Bu kitap bir çocuk kitabıymış gibi görünüyor ama aslında büyüklere yazılmış en derin kitaplardan biri. Her sayfasında kendimi sorguladım. Ne zaman bu kadar ciddi, ne zaman bu kadar telaşlı, ne zaman bu kadar duyarsız oldum?
Küçük Prens’in gezegen gezegen dolaşıp karşılaştığı yetişkinler aslında hayatımızda her gün karşılaştığımız insanlar gibi. Kendimizi çok önemli sanıyoruz, ama bir çiçeğe, bir dostluğa, bir gülüşe yeterince değer vermiyoruz.
Kitabı okurken bir yandan yüzümde bir tebessüm vardı, bir yandan da içim sızladı. Özellikle “İnsanı evcilleştirmek demek, onunla bir bağ kurmak demektir.” cümlesi beni çok etkiledi. Çünkü bazı insanlar hayatımıza öylece girip sıradan gibi görünse de aslında biz onları kalbimizde çok özel bir yere koyuyoruz.
Kısacası, “Küçük Prens” benim için sadece bir kitap değil, bir fark ediş yolculuğu oldu. Hem çocuk yanımı sevgiyle kucakladı, hem de büyüklere dair çok şey düşündürdü.
Herkesin hayatında en az bir kez okuması gereken bir kitap. Ama bence en güzeli, çocukken bir kez, büyüyünce bir kez okumak. Çünkü her yaşta farklı bir şey söylüyor insana. Antoine de Saint-ExupéryKüçük Prens