“bu bir memleket romanı değil.
öyle görünüyor olsa da bu bir aşk romanı da değil.
konusu memleket ve aşk gibi görünüyor olsa da konusu memleket ve aşk değil.” (s. 154)
“Avusturya’dan yükselen aykırı ses Elfriede Jelinek, sert tepkilerle karşılaşan, tartışmalara yol açan, sansasyon yaratan, bazı eleştirmenler ve okurlar tarafından kışkırtıcı, vahşi, müstehcen, saldırgan hatta kaba bulunan romanları ile tanınır. Avusturya’ya ve Avusturya kültürüne yönelttiği sert eleştiriler yüzünden karşıtları tarafından Jelinek’e, Almancada ‘yuvasına pisleyen’ anlamına gelen ‘Nestbeschmutzer’ yakıştırması yapılır. Bu bakımdan yine kendisi gibi Avusturyalı olan Thomas Bernhard’la aynı kaderi paylaşır. Öte yandan iki yazarın da Avusturya edebiyatının en önemli isimlerinden olması tesadüf değildir çünkü yerel düzlemde farklı beklentilerin oluşması mümkün olsa da evrensel düzlemde sanatçılardan ve edebiyatçılardan beklenen, onları büyük kılan tam da budur: Kutsallık atfedilen değerlerin, içinde büyüdükleri kültürün, yakınlarının kusurlarını, yanlışlarını, çürüklerini yabancılardan önce görmek ve onlarla yüzleşecek cesareti gösterebilmek. Kaldı ki Jelinek, birçok farklı kesimden onca olumsuz tepki ve eleştiri almasına rağmen kaleminin etkileyiciiliği ve gücü sayesinde Almanca edebiyatın en önemli ödüllerinin neredeyse hepsine layık görülmüştür. Heinrich Böll, Peter Weiss, Georg Büchner, Heinrich Heine, Else Lasker-Schüler, Lessing ve Franz Kafka ödülü bunların bazılarıdır.” (Ön söz, s. 5)
“Sol görüşlü feminist bir yazar olan Jelinek eserlerinde sık sık kadın cinselliğini, cinsel istismarı ve cinsiyetler arası çatışmayı konu edinir.” (Ön söz, s. 6)
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.