allah’ım! O anda etrafımın düşmanlarla veya düşmanlarımın müttefikleriyle sarılı olduğunu anladım. “Hasan Nuhanoviç Srebrenitsa katliamından sağ kurtulanlar ve yakınları için “Hakikat ve Adalet İçin” kampanyası başlatmış ve Srebrenitsa katliamını tüm dünyaya duyurmaya çalışmıştır.