·240 syf.····Okunma: 21 Temmuz 2025 22:49 Yedinci Gün kitabıyla İhsan Oktay Anar külliyatını tamamlamış bulunuyorum. Öncelikle böyle bir yazara sahip olduğumuz için bence çok şanslıyız. Çünkü hem kurgu olsun hem üslup olsun oldukça özgün bir kişi. Çoğu okuyucu gibi ben de yazara Puslu Kıtalar Atlası kitabını okuyarak başlamıştım. O kitap gerçekten çok iyiydi. Amat ile Puslu Kıtalar’ı zirveye bırakıyorum. Gelelim okuyucuların bir kısmının pek sevmediği Yedinci Gün kitabına… Aslında konu tam benlik. İhsan Sait adlı şahıs aşkına kavuşmak için Osmanlı döneminde bir teyyare ve zeplin yapmaya çalışıyor. Zaman yolculuğu meselesi de Zülkarneyn ile kitapta önemli bir yere sahip. Tabii Anar’ın olmazsa olmazı dini metinlere göndermeleriyle roman harmanlanmış. Baba-Oğul-Kutsal Ruh(Hayalet) ve yaratılış hikâyesi ele aldığı bazı konular. Fakat yan karakterlerin ana karakter gibi görünmesi, olay geçişlerinin aniden gerçekleşmesi bende bir kopukluk yarattı. Galiz Kahraman’ı sanki Yedinci Gün’den daha fazla sevmiştim. Orta sıralamada da Efrasiyab’ın Hikâyeleri ve Kitab’ül Hiyel gelir. Suskunları üçüncü sevdiğim sıraya yerleştiriyorum. En altta bıraktığım eser ise ne yazık ki Tiamat oldu. Yazarın kitap yazmayı bıraktığı gibi bir meseleyi arkadaşım bana iletti, bizzat kendisinden duymuş. Üzücü. Umarım yine eserlerini okuruz.